Aile Hukuku

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası

Zina nedeniyle boşanma davası: adalet terazili bilgilendirme görseli
Av. Emin Parlak

Av. Emin ParlakSon güncelleme:

Zina nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin zina yaptığı iddiasına dayanmakta olup özel boşanma sebeplerinden biridir. Aldatmadan kaynaklanan bu dava bakımından zina iddiasının kanıtlanması tek başına her durumda boşanma kararı verileceği anlamına gelmez; dava hakkının kanuni süre içinde kullanılması ve eşin zina eylemini affetmemiş olması gibi kanuni koşulların birlikte varlığı da gerekmektedir.

Kanun zinayı mutlak boşanma sebepleri arasında saydığı için, zina ispatlandığında hâkimin evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini ayrıca sorgulamasına gerek kalmaz; boşanmaya karar verilir.

Zina Nedir, Hangi Davranışlar Zina Sayılır?

Hukukta zina, evli bir kişinin kendi isteğiyle eşinden başka biriyle cinsel ilişkiye girmesidir. Her sadakatsizlik zina değildir; zinadan söz edebilmek için cinsel birleşmenin varlığı aranır. Bu ayrım önemlidir, çünkü zina ispatlanamasa bile aynı davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasında ileri sürülebilir.

DavranışZina sayılır mı?Hukuki sonucu
Eşin başka biriyle cinsel ilişkiye girmesiEvetTMK m.161’e göre zina nedeniyle boşanma davası açılabilir
Başka biriyle aynı otel odasında veya evde gece kalmakGüçlü karineSomut olaya göre zina kabul edilebilir
Evlilik dışı çocuk sahibi olmakEvetCinsel birleşmeyi gösteren güçlü bir delildir
Duygusal içerikli mesajlaşma veya flörtKural olarak hayırGenel boşanma sebebi ve kusur değerlendirmesi
Sosyal medyada başka bir ilişkiyi gösteren paylaşımlarKural olarak hayırDiğer delillerle birlikte zinaya işaret edebilir
Nişanlılık döneminde aldatmaHayırNişanın bozulmasına ilişkin hükümler uygulanır

TMK 161 Ne Diyor?

Türk Medeni Kanunu m.161, eşlerden biri zina ederse diğer eşin boşanma davası açabileceğini düzenler. Maddeye göre dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zinayı affeden eşin ise dava hakkı yoktur. Kısacası maddenin üç temel unsuru vardır: zina eylemi, kanuni süreler ve affetmemiş olmak.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları

Zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşler arasında hukuken kurulmuş bir evlilik bulunmalı ve zina olduğu ileri sürülen olay evlilik devam ederken gerçekleşmiş olmalıdır; Resmi nikâh olmadan sürdürülen birliktelik ya da yalnızca imam nikâhı, hukuk açısından evlilik sayılmaz. Açılmış bir boşanma davası da evliliği kendiliğinden bitirmez; karar kesinleşinceye kadar eşler evli sayılır ve birbirlerine sadakat borcu sürer.

Zina nedeniyle boşanma davasının şartlarından diğer de zina fiilini öğrenen eş bu olayı affetmişse aynı olaya dayanarak dava açamaz; ayrıca dava hakkı, zina sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında İspat

Zina nedeniyle boşanma davasında zinayı kanıtlamak, bu iddiayı ortaya atan eşe düşer; iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir. Yargıtay’a göre zinanın ispatında zina anının ayrıca kanıtlanması şart değildir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.06.2017, 2016/1282 E., 2017/7819 K.). Zina çoğunlukla gözlerden uzak yerlerde yaşandığı için doğrudan bir kanıt bulmak kolay değildir. Bu yüzden elinizde varsa tanık anlatımları, mesajlar, sosyal medya paylaşımları, fotoğraf ve videolar ile telefon, seyahat ya da otel kayıtları mahkemeye sunulmalıdır; bunlar ispatta önemli rol oynar.

Bir şüphe, duyuma dayanan bir söylenti ya da sadakatsiz görünen bir davranış, zinadan kaynaklanan boşanma davasında zinanın kanıtlandığı anlamına her zaman gelmez. Önemli olan delillerin birbiriyle uyumlu olması ve somut biçimde ortaya koyulmasıdır.

Delillerin hukuka uygun yollarla toplanmış olması da şarttır; hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtlara kural olarak ispatta dayanılamaz. Telefondaki ya da bilgisayardaki bir verinin hangi yolla alındığı, cihazın eşler tarafından ortak kullanılıp kullanılmadığı ve delilin hukuka aykırı bir yöntemle elde edilip edilmediği mahkemece incelenir. Eşin zinayı ikrar etmesi bile hâkim için tek başına yeterli değildir; hâkim tüm delilleri birlikte tartar ve zina iddiası konusunda taraflara yemin teklif edemez. Bir ceza dosyasının bulunması da zina iddiasını boşanma davasında kendiliğinden kanıtlamaz; dosyadaki bulgular ayrıca değerlendirilir.

Zina Sebebinin Diğer Boşanma Sebepleriyle İlişkisi

Zina, evlilik birliğini sarsan ağır davranışlardan biri olarak da görülebilir. Bu yüzden davacı eş, boşanma davasında yalnızca zinaya, yalnızca evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ya da bu iki sebebe birlikte dayanabilir. Eşlerden ortak hayata devam etmeleri artık beklenemeyecek ölçüde sarsılmış bir evlilikte de bu gerekçeyle boşanma davası açılabilir. Bu genel sebebe dayanan davanın işleyişini çekişmeli boşanma davası rehberimizde anlattık.

Mahkeme davacının hangi boşanma sebebine dayandığıyla bağlıdır; talep edilmeyen bir sebebe göre kendiliğinden karar kuramaz. Bu nedenle dava yalnızca zina sebebine dayandırılmış ve zina kanıtlanamamışsa, mahkeme sırf başka davranışlar evliliği sarsmış olabilir diye genel boşanma sebebine dayanarak boşanmaya karar veremez.

Ancak davada hem zina hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ileri sürülmüşse, mahkeme iki sebebi ayrı ayrı incelemelidir. Zina kanıtlanmasa bile, diğer davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsmışsa genel sebebe dayanarak boşanma kararı verilebilir.

Zina iddiasının reddedilmesi genel sebebe dayalı talebin incelenmesini ortadan kaldırmaz. Eşler anlaşarak ayrılmak isterse kanunun aradığı şartlar şunlardır: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin davasını kabul etmeli ve hâkim tarafları bizzat dinleyip anlaşmayı uygun görmelidir. 

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır ve Ne Kadar Sürer?

Görevli mahkeme: Zina nedeniyle boşanma davasına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür. Boşanma davaları zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı için önce arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılır.

Yetkili mahkeme: TMK m.168’e göre dava, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerde açılabilir. Davacı bu yerlerden kendisine uygun olanı seçebilir.

Dilekçe: Dava dilekçesinde zina olayının ne zaman ve nasıl öğrenildiği, deliller ve velayet, nafaka, tazminat gibi talepler açıkça yazılmalıdır. Zinanın ispatlanamaması ihtimaline karşı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine de terditli olarak dayanmak yerinde olur. Hazır bir şablon için zina nedeniyle boşanma dilekçe örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Harç ve masraf: Dava açılırken başvurma harcı ve peşin karar harcı ile tebligat, tanık ve bilirkişi giderleri için gider avansı yatırılır. Bu tutarlar her yıl Harçlar Kanunu tarifesiyle yeniden belirlenir. Maddi ve manevi tazminat da isteniyorsa talep edilen miktar üzerinden ayrıca harç alınır. Bu giderleri karşılayacak durumu olmayan eş, belgeleriyle birlikte adli yardım talep edebilir. Davayı avukatla takip etmek zorunlu değildir.

Dava açıldıktan sonra süreç genellikle şu aşamalardan geçer:

  1. Dilekçenin davalıya tebliği ve iki haftalık cevap süresi
  2. Ön inceleme duruşması ve uyuşmazlık konularının belirlenmesi
  3. Tahkikat: tanıkların dinlenmesi, kayıtların getirilmesi, gerekiyorsa sosyal inceleme ve bilirkişi raporu
  4. Sözlü yargılama ve karar
  5. Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf, ardından gerekirse temyiz

Zina davasının ne kadar süreceği kanunda belirlenmiş değildir. Çekişmeli bir dava olduğu için tanık sayısı, tebligatların zamanında yapılması, velayet için sosyal inceleme raporu ve tazminat ya da mal paylaşımı için bilirkişi incelemesi süreyi doğrudan etkiler. Uygulamada ilk derece aşaması çoğu zaman bir ila iki yıl arasında sürer; istinaf ve temyizle birlikte bu süre uzayabilir. Taraflar dava sırasında anlaşırsa ve evlilik en az bir yıl sürmüşse, dava anlaşmalı boşanmaya dönüşerek çok daha kısa sürede sonuçlanabilir.

Zina Nedeniyle Boşanmanın Sonuçları

Nafaka, velayet ve tazminat konularında zina nedeniyle boşanma davasının diğer boşanma davalarından bir farkı yoktur; bu konular aynı kurallara göre değerlendirilir. Ancak mal paylaşımında zinaya özgü bir kural da vardır; Zina nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin edinilmiş mallara ilişkin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun biçimde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Kanun, bu konudaki kararı hâkimin takdirine bırakmıştır.

Nafaka: Dava devam ettiği sürece hâkim, eşlerin geçimini ve çocukların bakımını sağlamak için gereken geçici tedbirlere karar verebilir. Bu dönemde eş veya çocuk için tedbir nafakası gündeme gelebilir; eşin kusurlu olup olmaması tek başına belirleyici değildir. Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası alabilmek için talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun karşı taraftan ağır olmaması gerekir; nafakayı ödeyecek eşin kusurlu olması aranmaz. Bu nedenle zina yapan eş, sırf zina nedeniyle nafaka hakkını kendiliğinden kaybetmez; kusuru ve diğer nafaka koşulları birlikte değerlendirilir. Nafaka türleri ve miktarı için boşanmada nafaka yazımıza bakabilirsiniz.

Velayet: Velayet kararı, eşlerden birini cezalandırmanın aracı olarak kullanılamaz. Hâkim, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve genel yararını gözeterek velayeti düzenler; velayeti almayan ebeveyn de maddi gücü ölçüsünde çocuğun masraflarına ortak olur. Bu nedenle zina tek başına velayetin hangi ebeveyne verileceğini belirlemez; esas olan çocuğun yararıdır. Velayeti almayan ebeveynin çocukla düzenli görüşebilmesi için çocukla kişisel ilişki kurulması talebi ayrıca ileri sürülebilir. Velayet kararında hangi ölçütlere bakıldığını velayet davası yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Tazminat: Boşanma, kusuru olmayan ya da daha az kusurlu eşin bugünkü veya ileride elde edeceği ekonomik çıkarlarını zedeliyorsa bu eş maddi tazminat talep edebilir. Boşanmaya götüren olaylar eşin kişilik haklarını zedelemişse ayrıca manevi tazminat da istenebilir. Zina iddiasının kabulü, tek başına ve her durumda tazminat verileceği anlamına gelmez; kusur, zarar ve olayların özellikleri değerlendirilir.

Zinanın Mal Paylaşımına Etkisi

Edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanan evliliklerde, zina nedeniyle boşanmanın mal paylaşımına özgü önemli bir etkisi vardır: Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanıyorsa hâkim, zina nedeniyle boşanma hâlinde zina yapan eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Yani zina yapan eş, mal rejiminden doğan haklarının tamamını kendiliğinden kaybetmiş olmaz. Hâkim, kanundaki koşulları ve olayın özelliklerini değerlendirerek azaltma yapıp yapmayacağına, yapacaksa bunun kapsamına karar verir. Edinilmiş malların nasıl paylaşıldığını boşanmada mal paylaşımı rehberimizde bulabilirsiniz.

Aldatılan Eş Maddi ve Manevi Tazminat İsteyebilir mi?

Evet. Zina nedeniyle boşanmada kusuru bulunmayan ya da daha az kusurlu eş, boşanma yüzünden bugünkü veya beklenen ekonomik çıkarları zedelendiyse maddi, yaşanan olaylar kişilik haklarını incittiyse manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Hâkim tazminat miktarını belirlerken tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına ve olayın özelliklerine bakar. Tazminat talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir. Ayrı bir dava tercih edilirse, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açılması gerekir; bu süre geçerse boşanmaya bağlı tazminat hakları zamanaşımına uğrar.

Aldatan Eş Ne Kadar Tazminat Öder?

Kanunda zina için belirlenmiş sabit bir tazminat tutarı yoktur; miktarı her dosyanın özelliklerine göre hâkim belirler. Bu değerlendirmede genellikle şunlara bakılır:

  • Tarafların kusur oranı ve zina eyleminin ağırlığı
  • Eşlerin gelir durumu ve sosyal konumu
  • Evliliğin süresi ve ortak çocukların bulunup bulunmadığı
  • Yaşanan olayın çevreye yansıması ve aldatılan eşin uğradığı üzüntünün boyutu
  • Maddi tazminatta, boşanma yüzünden kaybedilen destek ve beklenen ekonomik menfaatler

Yargıtay’a göre manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamalı, ancak yaşanan acıyı hafifletecek düzeyde belirlenmelidir. Hâkim istenenden fazlasına karar veremeyeceği için dilekçede talep edilen miktar da önem taşır. İnternette dolaşan hazır rakamlar yanıltıcı olabilir; her dosyanın sonucu kendi delillerine göre şekillenir.

Sevgiliye (Üçüncü Kişiye) Tazminat Davası Açılabilir mi?

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.07.2018 tarihli kararına göre aldatılan eş, evli kişiyle birlikte olan üçüncü kişiye sırf bu ilişki nedeniyle manevi tazminat davası açamaz. Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında bulunduğu için tazminat, aldatan eşten istenir. Üçüncü kişinin ayrıca hakaret, tehdit ya da özel hayatı ifşa etme gibi başka bir hukuka aykırı eylemi varsa, bu eylem genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zina ile Aldatma aynı şey midir?

Hayır. Zina, evli bir kimsenin kendi rızasıyla eşinden başka biriyle cinsel ilişkiye girmesidir. Aldatma ise daha geniş bir kavramdır; cinsel birleşme içermeyen sadakatsizlikler zina sayılmaz, ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166) sebebiyle boşanmaya yol açabilir.

Mesajlaşma veya Sosyal Medya yazışmaları zina sayılır mı?

Tek başına cinsel birleşmeyi göstermediği için kural olarak zina sayılmaz; ancak sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olarak genel boşanma sebebi, kusur ve tazminat değerlendirmesinde dikkate alınır.

Zina nedeniyle boşanma davası hangi sürede açılmalıdır?

Zinanın öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde fiilden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır (TMK m.161). Bu süreler hak düşürücüdür ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır; devam eden bir ilişkide süre son eylemden itibaren işler.

6 aylık süre geçerse boşanma hakkı tamamen kaybolur mu?

Zina sebebine dayanma hakkı düşer; ancak aynı olaylar, süreye bağlı olmayan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanılarak yine ileri sürülebilir.

Aldatmayı affeden eş dava açabilir mi?

Affeden eşin, aynı olay nedeniyle zinaya dayalı dava hakkı yoktur (TMK m.161/3). Af açık olabileceği gibi davranışlarla da ortaya çıkabilir; affedildikten sonra yeni bir zina olursa yeniden dava açılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre affedildiğini söyleyebilmek için olayların hoşgörüyle karşılanması ve ortak hayatın yeniden kurulmuş olması gerekir (29.11.2022, 2020/727 E., 2022/1620 K.).

Eşimin telefonundan aldığım mesajlar delil olur mu?

Yargıtay, ortak kullanılan evde herhangi bir zorlama ya da şifre kırma olmadan ulaşılan verileri çoğunlukla delil olarak kabul ediyor. Buna karşılık casus yazılım kurularak ya da şifre kırılarak ulaşılan veriler hukuka aykırı delil sayılabilir, hatta suç oluşturabilir.

Gizli kamera, Ses kaydı veya Casus yazılımla toplanan deliller kullanılabilir mi?

Kural olarak hayır. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden bu kayıtlar hukuka aykırı delil sayılır ve TCK m.133–134 kapsamında suç oluşturabilir. Ani gelişen ve başka türlü belgelenemeyecek durumlar istisnai olarak değerlendirilebilir.

Otel kaydı zinanın ispatı için yeterli mi?

Yargıtay, eşin başka biriyle aynı otel odasında kalmasını zinayı gösteren güçlü bir karine sayar; bununla birlikte her dosya kendi şartları içinde ele alınır.

Aldatan eş nafaka alabilir mi?

Dava süresince tedbir nafakası kusura bakılmadan verilebilir. Boşanma sonrası yoksulluk nafakası için ise talep edenin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir; zinası ispatlanan ve daha ağır kusurlu olan eş genellikle yoksulluk nafakası alamaz.

Aldatan eş çocuğun velayetini alabilir mi?

Alabilir. Velayette belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır; zina tek başına velayetin hangi ebeveyne verileceğini belirlemez.

Zina mal paylaşımını etkiler mi?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde hâkim, zina yapan eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir (TMK m.236/2). Bu bir takdir yetkisidir, otomatik bir sonuç değildir.

Boşanma davası sürerken eşin biriyle birlikte olması zina sayılır mı?

Evet. Boşanma kararı kesinleşene kadar evlilik ve sadakat yükümlülüğü sürer. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar o davada kusur olarak dikkate alınamaz; bu olaya dayanarak yeni bir boşanma davası açılabilir (22.12.2010, 2010/636 E., 2010/680 K.).

Her iki eş de aldattıysa ne olur?

Her iki eş de zinaya dayanarak dava açabilir. Ancak tazminat için kusursuz ya da daha az kusurlu olmak gerektiğinden, karşılıklı zinada tazminat talepleri çoğu zaman sonuçsuz kalır.

Nişanlılık döneminde aldatma zina sayılır mı?

Hayır. Zina için geçerli bir evlilik gerekir. Nişanlılıkta aldatma nişanın bozulmasına yol açabilir; bu durumda nişanın bozulmasına ilişkin hükümlere göre hediyelerin iadesi ve tazminat istenebilir.

Dini nikâhlı eş zina davası açabilir mi?

Hayır. Yalnızca imam nikâhı hukuken evlilik sayılmadığı için zina nedeniyle boşanma davası açılamaz.

Zina davasında avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, dava avukatsız da açılabilir. Ancak süreler, delillerin hukuka uygunluğu ve talepler davanın sonucunu doğrudan etkilediği için hukuki destek almak hak kaybı riskini azaltır.

Kaynaklar

  • Nisanur Demirel, Zina sebebiyle boşanma davası ve sonuçları, Yüksek Lisans Tezi, Kırklareli Üniversitesi, 2026 (YÖK Tez No: 1026268).
  • Ezgi Yücel, Boşanmanın zina veya hayata kast sebebiyle gerçekleşmesi durumunda katılma alacağının belirlenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Çağ Üniversitesi, 2025 (YÖK Tez No: 981469).
  • Aleyna Gürses, Zina sebebiyle boşanma davasında üçüncü kişinin tazminat sorumluluğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Aydın Üniversitesi, 2025 (YÖK Tez No: 964015).
  • Oya İslam Tülbentçi, Türk hukukunda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası, Yüksek Lisans Tezi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, 2025 (YÖK Tez No: 958192).
  • Zeynep Şeyma Ceylan, “Yargıtay Kararları Işığında Zina Sebebiyle Boşanmada Manevi Tazminat İstemi”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2022, 17(1) – DergiPark
  • Beyza Dikici Çelik ve Mehmet Fahrettin Önder, “Türk Hukukunda Zina Sebebiyle Boşanmada Üçüncü Kişinin Tazminat Sorumluluğu”, SDÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2023, Sayı 46 – DergiPark
  • Leyla Müjde Kurt, “Aldatılan Eşin Eşinin İlişki Kurduğu 3. Kişiden Manevi Tazminat Talep Edip Edemeyeceği Meselesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, 67(4) – DergiPark