Beraat vekalet ücreti nedir
Beraat vekâlet ücreti, ceza yargılamasında sanık beraat ettiğinde ve sanık bir vekil veya müdafi tarafından temsil edildiğinde, karşı tarafa değil Hazine aleyhine hükmedilen ve esasen yargılama gideri niteliği taşıyan maktu ücrettir. Uygulamada bu ücret, sanığın değil avukatın hakkı olarak doğar; mahkeme kararında sanık lehine hükmedilmiş görünse de, tahsil hakkı avukata aittir.
Bu kurumun temel amacı, haksız yere ceza yargılamasına maruz kalan kişinin savunma için katlandığı avukatlık giderinin, belli şartlar altında Devlet tarafından karşılanmasını sağlamaktır. Aynı zamanda, ceza yargılamasında savunma hakkının fiilen etkin kullanılmasını destekleyen önemli bir mekanizmadır.
Beraat vekâlet ücreti, klasik anlamda bir “tazminat” değildir; ceza yargılamasının sonucu olarak doğan yargılama gideridir. Bu nedenle, ceza dosyasında verilen hükümde giderler arasında değerlendirilir ve karar fıkrasında gösterilmesi gerekir. Özellikle CMK m. 324, avukatlık ücretini açık biçimde yargılama giderleri arasında saydığı için, beraat halinde ortaya çıkan vekâlet ücreti de bu çerçevede değerlendirilir.
Avukatlık Kanunu m. 164 ise önemli bir ayrım yapar: Kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti, artık doğrudan avukata ait bir alacak haline gelir. Bu nedenle beraat vekâlet ücretinin muhatabı sanık görünse de, alacak hakkı avukata aittir. Uygulamada bu nokta, özellikle tahsil ve vekâlet ilişkisi bakımından büyük önem taşır.
Beraat vekalet ücreti şartları nelerdir
Beraat vekalet ücretine hak kazanabilmek için kanunen belirli kriterlerin bir arada bulunması gerekir:
Ceza Yargılamasının Varlığı: Bu ücret türü yalnızca ceza mahkemelerinde (Asliye Ceza, Ağır Ceza vb.) görülen davalar için geçerlidir. Hukuk davalarındaki yargılama giderlerinden farklı bir statüdedir.
Sanığın Beraat Etmiş Olması: Ücretin doğması için mahkemenin nihai olarak beraat kararı vermesi şarttır. Davanın düşmesi, ceza verilmesine yer olmadığı veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi durumlarda süreç farklı işleyebilir; ancak maktu beraat ücreti esasen tam beraat kararı ile kesinleşir.
Vekil veya Müdafi ile Temsil Şartı: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca, sanığın bir avukat (müdafi) aracılığıyla savunulmuş olması gerekir. Avukatı olmayan bir sanık adına bu ücrete hükmedilemez.
Hazinenin Sorumluluğu (Hazine Aleyhine Hüküm): Beraat vekalet ücreti, davanın karşı tarafı olan şikayetçiye veya katılana değil, devletin hazinesine (Maliye Hazinesi) yükletilir. Kararda bu husus açıkça belirtilmelidir.
Ücretin Maktu Olma Niteliği: Ceza davalarında bu bedel, davanın konusuna veya bir malvarlığı değerine göre değil, o yılki tarifede belirlenen maktu (sabit) tutar üzerinden hesaplanır.
Beraat vekalet ücreti talep dilekçesi
ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO :
KARAR NO :
TALEPTE BULUNAN
SANIK MÜDAFİİ :
SANIK :
TC Kimlik No:
KONU : 09/04/2026 tarihli gerekçeli kararda, beraat eden müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması sebebiyle hükmün düzeltilmesi talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
- Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasında ( ) tarihinde verilen karar ile müdafiliğini üstlendiğim sanık müvekkil ( )’nın, üzerine atılı 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan, suçun sabit olmaması nedeniyle CMK m. 223/2-e uyarınca BERAATİNE karar verilmiştir.
- Müvekkil, yargılama sırasında kendisini bir müdafii aracılığıyla temsil ettirmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının müvekkil ile ilgili ( ) numaralı bendinde, beraat kararı verilmesine rağmen müvekkil lehine ve Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hususu ihmal edilmiştir.
- 5271 sayılı CMK’nın 327/2. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesindeki “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki amir hüküm gereğince, müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur.
- Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, kanuna aykırılık teşkil etmekte ve bu eksikliğin ek bir kararla giderilmesi gerekmektedir. Emsal teşkil etmesi açısından Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2011/14 E., 2012/8617 K. sayılı kararı da bu hususu teyit etmektedir:
“Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, hakkında beraat kararı verilen sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirmekte ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne, ‘sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre …TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık…’e verilmesine’ ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle.”
- Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükümde eksik bırakılan vekalet ücreti hususunda ek bir karar verilerek bu eksikliğin giderilmesi için işbu başvurunun yapılması zorunluluğu doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve Mahkemenizce re’sen gözetilecek hususlar çerçevesinde; Mahkemenizin ( ) tarihli, ( ) Esas ve( ) Karar sayılı ilamında, hakkında beraat kararı verilen müvekkil ( ) lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması sebebiyle, hükmün bu yönden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenecek maktu vekalet ücretinin Hazine’den alınarak sanığa verilmesine dair EK BİR KARAR verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Sanık Müdafii
Av. ( )
Beraat vekalet ücreti yasal dayanağı
Ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verilen ve yargılama sürecinde kendisini bir müdafii (avukat) ile temsil ettiren sanık lehine, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu durum, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Kişinin, üzerine atılı bir suçtan aklanması durumunda, bu süreçte katlandığı zorunlu masrafların kamu tarafından karşılanması esastır.
Bu konudaki temel yasal düzenlemeler şunlardır:
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK):
- Madde 324 – Yargılama Giderleri: Bu madde, avukatlık ücretlerinin yargılama giderleri arasında sayılacağını belirtir.
- Madde 327 – Beraat veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Halinde Gider: Bu maddenin 2. fıkrası, beraat eden kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceğini düzenler. Sanığın müdafiine ödediği vekalet ücreti de bu kapsamdadır.
Beraat vekalet ÜCRETİ yargıtay kararları
Bu hükme göre, hakkında bir ceza davası açılan kişi ile ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda, kişinin beraatine karar verilmiş ise yargılama giderleri sanığa yüklenemez. Ancak sanık, kendi kusuru ile sebep olduğu giderleri ödemeye mahkûm edilir. Sanığın önceden ödemek zorunda kaldığı yargılama giderleri de Devlet Hazinesince karşılanır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/3. maddesine göre de beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine yargılama gideri olarak kabul edilen maktu avukatlık ücretine hükmedileceği kabul edilmiş olup CMK ile Tarife arasında bu yönüyle paralellik bulunduğu söylenebilir.(Ceza Genel Kurulu 2021/218 E. , 2023/631 K.)
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5 maddesindeki açık ifade gereğince yalnızca “beraat eden” sanıktan bahsedildiğinden, CMK’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasının hangi bendi uyarınca beraat kararı verilmiş olursa olsun, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.(4. Ceza Dairesi 2020/24361 E. , 2021/3693 K)
2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/3. maddesiyle, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği, ancak beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı kuralı getirilmiştir. (18. Ceza Dairesi 2018/4028 E. , 2019/1292 K.)
Beraat vekalet ÜCRETİ SIKÇA SORULAN SORULAR
1. Beraat vekalet ücreti hesaplanırken hangi yılın tarifesi esas alınır?
Davanın açıldığı tarihteki tarife değil, mahkemenin karar verdiği (hüküm) tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uygulanır. Yargılama yıllarca sürse bile, avukatın emeği son güncel rakam üzerinden korunur.
2. Birden fazla sanık aynı avukatla temsil ediliyorsa kaç ücret ödenir?
Burada sanıkların beraat gerekçelerine bakılır:
Ortak Neden: Sanıklar aynı olay ve aynı sebeple beraat etmişse tek bir ücret takdir edilebilir.
Ayrı Neden: Her sanığın savunması ve beraat gerekçesi kendine özgü ise (ayrı sebepler varsa), her sanık için ayrı ayrı beraat vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
3. CMK tarafından atanan avukatın ücreti, beraat ücretinden düşülür mü?
Evet. Eğer sanığa baro tarafından CMK müdafii görevlendirilmişse ve bu kapsamda bir ödeme yapılmışsa; mahkeme, Hazineden daha önce ödenen bu miktarın mahsup edilmesine (toplam beraat ücretinden düşülmesine) karar verir.
4. Beraat vekalet ücreti mahkeme kararında yazılmak zorunda mı?
Kesinlikle. Ücretin doğması için mahkemenin hüküm fıkrasında (karar kısmında) bu ücreti açıkça belirtmesi şarttır. Eğer hakim bu kısmı unutursa, karara karşı düzeltilmesi için kanun yoluna başvurulması gerekir.
5. Beraat eden her sanık bu ücreti “otomatikman” alır mı?
Bu bir takdir meselesi değil, yasal bir zorunluluktur. Eğer sanık beraat etmişse ve bir avukatla temsil edilmişse mahkemenin “ücret vermiyorum” deme yetkisi yoktur; şartlar oluştuğu anda bu ücret doğar.
6. Mahkemenin hükmettiği bu para kime aittir? Sanığa mı, avukata mı?
Uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biridir. Mahkeme kararı “sanık lehine” kursa da, Avukatlık Kanunu uyarınca bu ücret avukata aittir. Sanık, bu parayı kendi cebine koyamaz; bu bedel avukatın hukuki emeğinin karşılığıdır.
7. Dava tarihindeki tarifenin uygulanması bir hata mıdır?
Evet, büyük bir hatadır. Yargıtay içtihatları açıkça karar tarihindeki tarifeyi işaret eder. Dava tarihindeki rakamın uygulanması, avukatın hak kaybına uğramasına neden olur.
8. Çok sanıklı dosyalarda herkese tek bir ücret verilmesi doğru mu?
Her zaman değil. Mahkemenin her sanığın durumunu, temsil ilişkisini ve beraat gerekçesini tek tek analiz etmesi gerekir. “Toptancı” bir yaklaşımla herkese tek ücret verilmesi, hukuki hataya yol açabilir.
Beraat vekâlet ücreti, ceza yargılamasında savunma hakkının mali sonucunu düzenleyen, kanunda ve tarifede açık dayanağı olan bir kurumdur. Sanık beraat etmişse ve vekil veya müdafi ile temsil edilmişse, mahkemenin Hazine aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmetmesi gerekir. Bu ücret, sanığın kişisel kazanımı değil, avukatın alacağıdır; ayrıca karar tarihinde yürürlükte olan tarifenin uygulanması ve varsa CMK görevlendirme ücretinin mahsup edilmesi de uygulamada kritik önemdedir.
Beraat vekâlet ücreti, ceza davasında beraat eden ve avukatla temsil edilen sanık lehine, Hazine aleyhine hükmedilen maktu vekâlet ücretidir. Bu ücret, CMK kapsamında yargılama gideri sayılır; Avukatlık Kanunu gereği ise tarifeye dayalı olarak hükmedilen vekâlet ücreti avukata aittir. Güncel tarife ve yerleşik içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, beraat halinde bu ücretin verilmesi kuraldır; özellikle karar tarihindeki tarifenin uygulanması, çok sanıklı dosyalarda beraat sebebinin ortaklığı/farklılığı ve CMK görevlendirmesinde mahsup yapılması gibi noktalar uygulamada belirleyici olur.