...
Numune Evler, Park Sk. NO:15 K:1 D:1, 31600 Dörtyol/Hatay

Trafik Kaza Davalarında Ceza ve Hukuk İlişkisi

trafik-kazasi-avukati-trafik-kazasi

Bu makalemizde trafik kazaları nedeniyle açılan davalarda hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının birbiri ile ilişkisine ilişkin bilgilendirmede bulunacağız. Bilindiği üzere ceza hukukunun amacı kamu vicdanı ve kamu yararı iken özel hukukun amacı ise haksız eylem nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatın giderilmesi odaklıdır. Trafik kazası yapmış  taraflar bakımından ise olayın cezai ve hukuki boyutları bulunmaktadır.Bu nedenlerle bu iki hukuk disipline ilişkin Yargıtay kararlarını ve iki disiplinin birbirine olan etkisini “trafik kazaları “bakımından ele almak faydalı görünmektedir.

Trafik Kazası Davalarında Şikayetten Vazgeçmenin Etkisi

Kollukta veyahut savcılıkta şikayetten vazgeçme tazminat hakkını ortadan kaldırmamaktadır.Trafik kazası sonrası taraflar arasında  ceza davası açılarak kovuşturmaya gelmiş ise  mağdur tarafından ilgili ceza mahkemesinde şikayetten vazgeçtiğinin bildirilmesi halinde mağdurun hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat isteme hakkı sona ermemektedir.Ancak mağdur açıkça maddi ve manevi tazminat istemediğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ise bu durumda mağdurun hukuk mahkemesinde trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararları talep etmesi mümkün değildir.

TCK 73/7’de düzenlendiği üzere; “Kamu davasının düşmesi,suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” Bu durumda trafik kazası yapmış olan mağdur ceza davasında verdiği beyanlar bakımından son derece temkinli hareket etmesi gerekmektedir.

Ayrıca Karayolları Trafik Yasasından kaynaklanan hukuki sorumlulukları ortadan kaldıran ya da azaltan anlaşmalar geçersiz olup ibraname başlıklı belge ve ceza davasında şikayetten vazgeçilmiş olması davacının tazminat istemini ortadan kaldırmaz.

Ceza Davasında Alınan Bilirkişi Raporu

Ceza davası dosyasında yer alan bilirkişi raporuna taraflardan hiçbiri itiraz etmemiş ve raporun içeriğini olduğu gibi kabul etmişse, hukuk hakimi HMK m.26 gereğince tarafların talep etmediği bir hususu kendiliğinden inceleme konusu yapamaz. Yani trafik kazasına nedeniyle açılan  ceza davasında bilirkişi tayin edilmiş ve bu bilirkişi tarafından mahkemeye rapor tanzim edilmiş ve bu rapora da taraflar itiraz etmiş ise hukuk hakimi ilgili bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis edemeyecektir.

Buna karşılık, eğer taraflar ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna itiraz etmişlerse, hukuk hakiminin bu raporu “kesin delil” olarak kabul etmesi mümkün değildir. Bu durumda hakim, tarafların yeniden bilirkişi incelemesi talebini reddedip yalnızca ceza dosyasındaki rapora dayanamaz;

Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere Ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlamayacaktır. Çünkü ceza davaları tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi ile hukuk hakimi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi niteliği itibariyle birbirinden farklıdır.

Trafik Kazası Davalarında Hukuk ve Ceza İlişkisi

Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesi kararlarına etkisi TBK m.74’te düzenlenmiştir;

Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.

 Söz konusu kanuni düzenleme uyarınca trafik kazası sonrası  ceza davası açılmış ve sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise bu durum hukuk hakimini bağlamayacak.Ancak ceza davası dosyasında gerçekleşen maddi olgular,ve kesin mahkumiyet kararları hukuk hakimini bağlayacaktır.Bu halde hukuk hakimi eylemin hukuka aykırı olup olmadığını hukuk disiplininin genel prensipleri çerçevesinde inceleyecek ve özel hukuk hükümleri uyarınca bir hüküm kuracaktır.

Hukuk Hakiminin Kaza davalarında Suç Niteliğini Araştırması

Trafik kazası sonrası mağdur tarafından haksız eyleme yönelik şikayet gerçekleşmemiş veyahut ceza kovuşturması yapılmamış olsa bile hukuk hakimi doğrudan araştırma yaparak “eylemin suç niteliği” taşıması halinde “uzamış zamanaşımı” hükümlerini tatbik edebilecektir.Hukuk hakimi yargılama sırasında toplanan kanıtlara göre haksız eylemin aynı zamanda ceza yasaları yönünden bir suç oluşturduğunu saptarsa uzamış ceza zamanaşımını hükümlerini göz önünde bulunduracaktır.

Trafik kazası davalarında hukuk hakimine geniş bir perpektif veren bu durumda ceza hakimi tarafından mahkumiyet hükmü kurulmasa dahi hukuk hakimi eylemin suç olduğunu saptar ise uzamış zamanaşımı hükümlerini uygulayabilecektir.Konu ile ilgili esas ve karar numarasını belirttiğimiz ilgili Yargıtay kararına göre;

“Ceza hakimi eylemin suç olup olmadığı üzerinde durmaksızın delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmiş olursa hukuk hakimi bununla bağlı kalmayarak haksız eylemin suç niteliğini taşıyıp taşımadığını araştırır. Bunun gibi ortada böyle bir hükmün bulunmaması halinde de, hukuk hakimi, cezai sorumluluğu gerektiren bir eylemin işlenmiş olup olmadığını serbestçe takdir eder ve olaya uygulanacak zamanaşımını belirler. HGK. 18.11.1981, E. 1979/4-231, K.1981/744 (YKD.1982/6-766)

Call Now Button Seraphinite AcceleratorOptimized by Seraphinite Accelerator
Turns on site high speed to be attractive for people and search engines.