Farklı nev’iden fikri içtima hükümleri Türk Ceza Kanunun 44. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hükme göre; İşlediği bir fiil ile birden fazla suçun oluşumuna sebep veren fail; bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacaktır. Ancak bazı hallerde fikri içtima hükümleri uygulanmayacak, bu durumda fail gerçekleştirdiği fiil ile birden fazla suçun ortaya çıkmasını sağlamış ise bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanacaktır. Yani fail gerçekleştirdiği fiil sonucu oluşan diğer suçlardan da cezalandırılması söz konusu olacaktır. Makalemizin konusu fikri içtima hükümleri noktasında dikkat edecek hususları içermektedir.
Fikri İçtima Nedir
Fikri, Arapça kökenli bir isim olup “akla, düşünceye dair” veya “fikir sahibi” anlamına gelmektedir. içtima ise “toplanma, birleşme, bir araya gelme” gibi anlamlara gelmektedir. Ceza hukukumuzda benimsemiş olan genel ilkeye göre kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır. Bu durumda fiil sayısı kadar suç sayısı bulunmakta ve işlenen her suçtan failin ayrı ayrı cezalandırılması gerekmektedir. Ancak yasa koyucu tarafından düzenlenen fikri içtima hükümlerinin uygulanacağı hallerde, fail tarafından gerçekleşen eylem sonucu birden fazla suç oluşmasına rağmen failin ayrı ayrı cezalandırılmadığı durumlar oluşabilecektir. Bu durumda “fikri içtima” hükümleri uygulanacaktır.
- Fikri içtima “kaç tane fiil varsa o kadar suç o kadar da ceza vardır kuralının istinasıdır. Bu durumda fail gerçekleştirdiği fiil nedeniyle ancak bir defa cezalandırılmaktadır.
- Zarar suçu ve tehlike suçları arasındaki suçların içtimai noktası önem arz etmektedir. Bu hallerde fail, gerçekleştiği fiil ile hem zarar suçunun hem de tehlike suçunun oluşumuna sebep vermiş ise öncelikle zarar suçundan sorumlu olacaktır. Ancak zarar suçundan ötürü bir cezasızlık söz konusu ise (şikayetten vazgeçme vs.) bu durumda fail tehlike suçundan sorumlu olacaktır. Örnek olarak; Failin alkollü olarak araç kullanması sonucu trafik kazası meydana gelmiş ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermiş ise daha sonra mağdurun şikayetten vazgeçmesi halinde, fail her ne kadar fail taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasa da trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan cezalandırılacaktır.
- Fikri içtima suçlarında görevli mahkeme, daha fazla cezayı gerektiren suça bakacak olan mahkemedir.
- Fikri içtima suçlarında yetkili mahkeme ağır suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Fikri İçtima Örnekleri
- Kasten Öldürme-Mala Zarar Verme: Kasten öldürmeye teşebbüs ve mala zarar verme suçları yönünden; Sanığın mağdura yönelik yapmış olduğu atışlar nedeniyle aynı zamanda mağdurun aracının da isabet alarak zarar gördüğü ancak eylemlerinin hukuki anlamda tek bir fiil olduğu, bu fiille birden fazla farklı suçun işlendiği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde düzenlenmiş bulunan farklı nev’i den fikri içtimanın şartlarının oluştuğu anlaşıldığı halde; gerçek içtima kurallarına göre ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 1.CD 2014/5600 E, 2015/2101 K)
- Kasten Yaralama-Mala Zarar Verme: Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın maske takıp takmama meselesi kaynaklı tartışma sonucu katılanın yüzüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebep olduğu olayda; sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin hukukî anlamda tek fiil olduğu ve tek fiil ile hem kasten yaralama hem de mala zarar verme suçunun meydana geldiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesinde düzenlenen fikrî içtima hükümleri gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı sanık hakkında hüküm verilmesi gerektiği ve buna göre de sanığın yalnızca anılan Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde iki ayrı suçtan da mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 11.03.2024 T. 2023/21035 E. 2024/4036 K.)
- Silahla Tehdit-Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokma: Sanık …’ın eyleminin silahla tehdit ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 170/1. maddesinde; 765 sayılı Kanunun 264/7. maddesinde olduğu gibi “eylem başka suçu oluştursa bile” ayrıca ceza verileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması ve 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesindeki, bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağına ilişkin fikri içtima hükmü karşısında, en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerekirken, ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da hüküm kurulması suretiyle, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 02.12.2013 T. 2011/20737 E. 2013/30305 K.)
- Cumhurbaşkanına Hakaret-Kamu Görevlisine Hakeret:Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül ile Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olarak hakaret ettiği sabittir. Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/561 esas, 2013/440 karar sayılı ilamı ile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan TCK’nın 299/1. maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası verildiği, bu cezanın TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. İş bu temyize konu dosyada ise Başbakana hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın eyleminin TCK’nın 229/1. maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret ve aynı Kanunun 125/3-a maddesinde tanımlanan hakaret suçlarını oluşturduğu, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 17.05.2021 T. 2021/489 E. 2021/13628 K.)
Zarar ve tehlike suçlarında fikri içtima
Sanığın gerçekleştirdiği tek fiil sonucu kanunda düzenlenen zarar ve tehlike suçları birlikte meydana gelmiş ise bu durumda zarar suçundan cezaladırılması yani fikri içtima hükümlerinin tatbik edilmesi gerekmektedir gerekmektedir.
Sanığın sevk ve idaresindeki otomobille tek yönlü cadde üzerinde ters yönde seyri sırasında, katılan idaresindeki motosiklete çarpması sonucu katılanın nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın 2.32 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla yaralamalı trafik kazasına neden olması eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, T hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Fikri İçtima Bozma Sebepleri
- Fikri içtima hükümlerinin uygulanması gereken suçlarda birden fazla iddianame düzenlenmiş ise davaların birleştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle fikri içtima hükümleri uygulanmayarak birden fazla ceza verilmesi hali bozma sebebidir.
- Fikri içtima hükümlerinin tatbik edilmemesi gereken suçlarda fikri içtima hükümlerinin tatbik edilmesi bozma sebebidir.
- İşlediği fiil ile zarar ve tehlikeye suçlarının oluşumuna sebebiyet veren failin sadece zarar suçundan sormlu tutulması gerekmektedir. Bu halde failin fikri içtima hükümlerine aykırı olarak her iki suç tipinden sorumlu tutulması bozma sebebidir.
- İşlediği fiil ile bir suçun birden fazla nitelikli hali ihlal etmesi durumunda yalnızca daha fazlay cezayı gerektiren nitelikli hal ile cezalandırılması gerekirken fikri içtima kurullarına aykırı olarak her iki maddeden ayrı ayrı cezalandırılması bozma sebebidir.