...
Numune Evler, Park Sk. NO:15 K:1 D:1, 31600 Dörtyol/Hatay

ZİNA NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

terk-nedeniyle-bosanma-davasi

Bu makalemizde, zina nedeniyle boşanma sürecini tüm yönleriyle ele alacağız. Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, zina nedeniyle boşanma davası açılırken dikkat edilmesi gereken hukuki ve usuli noktaları detaylı şekilde inceleyeceğiz. Zina eylemi, evlilik birliğini derinden sarsan bir sadakatsizlik örneği olduğundan, bu duruma dayalı olarak açılan boşanma davalarında hem delil sunumu hem de süreler büyük önem taşır. Yazımızda, zina sebebiyle boşanma davası açarken nelere dikkat edilmesi gerektiği, zina vakasının ispatında hangi delillerin kullanılabileceği ve sürecin hangi hukuki aşamalardan oluştuğu ayrıntılı olarak aktarılacaktır. Aynı zamanda, zina eyleminin boşanma sebebi olarak kabul edilmesinin, aile hukukundaki önemi ve uygulamadaki yeri de bu makalede değerlendirilecektir. Özellikle zina temelli boşanma davalarında hem usule hem de esasa ilişkin ayrıntılar dikkatle gözden geçirilmelidir.

zina mutlak bir boşanma sebebidir

Zina nedeniyle boşanma Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Kanun hükmüne göre, eşlerden birinin zina yapması, diğer eşe zina gerekçesiyle boşanma davası açma hakkı verir. Zina, özel ve mutlak bir boşanma sebebi olduğundan, bu fiilin varlığı halinde boşanma şartları oluşmuş sayılır. Ancak kanun koyucu, zina nedeniyle boşanma davası açmak için belli süre kısıtlamaları da öngörmüştür. Zina eylemini öğrenen eş, bu durumu öğrendikten itibaren altı ay içinde, her hâlükârda ise zina fiilinin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl içinde boşanma davası açmalıdır. Bu süreler geçtikten sonra zina temelli boşanma hakkı düşecektir.

Ayrıca, zina fiilini öğrenen eşin, sadakatsiz davranışı affetmesi durumunda zina nedeniyle dava açma hakkı ortadan kalkar. Affedilen zina eylemi, hukuken geçersiz hale gelir. Zina, mutlak ve özel bir boşanma nedeni olduğundan, birden fazla boşanma sebebine dayanılması halinde, mahkeme öncelikle zina iddiasını değerlendirmelidir. Özellikle zina iddiasıyla açılan boşanma davalarında, karşı tarafın da kusurlu olması ve karşı dava açmaması halinde dahi, zina yapan eşin kusuru mutlak kabul edilir. Bu durum, zinanın boşanma sebebi olarak özel bir yere sahip olmasının doğal bir sonucudur.

Kısacası, zina gerekçesiyle boşanma davası açılırken, hem sürelere riayet edilmeli hem de affetme hali göz önünde bulundurulmalıdır. Zina eyleminin hukuki etkileri, boşanma sürecini doğrudan şekillendirdiği için, davayı açmadan önce detaylı hukuki değerlendirme yapılması büyük önem taşır.

evlilik ilişkisinin bulunması gerekir

Zina, Türk Medeni Kanunu’nda mutlak boşanma sebeplerinden biri olarak düzenlenmiştir. Ancak zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için öncelikle taraflar arasında hukuken geçerli ve resmi bir evliliğin bulunması gereklidir. Dini nikahla kurulan ya da sadece fiilen bir araya gelinen ilişkiler, hukuk düzeni tarafından evlilik olarak kabul edilmediğinden, bu tür birlikteliklerde gerçekleşen zina eylemleri boşanma sebebi oluşturmaz.

Zina eyleminin boşanma nedeni sayılabilmesi için düğün yapılmış olması şart değildir; önemli olan resmi nikahın kıyılması ve evlilik birliğinin yasal olarak başlamış olmasıdır. Zira bu aşamadan itibaren eşler arasında sadakat yükümlülüğü doğar ve sadakate aykırı her türlü cinsel birliktelik zina olarak değerlendirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina hükümleri, yalnızca normal evlilik ilişkileriyle sınırlı değildir. Gaiplik veya ayrılık kararı bulunan evliliklerde de eşin zina yapması halinde diğer eş zina nedeniyle boşanma davası açma hakkına sahiptir. Bu durum, evlilik birliğinin resmen devam ettiğini ve sadakat yükümlülüğünün sürdüğünü ortaya koyar.

Öte yandan, resmi nikah kıyılmadan önce yaşanan cinsel ilişkiler zina kapsamında değerlendirilemez. Nikah öncesinde gerçekleşen sadakate aykırı eylemler, zina nedeniyle boşanma davasının konusu yapılamaz. TMK m.161 yalnızca evlilik birliği kurulmuş eşler arasında sadakat yükümlülüğünün ihlali durumunda devreye girer.

Sonuç olarak, zina gerekçesiyle boşanma davası açılabilmesi için evlilik ilişkisinin resmi olarak kurulmuş olması ve sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi gerekir. Zina, mutlak ve affedilmemiş bir boşanma sebebi olarak dava konusu yapılabilir.

dAVA SIRASINDA GERÇEKLEŞEN ZİNA EYLEMİ

Boşanma hukukunda zina, Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak bir boşanma sebebi olsa da, bu fiilin ne zaman gerçekleştiği davanın seyri açısından büyük önem taşır. Mevcut bir boşanma davası devam ederken işlenen zina fiili, o anda görülmekte olan davada ileri sürülemez. Çünkü her boşanma davası, açıldığı tarihteki olay ve koşullara göre değerlendirilir.

Eğer boşanma davası sürerken eşlerden biri zina yaparsa, bu eylem mevcut davada ıslah yoluyla ileri sürülerek davanın konusuna dâhil edilemez. Hukuken ıslah, sadece dava dilekçesindeki bazı unsurların değiştirilmesine izin verir; ancak sonradan meydana gelen bir zina olayını davanın temeline yerleştirmek mümkün değildir. Dolayısıyla zina, o anki davaya konu edilemez.

Ancak mevcut boşanma davası ret ile sonuçlanırsa ve evlilik birliği bu karar doğrultusunda resmen devam ederse, dava sırasında gerçekleşmiş olan zina eylemi artık evliliğin devamı sürecinde meydana gelmiş yeni bir olgu olarak değerlendirilebilir. Bu durumda sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeniyle zina gerekçesiyle ayrı bir boşanma davası açılması mümkündür.

Buradan hareketle; zina, evlilik birliği sona ermeden gerçekleşmişse ve boşanma davası henüz neticelenmemişse, ayrı bir dosyada ve yeni bir dava olarak ele alınmalıdır. Zina eyleminin zamanlaması, boşanma sürecindeki hukuki stratejiler bakımından belirleyicidir.

Özetle; bir boşanma davası devam ederken gerçekleşen zina, o davanın konusu yapılamaz, ancak evlilik hala sürüyorsa bu zina fiiline dayanarak ayrı bir zina nedeniyle boşanma davası açılabilir.

HER İKİ EŞİN DE ZİNA ETMESİ HALİ

Zina, Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak bir boşanma sebebi olup, sadakat yükümlülüğünün açık ihlali anlamına gelir. Eşlerden her ikisinin de zina yapması halinde, bu fiiller birbirini ortadan kaldırmaz veya “takas” edilmez. Her iki eş de bağımsız şekilde zina nedeniyle boşanma davası açma hakkına sahiptir.

Hukuken her bir zina eylemi ayrı ayrı değerlendirilir. Bu nedenle eşlerden birinin önce, diğerinin sonra zina yapmış olması, kusur oranını değiştirmez. Zinanın zamanı değil, eylemin mahiyeti ve kast unsuru kusur değerlendirmesinde esas alınır. Yani hangi eşin daha önce zina yaptığı değil, eylemlerin hangi şartlar altında gerçekleştiği önemlidir.

Karşılıklı zina durumlarında mahkeme, her iki eşin de sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini kabul eder. Zinanın sırf önce gerçekleşmiş olması, o eşin daha ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez. Mahkemeler bu tür durumlarda kusur sıralaması yapmaksızın tarafların evlilik birliğini temelinden sarsan sadakat ihlalleri sebebiyle boşanmasına karar verebilir.

Sonuç olarak, iki tarafın da zina yaptığı bir evlilikte, eşlerin birbirlerine karşı bu fiili işlemiş olmaları boşanma hakkını ortadan kaldırmaz. Her iki eş de zina nedeniyle boşanma talebinde bulunabilir ve bu talepler hukuki olarak geçerlidir.

ZİNA SAYILMAYAN EYLEMLER

Zina eylemi sayılmayan ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin boşanma davasına konu olacak eylemlere örnek olarak;
flört etmek,mektuplaşmak,cinsel içerikli mesajlaşmalar,parkta,kafede buluşmak zina eylemi sayılmaz.Zina eyleminin hukuki anlamda gerçekleşebilmesi için ortada zina düzeyine varmış olan bir münasebetin mevcudiyeti aranır.
 

ZİNA YAPAN EŞİN AFFEDİLMEMİŞ OLMASI

Zinaya nedeniyle boşanma davasına  ilişkin düzenlenen TMK m. 161/3 hükmüne göre “affeden tarafın dava hakkı yoktur.Yani zinadan sonra gerçekleşen af durumunda affeden taraf zina nedeniyle boşanma davası açayamayacaktır.Buna binaen affeden taraf artık zina nedeniyle boşanma davası açamayacağı gibi affettiği hususları boşanma davasına konu edemeyecektir.Ancak af sonrası tekrar meydana gelen zina eylemi “zina nedeniyle boşanma davasına konu olabilecektir.Bu durumda zina nedeniyle hak düşürücü süre içerisinde zina nedeniyle boşanma davası açılabilecektir.

zinanın ispatı

Zina,her türlü delille ispatlanabilir,bu bakımdan,mesajlaşmalar,fotoğraflar,ses kayıtları,tanık ifadeleri,başka bir kişiden çocuğu meycudiyeti zinanın ispatında kullanılabilecektir.Zina iddiasında bulunan eş,diğer eşin zina yaptığına ilişkin iddiasını ispatlaması gerekmektedir.Ayrıca zinaya ilişkin iddianın ikrarı hakimi bağlamayacaktır.Ayrıca zinanın ispatında taraflara yemin verilmesi mümkün değildir.TMK m.184/2. uyarınca yemine dayanarak gerçekleşen zina nedeniyle boşanmanın kabul edilmesi halinde bozma sebebi oluşur.
Zina olgusu ispatlanamamış olsa bile,eşlerden biri aldatıldığını öğrenirse örneğin karşı tarafın mesajlardan gönül ilişkisi olduğunu anlar ise zina nedeniyle boşanma davası açamasa da,”onur kırıcı” davranış sebebiyle dava açabilir.
 

zinanın varlığını gösteren olgular

Zina, Türk Medeni Kanunu’na göre boşanmanın mutlak nedenlerinden biridir; ancak bir eşin zina yaptığı iddiasıyla boşanma kararı alınabilmesi için bu eylemin yüzde yüz, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekmez. Zina, doğası gereği gizli gerçekleşen bir eylem olduğundan, mahkemeler zina fiilinin ispatı konusunda dolaylı delilleri ve güçlü emareleri de dikkate alır.

Zinanın ispatında, mutlaka suçüstü yapılmış olması ya da tanıkların cinsel ilişki anını birebir görmüş olması gerekmez. Zina olgusunu destekleyen ciddi ve güçlü karine ve belirtiler, hâkim tarafından yeterli görülürse, zina iddiası ispatlanmış sayılır. Bu nedenle zina nedeniyle boşanma davası açan taraf, tanık, mesajlaşma kayıtları, fotoğraflar, otel kayıtları gibi dolaylı ancak kuvvetli delillerle iddiasını destekleyebilir.

Uygulamada zina şüphesinin en sık ortaya çıktığı durumların başında “başkasıyla birlikte yaşama” hali gelir. Bir eşin evlilik dışında başka bir kişiyle duygusal veya romantik ilişki kurarak aynı evde yaşaması, mahkemelerce genellikle zina fiiline güçlü karine teşkil eder. Bu tür durumlar, sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak kabul edilip, zina nedeniyle boşanma kararına dayanak oluşturabilir.

Zina eyleminin hukuken geçerli bir boşanma sebebi sayılabilmesi için en temel kriter, cinsel ilişkinin varlığının kesin biçimde ya da güçlü karinelerle ortaya konmasıdır. Mahkeme, delil ve emareler üzerinden cinsel birlikteliğin varlığını makul şüpheyi aşacak düzeyde kabul ederse, zina gerçekleşmiş kabul edilir.

Sonuç olarak, zina sebebiyle boşanma davası açmak isteyen eşin, yüzde yüz kesinlikte ispat zorunluluğu yoktur; önemli olan, zina fiiline yönelik kuvvetli ve tutarlı emarelerin bulunmasıdır. Her ne kadar doğrudan ispat ideal olsa da, dolaylı delillerle de zinanın varlığı mahkemece kabul görebilir. 
Davacı hem zina, hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine birlikte dayanarak boşanma davası açmıştır. Davalının bir başka erkekle birlikte yaşadığı toplanan delillerle gerçekleşmiş, bu husus mahkemece de sabit kabul edilmiştir. Bir başka erkekle birlikte yaşama olgusu zinanın varlığına muhakkak nazarıyla bakılmasını gerektiren bir durumdur. Davada zina özel sebebine de dayanıldığına göre, davanın zina sebebiyle de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. (Y2.HD, 08/09/2015 Τ., 2015/1214 Ε., 2015/15229 Κ.)

zina sayılan bazı durumlar

  • Tatile gidip otelde birlikte kalma, müstehcen fotoğrafların bulunması gibi olgular, zinaya delalet eder. (Y2.HD, 15/10/2018 Τ., 2016/24076 Ε., 2018/10959 Κ.)
  • Beraber tatile gitme,sosyal ortaklarda eşi olarak tanıtmak zinanın varlığına işaret eder.(Y2.HD, 09/10/2018 T., 2016/23892 E., 2018/10867 K.)
  • Mutad sayıda telefon görüşmeleri,yazışmalar,bazı günler eve gelmeyerek,eve gelmeme nedeni hakkında bilgi vermemek,alkollü mekanda samimi şekilde görülme zinaya işaret eder.(Y2.HD, 05/06/2018T., 2017/1870 E., 2018/7294 k.)
  • Otel kayıtları ve uçak biletleri zinaya delalet eder.(Y2.HD,04/06/2018 T., 2016/19596 E., 2018/7191 K.)
  • Kadının,geceleyin bir başka erkeği ortak konuta alması,zinanın varlığına delalet eder.(Y2.HD 02/11/2025T., 2015/21517E., 2015/20095 K.)

ZİNA BOŞANMA DAVASINDA ÖNEMLİ HUSUSLAR

  • -Zina yapan eşin bunu gönül ilişkisi kurduğu kişiyle yapması zorunlu değildir,hayat kadınıyla gerçekleşen biliktelik de zina kapsamındadır.
  • Zina eylemi devam etmişse hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz.
  • Başkasıyla yaşama eylemi devam ediyorsa,zinaya ilişkin süre geçmiş sayılmaz.
  • Zinadan dava açılmış olup süre geçmiş ise zinaya ilişkin davanın reddi gerekir.
  • Zinanın ikrar edilmiş olması hakimi bağlamaz,hakim zinanın gerçekleşiğ gerçekleşmediğini re’sen inceler.
  • Zinadan söz edebilmek için kanuna uygun bir evlilik mevcut olmalıdır.
  • Zina iddiasında bulunan eşin zinayı öğrendiği tarih esas alınmalı,bunun aksi iddia ediliyorsa,zinaya ilişkin iddianın aksi ispatlanmalıdır.İspatlanamıyorsa zina iddiasının dava süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
  • Zinanın ispatı için taraflara yemin verilemez.
  • Kadının başka bir erkekle yaşaması zinanın varlığına delalet eder.
  • Otel kayıtları ve uçak biletleri zinaya delalet eder.
  • Başka biriyle telefonda görüşmek zinaya delalet etmez.
  • Zinaya ilişkin boşanma davasında kusur kıyaslaması yapılmaz.
  • Tanık ve fotoğraflarla başkasıyla yaşanıldığı ispatlanıyorsa,zina ispatlanmış sayılır.
  • Zina nedeniyle boşanma davası karşı dava olarak da açılabilir.
  • Yargıtay’a göre zina,diğer eş için kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bir eylemdir;bu nedenle zinanın ispatı halinde talep mevcut ise manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Call Now Button Seraphinite AcceleratorOptimized by Seraphinite Accelerator
Turns on site high speed to be attractive for people and search engines.