Alkollü Araç Kullanmanın Cezası
Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçu toplumun can ve malvarlığını korumayı amaçlayan düzenlemelerden biridir. Bu suç, özellikle trafiğin akışını, insanların can ve mal güvenliğini bilinçli bir şekilde tehlikeye atan davranışları kapsamaktadır. Söz konusu suç tipinin en bilinen örneklerinden biri ise alkollü olarak araç kullanma eylemidir.
Alkollü araç kullanma, günümüzde trafik kazalarının en önemli sebeplerinden biri olarak olarak olarak olarak sıralanabilir. Alkol bağımlılığını ve tüketimini azaltan toplumların daha sağlıklı ve düzeninde bir yaşam sürebilmektedir.Alkol,akli dengenin bozulmasına,kontrol mekanizmasının çökmesine ve sürücü üzerinde hızla etki den bir tehlike ögesidir.Bu ve benzeri nedenlerlerden dolayı alkollü araç kullanma eylemi Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmiştir.
TCK m.179 – Trafik güvenliğini tehlikeye sokma;
Madde 179/1: Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Madde 179/2: Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarının, kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlike oluşturabilecek şekilde kullanılmasına ilişkin olarak gerekli olan şartlara aykırı davranan kişi de aynı şekilde cezalandırılır.
Madde 179/3: Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Alkollü Araç Kullanmanın İdari Yaptırımları
Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesi alkollü araç kullanmayı doğrudan yasaklamaktadır.İlgili hükme göre;
Özel(şahsi) araç sürücülerinde 0,50 promil ve üzerinde
Ticari araç, resmi araç ve kamu hizmeti taşıtlarında 0,20 promil üzerinde
Uyuşturucu madde etkisindeyken ise her durumda araç kullanımı yasaktır.
Bu düzenleme niteliği itibariyle cezai değil idari niteliktedir;yani sonucu idari para cezası ve ehliyete el konulması ile karşılaşabileceğiniz bir yaptırım türüdür.
Ehliyete El Konulması
Sürücünün alkollü araç kullanma halinde uygulanacak idari yaptırımlar;
İlk kez alkollü araç kullanması halinde :
9.268 TL’nin üzerinde idari para cezası 2025 (her yıl yeniden değerleme oranında artar)
6 ay süreyle sürücü belgesine el konulması.
Sürücü puanının düşürülmesi yaptırımı uygulanır
İkinci kez alkollü araç kullanması halinde:
Daha yüksek idari para cezası;2025 11.622 TL(her sene değişmektedir)
2 yıl süreyle ehliyete el konulması.
Sürücü puanının düşürülmesi yaptırımı uygulanır
Üçüncü kez alkollü araç kullanması halinde :
Yaklaşık 18.678 TL’yi bulan idari para cezası 2025 (her yıl yeniden değerleme oranında artar)
5 yıl süreyle sürücü belgesine el konulması yaptırımı uygulanır.
Stajyer Ehliyetin Alkollü Araç Kullanması
Yukarıda belirtilen nedenlerle, yasa koyucu aday sürücülere alkollü araç kullanma konusunda oldukça katı bir yaklaşıma sahiptir. Aday sürücülük sürecinde promil sınırı yasal olarak 0,20 promil olarak belirlenmiştir.Uygulamada, bu sınırdaki sürücülerin trafiğe çıktıklarında her zamankinden daha az bir risk oluşturmaları sağlanmaktadır.
Stajyer Sürücü:Ehliyet verildiği tarihten itibaren iki yıl süre boyunca kişi stajyer sürücü niteliğindedir.Stajyer sürücülerin 0.20 promil üzerinde alkollü araç kullanması durumunda tutanak tutulmuş ise stajyer ehliyetlinin ehliyeti iptal edilmektedir.Ayrıca stajyer ehliyetliler için ceza puanı 75 puan aşıldığında ehliyeti iptal edilmektedir.
Stajyer ehliyetlinin alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetinin iptal olması durumunda tekrardan direksiyon ve teorik eğitimden geçerek ehliyetini alması gerekmektedir.
Alkollü Araç Kullanmanın Cezai Yaptırımları
Alkollü araç kullanma Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin üçüncü fıkrasında;
“Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m.179/3) üç temel senaryoda ortaya çıkmaktadır:
1,00 promil ve üzeri alkol: Sürücünün kanında 1,00 promil ve üzerinde alkol tespit edilmesi halinde, kaza olsun veya olmasın, direksiyon hâkimiyetinin kaybolduğu kabul edilir ve sürücü TCK m.179/3 atfıyla m.179/2 kapsamında cezalandırılır (KTK m.48/6).
0,50 – 1,00 promil arası (hususi araç sürücüleri): Hususi otomobil sürücülerinin kandaki alkol oranı 0,50 promilin üzerinde ve 1,00 promilin altında ise, kaza meydana geldiğinde suç oluşur. Bu durumda sürücü, “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” kapsamında TCK m.179/3 atfıyla m.179/2 hükümlerine göre sorumlu tutulur (KTK m.48/6).
0,20 promil ve üzeri (ticari ve diğer araç sürücüleri): Ticari araç kullanan sürücülerde yasal sınır çok daha düşüktür. Bu kişiler 0,20 promil üzerinde alkollü şekilde araç kullanırken kaza yaparlarsa, yine TCK m.179/3 atfıyla m.179/2 kapsamında cezalandırılırlar (KTK m.48/7).
Mahkemeye Çıkmam Gerekir mi?
Alkollü araç kullanma her zaman mahkemeye çıkmayı gerektirmez. Burada temel ayrım, sürücünün alkol oranına ve mevcut olayın oluş durumuna bağlıdır:
0,50 promil (ticari araçlarda 0,20 promil) üzerinde ancak 1,00 promilin altında olan sürücüler için yalnızca idari para cezası ve ayrıca ehliyete el koyma yaptırımı uygulanır. Bu durumda sürücü mahkemeye çıkmaz.
1,00 promil ve üzeri alkol tespit edilirse ya da sürücü daha düşük promilde olmasına bu kez iş Türk Ceza Kanunu m.179/3 – Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu kapsamına girer. İşte bu durumda soruşturma yürütülür.Kişiye seri muhakeme tekklifi yapılarak cezayı kabul etmesi halinde sonuç cezadan 1/2 arttırım yapılacağı ve yargılama sürecine girmeden işin hallolacağı bildirilir.
Eğer sanık bu seri muhakeme teklifini kabul ederse:
Dosya klasik anlamda mahkemeye taşınmaz.
Dosya Asliye Ceza Hâkimi önüne gider ve hâkim savcının hazırladığı seri muhakeme hükmünü denetleyerek onaylar.
Bu işlem kovuşturma sürecinde geçmeden tamamlanır.
Dolayısıyla seri muhakeme usulü kabul edildiğinde, sanığın mahkemeye çıkmasına gerek kalmaz. Yargılama süreci çok daha kısa ve hızlı bir şekilde sonuçlanır.
Seri muhakeme usulü, basit yargılama yöntemlerinden biridir ve savcının teklifi ile başlar
Bu usulde genellikle cezada 1/2 oranında cezai indirim yapılır.
Seri muhakemede verilen karar mahkeme kararı niteliğindedir ve HGAB KARARI verilmez ise adli sicile işlenir.
Alkolmetre Hatalı İse Ne Yapmalıyım?
Alkollü araç kullanma denetimlerinde kolluk tarafından kullanılan alkolmetre cihazları sürücünün kanındaki alkol oranını ölçmek için başvurulan bir cihaz türüdür. Ancak bu cihazların teknik yapısı gereği bünyesinde hata payı vardır. Yanlış kullanım, cihazdaki bozukluklar sürücünün kısa süre önce gargara, ilaç alkol veyahut başka bir şey almış olması gibi durumlar ölçüm sonucunu olduğundan farklı ve hatalı gösterebilir. Bu nedenle alkollü araç kullanma iddiasıyla karşılaşan sürücülere itiraz hakkı tanınmıştır.
Yargıtay kararlarında, kandaki alkol oranının her saat içinde ortalama 0,15 promil azaldığı kabul edilmektedir. Bu ilke sayesinde, olayla ölçüm arasındaki zaman farkı sürücü lehine yorumlanabilir. Ayrıca mahkemeler, alkolmetre sonuçlarında belli bir yanılma payını da dikkate almaktadır.
Nitekim uygulamada, 53 promil alkol tespitiyle ehliyete 6 ay süreyle el konulması işlemi, cihazda 0,3 promil hata payı olabileceği gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu karar, alkollü araç kullanma nedeniyle yapılan ölçümlerde tek başına alkolmetreye güvenilemeyeceğini ve hata ihtimalinin sürücü lehine değerlendirilebileceğini göstermektedir.
Eğer alkolmetre sonucunun hatalı olduğunu düşünüyorsanız bu halde hastanede kan tahlili yaptırarak ve mevcut delilleri toplayarak daha sonra Sulh Ceza Mahkemesine başvurmak üzere gerekli işlemleri yapmak faydanıza olacaktır.
Adli Sicilimin Temiz Olması Lehime midir?
Alkollü araç kullanma, Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesinde “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçu olarak düzenlenmiştir ve özellikle kandaki alkol oranının 1,00 promilin üzerinde çıkması halinde soruşturma başlayacaktır.Soruşturmada ise trafik güvenliğini tehliye sokma suçu seri muhakeme usülüne tabi olan suçlardan olması sebebiyle bu durumda ilk önce kişiye seri muhakeme teklifi yapılacaktır.Sanığın adli sicili yoksa veyahut,mevcut soruşturmada usüle veyahut kanuna aykırı bir durum oluşmamış ise bu durumda şüphelinin seri muhakeme teklifini kabul etmesi onun lehine bir durum olacaktır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile ilgili düzenlenen hükümde 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.Seri muhakeme usülü uygulandığı takdirde kişi hakkında 1/2 ceza indirimi yapılacak ve kişi bu aşamada üstüne yüklenen cezayı kabul ettiği takdirde hakkında bir iddianame düzenlenip kamu davası açılmayacaktır.Bu durumda kişi seri muhakeme usulünü sürecin genel hükümlere göre ilerlemesini talep edebilmektedir.
Kişi seri muhakeme usulünü kabul etmediği takdirde daha önce sabıkası bulunmayan bir sanığın ilk kez alkollü araç kullanma suçundan yargılanması halinde çoğu zaman hapis cezası yerine adli para cezasına hükmedilmekte veya en sık görülen uygulama olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmektedir. HAGB kararı, verilen cezanın 2 yıl veya altında olması durumunda uygulanır ve sanık 5 yıl süreyle denetim sürecine tabi tutulur. Bu süre içinde kişi yeni bir suç işlemezse ceza davası düşer, ceza hiç verilmemiş sayılır ve adli sicil kaydına işlenmez.
Alkollü Araç Kullanırken Kaza Olması Halinde
Eğer kazada yaralanma meydana gelirse, TCK m.89 – Taksirle Yaralama suçu meydana gelir. Bu suçun cezası mağdurun yaralanma derecesine,yaralanan kişi sayısına göre ceza hükmü belirlenir
Eğer kazada ölüm meydana gelirse,sürücü hakkında TCK m.85 – Taksirle Öldürme veyahut Olası kastla öldürme hükümleri uygulanır.İki suç bakımından birçok farklılık bulunmaktadır.Örnek olarak olası kastla öldürme suçunu yargılama ile görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi iken taksirle öldürme halinde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçu tehlike suçu olması sebebiyle bir zararın meydana gelmesine gerek yoktur.Ancak bu suçun işlenmesi halinde ek olarak bir zarar suçu oluşmuşsa(taksirla yaralama;taksirle öldürme;olası kastla öldürme vs.) bu durumda trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçuna ilişkin hükümler uygulanmayacak.Sanık TCK 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri nedeniyle işlediği fiil ile birden fazla suç olması durumunda bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacaktır.
Alkollü Araç Kullanma Cezasına Nasıl itiraz edilir ?
Alkollü araç kullanma nedeniyle aleyhinze yönelik olarak ehliyete el koyma işlemi mevcut ise veya tarafınıza tebliğ olunan bir idari para cezası var ise bu durumda kararın size tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza hakimliğine başvuru yapmanız gerekmektedir.Başvuruda alkolmetre cihazının hatalı olduüğu veyahut ölçüm sırasında usüle ve kanuna aykırılık mevcut olduğunu,kandaki alkol oranının yanlış değerlendirildiği gibi savunmalar öne sürülebilir.Ayrıca sağlık kuruluşlarından aldığınız rapor ile süreci yürütmek sizin açınızdan çok daha iyi olabilmektedir.
Eğer alkollü araç kullanma nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi kapsamında “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan soruşturma geçiyor iseniz bu kez adli süreç devreye girer. Bu durumda soruşturma savcılık tarafından yürütülür ve seri muhakeme usülü uygulanır.Ancak şüpheli seri muhakeme usulünü kabul etmez ise savcılık tarafından iddianame düzenlenir ve kişi hakkında kamu davası açılır. Bu halde mahkemede sanığın lehine olan hususlar öne sürülmelidir. örneğin sanığın daha önce sabıkasının olmaması, kaza yaşanmamış olması veya ölçümdeki teknik şüpheler, alkolmetre hata payı gibi haller mahkemece dikkate alınabilir.
Yukarıdaki açıklamalara binaen kişinin daha önce herhangi bir suçtan hapis cezası ile hükümlü olması durumundaa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkeme tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle sanık hakkında seçenek yaptırım adli para cezası olsa dahi hapis cezası vermektedir. Tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde HAGB veya hapis cezanın ertelenmesi gibi lehe hükümlerden yararlanmak mümkün değildir. Bu nedenlerle bu halde tekrar yargılanan kişilerin, doğrudan hapis cezası ile karşı karşıya kalma ihtimali yüksektir.
Tam da bu noktada, iyi bir ceza avukatı ile süreci yönetmenin önemi ortaya çıkar. Deneyimli bir ceza avukatı, dosyanın incelenmesi,durum analizi ve mahkeme sürecinde gerekli hukuki prosedürleri işletir.Alkolmetre ölçümündeki teknik hataları, usule aykırılıkları veya sürücünün lehine olan hususları ortaya çıkararak cezayı hafifletme imkânı yaratabilir.
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Yargıtay Kararları
- Köpeğe çarpmamak için direksiyonu sağa çevirip aracın hâkimiyetini kaybederek park halindeki diğer araçlara çarptığı anlaşılan sanıkta tespit edilen alkolün suç tarihindeki düzenlemeye göre cezalandırılmasını gerektiren 1,00 promilin üzerinde olmadığı da gözetildiğinde, sanığın aldığı alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybederek araç kullandığına dair kesin ve yeterli delilin bulunmadığı kabul edilmelidir. CGK, 04.12.2018,708-608
- Sanığın, 21.08.2012 tarihinde saat 21.30 sıralarında karıştığı kavgadan sevk ve idaresindeki 06 G.. 5 plaka sayılı aracıyla kacarken Pursaklar ilçesi, Alparslan Bulvarı üzerinde park hâlinde bulunan katılana ait 06 V…4 plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, olay yerinden aracı ile uzaklaştıktan sonra kolluk görevlileri tarafından yakalanması üzerine yapılan alkol muayenesinde 0.79 promil, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin değerlendirilmesine göre de kaza saatinde 0,95 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; alkollü olarak araç kullandığı hususunda tereddüt bulunmayan sanığın emniyetli bir sekilde araç kullanamayacağına dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi alkol tespit tutanağına ve adli rapora göre olay saatinde 1,00 promilin altında alkollü olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair hekim raporu da bulunmaması ve sanığın karıştığı kavgadan sonra olay yerinden kaçarken kaza yaptığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında aldığı alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybederek araç kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının kabulü gerekmektedir. CGK. 23/10/2018 -2017/12-438; 2018/463
- Sanığın sevk ve idaresindeki ticari taksi ile seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmekte olan yaya Ahmet B…’a çarptığı, yayanın basit tibbi müdahale ile giderilebilir 20.23’te ölçümde sanığın 0.95 alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; geçen her bir satte vücuttaki alkol seviyesinin 0.15 promil düştüğü bilindiğine göre kaza saati ile alkol ölçümü arasında 23 dakika geçtiği göz önüne alındığında, sanığın olay sırasında alkol miktarının 100 promilden yüksek olduğu sonucuna varılacağı, alkol oranının 1.00 promilin altında kaldığının kabulü halinde dahi 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK.’nun 48/7. maddesinde yer alan, “Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca TCK.’nun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 12.CD.,01/07/2020; 2019/9954-2020/4200