Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat Davaları
Trafik kazası sonucu meydana gelen araç hasarı nedeniyle ortaya çıkan zarar tazminat davalarına konu olabilmektedir. Halk arasında “yattı parası” olarak adlandırılan “araç mahrumiyet bedeli“, araç kullanamaz hale gelmiş ise (pert olmuşsa) araç bedeli, araçtaki hasardan dolayı onarım sonrası değer kaybı ve ticari araçlarda istem konusu olabilen “kazanç kaybı” araç hasarı nedeniyle tazminat davalarının genel başlıklarını oluşturmaktadır. O halde;
- Araç hasarından dolayı oluşan değer kaybı
- Aracın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle araç bedeli
- Araç hasarının onarım bedeli
- Ticari araçlarda onarım süresi boyunca “kazanç kaybı” makalemizin alt başlıklarını oluşturacaktır.
Trafik kazaları sonrasında ortaya çıkan araç hasarı, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talepleri, esas itibarıyla haksız fiil sorumluluğuna dayanır. Bu tür uyuşmazlıklarda temel normlar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’dur.
Araç hasarı tazminat davalarında iki ana soru öne çıkar:
Zararın hukuki sorumlusu kimdir?
Zararın hangi kalemleri talep edilebilir?
Bu çerçevede işleten, sürücü ve varsa zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, kusur oranı, poliçe limiti, başvuru şartı ve zamanaşımı birlikte değerlendirilir.
Araç Değer Kaybı Alacağı
Araç değer kaybı alacağı, trafik kazası sonrasında onarım yapılmış olsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşün tazmini amacıyla ileri sürülen maddi tazminat talebidir. Uygulamada bu alacak, çoğu zaman “araç değer kaybı davası” veya “trafik kazası değer kaybı tazminatı” başlıklarıyla gündeme gelir.
Bu zarar kaleminin temel mantığı şudur:
Bir araç kaza öncesinde hasarsız ve belirli bir piyasa değerine sahipken, kaza sonrası onarılıp eski haline getirilse dahi, araç geçmişinde kazalı kayıt bulunduğu için satışta daha düşük bedelle alıcı bulabilir. İşte bu ekonomik eksilme, şartları varsa tazminat konusu olur.
Burada önem taşıyan husus, araç değer kaybının onarım bedelinden ayrı bir zarar kalemi olmasıdır. Yani aynı kazada:
bir yandan aracın fiziksel hasarını gidermek için onarım bedeli,
diğer yandan onarımdan sonra dahi devam eden piyasa değeri düşüşü için değer kaybı
talep edilebilir. Ancak iki kalemin birbirine karıştırılmaması gerekir; aksi halde mükerrer tazminat riski doğar.
araç Değer kaybı talebi için şartlar
Araç değer kaybı, trafik kazasından sonra araç tamir edilse bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüş demektir. Ancak bu zararın tazmini için her kazada otomatik bir hak doğmaz. Araç değer kaybının talep edilebilmesi için bazı hukuki ve teknik şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Öncelikle bir trafik kazası ve buna bağlı maddi hasar bulunmalıdır
Araç değer kaybı talebinin ilk şartı, bir trafik kazasının meydana gelmiş olmasıdır. Kaza sonucunda araçta maddi hasar oluşmalı ve bu hasar, aracın piyasa değerini etkileyebilecek nitelikte olmalıdır.
Burada önemli olan sadece “çizik”, “küçük bir temas” veya “önemsiz bir onarım” değildir. Uygulamada değer kaybı genellikle şu tür hasarlarda gündeme gelir:
- kaporta hasarları,
- boyalı parça sayısının artması,
- değişen parçalar,
- tampon, çamurluk, kapı, bagaj kapağı gibi dış görünümü etkileyen hasarlar,
- şase, direk, taşıyıcı aksam, ön panel gibi daha kritik bölümlerde hasar,
- araç üzerinde ikinci el piyasasında olumsuz etki bırakacak onarımlar.
Yani her hasar değer kaybı doğurmaz; hasarın aracın piyasa algısını etkileyebilecek nitelikte olması gerekir.
Hasar onarılsa bile aracın piyasa değeri düşmüş olmalıdır
Araç değer kaybının en temel mantığı şudur:
Araç tamir edilmiş olsa bile, kazalı geçmişi nedeniyle artık aynı fiyata satılamaz.
Bu nedenle değer kaybı, “onarım masrafı” ile aynı şey değildir. Onarım, aracın fiziksel olarak eski haline getirilmesi için yapılır. Değer kaybı ise aracın piyasa gözündeki ekonomik değerinin düşmesidir.
Zarar ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır
Araç değer kaybı istenebilmesi için zarar ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Başka bir deyişle, araçta meydana gelen piyasa değeri düşüşü doğrudan o kazadan kaynaklanmalıdır.
Şu durumlarda illiyet bağı tartışmalı hale gelir:
- araçta önceden mevcut hasar varsa,
- hasarlı bölge daha önce de onarılmışsa,
- araç başka bir kaza sonucu aynı bölgeden hasar aldıysa,
- değer kaybına konu edilen zarar kazadan bağımsızsa,
- hasarın kaza ile ilgisi teknik olarak kurulamıyorsa.
Bu nedenle mahkemeler çoğu zaman bilirkişi incelemesi yaptırır ve hasarın gerçekten söz konusu kazadan doğup doğmadığını araştırır.
Zarar kusurlu bir araç sürücüsü / işleten / sigortacıdan kaynaklanmalıdır
Araç değer kaybı talebinde sorumluluk çoğu zaman tek kişide toplanmaz. Uygulamada sorumlu olabilecek kişiler şunlardır:
- kusurlu sürücü,
- araç işleteni,
- işletenin bağlı olduğu teşebbüs,
- zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketi.
Burada önemli olan, kazanın oluşumunda karşı tarafın kusurunun bulunmasıdır. Eğer zarar gören taraf tamamen kusurluysa, kural olarak değer kaybı talebi zayıflar veya tamamen ortadan kalkar.
Aracın pert halinde durum farklıdır
Eğer araç:
- onarılamayacak derecede ağır hasarlıysa,
- ekonomik olarak tamir edilmesi mantıklı değilse,
- pert veya tam hasar durumundaysa,
bu durumda klasik anlamda araç değer kaybı hesabı değil, aracın rayiç değeri – sovtaj değeri ekseninde farklı bir tazminat hesabı gündeme gelir.
Yani araç değer kaybı talebi ile tam hasar talebi birbirine karıştırılmamalıdır.
Araç değer kaybı genellikle onarılabilir araçlarda söz konusu olur.
Araçta daha önce var olan hasarlar bulunmamalıdır ya da bunlar hesaba etkili olmalıdır
Araçta daha önce:
- kazaya bağlı hasar varsa,
- boyalı parçalar bulunuyorsa,
- değişen parçalar mevcutsa,
- önceki hasarlar aynı bölgede toplanmışsa,
bu durum yeni kazadan doğan değer kaybını azaltabilir veya bazen tamamen ortadan kaldırabilir.
Çünkü değer kaybı hesabı yapılırken araç sanki daha önce hiç hasar almamış gibi kabul edilmez; aracın gerçek geçmişi dikkate alınır.
Bu nedenle ekspertiz ve bilirkişi raporlarında çoğu zaman:
- tramer kaydı,
- önceki servis kayıtları,
- araç geçmişi,
- önceki boya/değişen parça durumumutlaka incelenir.
Yargı uygulamasında değer kaybı nasıl belirlenir?
Araç değer kaybı, gerçek zarar kalemleri arasında değerlendirilir. Çünkü zarar görenin malvarlığı, kaza sonrası tamir edilmiş olsa bile ekonomik anlamda eksilmiştir. Tazminat hukukunun amacı, zarar göreni mümkün olduğunca kaza öncesi malvarlığı durumuna geri getirmektir.
Bu noktada araç değer kaybı ile ilgili ana hukuki tartışma, zararın “varlığı”ndan çok miktarının nasıl belirleneceği üzerinedir. Uygulamada bu miktar:
aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri,
tamirden sonraki ikinci el değeri,
hasarın niteliği,
değişen veya boyanan parçalar,
aracın yaşı ve kilometresi,
daha önceki hasar kayıtları gibi unsurlar birlikte değerlendirilerek tespit edilir.Araç değer kaybı alacağı, bu yönüyle tamamen soyut bir iddia değildir. Teknik inceleme, piyasa araştırması ve bilirkişi değerlendirmesi gerektirir.
Araç Değer Kaybı Alacağında Sorumlu Kimdir?
Araç değer kaybı alacağı bakımından sorumlular genellikle şunlardır:
kusurlu sürücü,
araç işleteni,
işletenin bağlı olduğu teşebbüs,
zorunlu mali sorumluluk sigortacısı.
KTK m. 85 ve TBK m. 61 uyarınca birden fazla sorumlu varsa, zarar gören çoğu durumda bunlardan birine veya birkaçına birlikte başvurabilir. Bu, zarar göreni koruyan müteselsil sorumluluk mekanizmasıdır.
Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe limiti ve yasal kapsamla sınırlıdır. Limit üstü zararlar için araç işleteni ve diğer sorumlulara yönelmek gerekebilir.
Değer Kaybı İçin Hangi Belgeleri Sunmam Gerekir?
- Cumhuriyet savcılığı iddianamesi,ceza dava açılmış ise ilgili ceza davası dosyası
- Araçların ruhsatname fotokopileri
- Sigorta poliçelerinin fotokopileri
- Görgü tanıklarının ifadelerini
- Herhangi bir fatura alınmış ise ilgili fatura belgeleri
- Onarımla ilgili faturalar
- Delil tespiti yapılmışsa alınan belgeler
- Aracın yaşı kullanma süresi ve kilometresi ile galeri sahiplerinden alınan aracın değerine ilişkin belgeleri sunmakta fayda vardır.
Araç Onarım Bedeli Alacağı
Kaza sonrası oluşan araç hasarlarında işçilik, değişen parça ve bunun yanı sıra çekme maliyetleri ve sair maliyetler zarar kapsamındadır. Ayrıca aracın hasar tespiti yapılmış ise henüz onarım yapılmadığı aşamada dahi,hasar tespiti uyarınca tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Aracın henüz tamir ettirilmemiş olması, bedeline ilişkin isteğin reddedilmesini gerektirmez. Bu durumda araç maliki tamir aşamasında dahi olsa “araç onarım bedelini” talep etmesi mümkündür. Araç onarım bedeli talebiyle açılan davalarda kamer kayıtları mevcut ise değerlendirilecek, araç kayıtlarının ve kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının ikmal olunacak ve bu suret ile bilirkişiye tevdii olunarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulacaktır.
Araç değer kaybı, kazadan sonra onarılsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Başka bir ifadeyle araç teknik olarak tamir edilmiş olsa bile, kazalı geçmişi nedeniyle piyasa değeri düşebilir. İşte bu düşüş, uygun şartlar varsa tazminat konusu yapılır.
Araç değer kaybı davası bakımından temel mantık şudur: Zarar gören, kazadan önceki ekonomik durumuna mümkün olduğunca geri döndürülmelidir. Bu, tazminat hukukunun genel prensibidir.
Değer kaybı alacağı nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında;
Kazanç Kaybı Alacağı
Motorlu araç üzerinden ticari faaliyet yürüten kişiler, meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçlarının onarımda kaldığı süre boyunca araçlarını kullanamadıkları için ticari “kazanç kaybına” uğrayacaklardır. Bu halde şahsi araç sahipleri kazanç kaybı talebinde bulunamaz iken motorlu araç üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürüen kişiler “kazanç kaybı” talebinde bulunabilecek ve mevcut zararlarını tazmin ettirebileceklerdir. Ancak sigorta şirketleri kazanç kaybı giderinden sorumlu tutulmadığı için kazanç kaybı giderleri aracın işleteni ve sürücüsü sorumlu olacaktır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, sigortalı aracın neden olduğu kaza sonucunda 3. şahsın aracında meydana gelen gerçek zararların dışında aracın kaza yapması sonucu çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı sigorta poliçesiyle güvence altına alınan zarardan değildir.
Kazanç kaybı istemiyle açılan davalarda, mahkemece emsal araçlara göre kazanç kaybınının belirlenmesi, Esnaf Sanatkarlar veya Şoförler Odası gibi meslek kuruluşlarından aynı nitelikteki bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük ve aylık ortalama net kazancının sorulması ve alınacak cevabın dosya içerisine konulması, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının getirtilmesi suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Araç Mahrumiyet Bedeli (Yattı Parası)
Araç mahrumiyet bedeli, kaza sonucu hasar gören aracın kullanılamaması sebebiyle araç sahibinin mahrum kaldığı bedeli ifade etmektedir. Araç sahibi ve aracın sürücüsü “yattı parası” olarak bilinen mahrumiyet bedelinden müteselsilen sorumludur. Ancak kazanç kaybında olduğu gibi araç mahrumiyet bedelinde sigortanın sorumluluğu mevcut değildir.
Araç mahrumiyet bedelinden kaynaklı uyuşmazlıklarda mahkeme yapacağı incelemede “aracın makul tamir süresini” göz önüne alarak hüküm kuracaktır. Kural olarak, aracın onarımı mümkün ve ekonomikse, hasarın giderilmesi için makul tamir süresi belirlenerek davacının araç mahrumiyet zararının belirlenmesi gerekecektir. Onarım ekonomik değilse (perti uygunsa) yeni araç satın alınması için gerekli sürenin tespiti gerekecektir.
Araç Hasarı İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Değer Kaybı Tazminatını Kimden Talep Edebilirim
Araç değeri kaybı tazminatı; kusurlu sürücüden, araç sahibinden ve kusurlu aracın zorunlu sigortasından talep edilebilir.
Değer Kaybı ve Kazanç Kaybı Taleplerini Aynı Davada Birlikte İsteyebilir miyim
Evet,değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerini aynı davada birlikte istenebilir.
Araç Hasarı Nedeniyle Davacı Olabilecek Kişiler Kimlerdir
Araç sahibi,işletenler,işleten gibi sorumlu ve hak sahibi olanlar sürücü ve aracın zilyedi konumundaki kişiler araç hasarı nedeniyle davacı olabilecek kişilerdir.
Araç Hasarı Nedeniyle Açılacak Davalarda Görevli Mahkeme
Araç hasarı nedeniyle oluşan maddi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak davada Sigorta Şirketi hasım gösterilmiş ise bu durumda dava Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılacaktır.
Sigorta Şirketine Başvurmadan Doğrudan Dava Açabilir miyim?
Araç hasarı nedeniyle açılan davalarda husumet olarak sigorta gösterilmeyecek ise ilgili araç sürücüsü ve işletene dava açarken sigorta şirketine başvurma zorunluluğu yoktur. Ancak sigorta şirketi de hasım gösterilecek ise başvuru şarttır.
Hangi durumlarda araç değer kaybı talebi zayıflar?
Aşağıdaki durumlarda araç değer kaybı talebi güç kaybedebilir:
- araç çok yaşlıysa,
- kilometresi çok yüksekse,
- önceden benzer veya daha ağır hasarlar varsa,
- aynı bölge daha önce hasar görmüşse,
- hasar çok sınırlı ise,
- kaza ile ileri sürülen zarar arasında illiyet zayıfsa,
- araç pert olmuşsa ve talep yanlış hukuki zemine oturtulmuşsa,
- başvuru ve ispat belgeleri eksikse.
Özellikle yüksek kilometreli ve çok önceden hasarlı araçlarda bilirkişiler “değer kaybı oluşmamıştır” şeklinde rapor düzenleyebilir. Bu durum, dosyanın tamamına göre değerlendirilir.
Araç Değer Kaybı İle İlgili Yargıtay Kararları
- Mahkemece, aynı bilirkişiden araçtaki hasarlar, aracın modeli, özellikleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının yeniden hesaplanması konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hüküm bozulmuştur.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 08.12.2014 T. 2014/21223 E. 2014/17932 K.)
- Trafik kaza raporuna göre davacının aracı 1978 model olup olay gününde altı yaşındadır. O halde bilirkişiden bu yaşa göre değer kaybının ne kadar olacağı konusunda ek düşün alınarak sonucuna göre değer kaybı zararına hükmedilmek gerekir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 07.10.1986 T. 1986/6077 E. 1986/6886 K.)
- Davacının talep ettiği değer kaybı, aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri (aracın km’si, modeli, kullanım tarzı, önceden hasarlı olup olmadığı vs gözönünde tutularak) ile aracın gerekli onarımları yapıldıktan sonraki haliyle piyasa değeri arasındaki farktır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı bu yönteme göre belirlenmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu hususta yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 04.05.2016 T. 2016/1046 E. 2016/5461 K.)
- Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, aynı bilirkişiden, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespit edilmesinden sonra aradaki farkın hesaplanarak değer kaybı miktarının bulunması hususunda ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 10.02.2014 T. 2014/1106 E. 2014/1421 K.)
Kazanç Kaybı Alacağı İle İlgili Yargıtay Kararları
- Somut olayda hurdaya ayrılmış araç için gerekli tamir süresinden bahisle kar yoksunluğu tespiti usulü doğru değildir. Bu halde davacının yeniden aynı tür bir aracı satın almak istediğinde ne kadar makul bir sürede alabileceğinin, keza tespit edilecek sürede tazminata uygulanacak faiz gelirinin de gözönünde bulundurularak faizi aşan kazanç kaybının bu usulle uzman bilirkişilere tespit ettirilmek suretiyle kazanç kaybı bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 09.11.2004 T. 2004/6095 E. 2004/12077 K.)
- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılmaması sebebiyle oluşan kazanç kaybını da talep etmiştir. Kazanç kaybı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, poliçe teminatı kapsamı dışında olduğundan, kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 29.12.2009 T. 2009/5970 E. 2009/9140 K.
- Hasar bedelinin davalı gerçek kişinin kusur oranına isabet eden kısmından davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi, davalı gerçek kişinin kazanç kaybı yönünden kusuruna isabet eden bakiye tazminat miktarından ise sigorta şirketinin sorumlu tutulmaması gerekir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 03.07.2014 T. 2014/8704 E. 2014/10522 K.)
- Mahkemece, davacı idareden davaya konu kazaya karışan aracın, kaza tarihinden öncesine ait günlük sefer sayısını, güzergahını, günlük kazancını ve bir seferde ya da günde davacı tarafça yapılması gereken yakıt, bakım, amortisman gideri gibi zorunlu giderlerini gösteren belge ve bilgilerin istenilmesi, daha sonra önceki raporu düzenleyen bilirkişiden bu belge ve bilgilerde birlikte değerlendirilerek tüm dosya kapsamına göre davacının iddiaları davalının savunması ve rapora itirazları davacı idareye ait aracın modeli, olay tarihindeki yaşı, özellikleri de göz önünde bulundurularak makul onarım süresi ile bu sürede davacı tarafın uğradığı net kazanç kaybının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurulması doğru görülmemiştir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 26.06.2014 T. 2014/11131 E. 2014/10018 K.)