Numune Evler, Park Sk. NO:15 K:1 D:1, 31600 Dörtyol/Hatay

Şua İzni Alacağı – 2026

“Güncel mevzuata göre Şua İzni Alacağının niteliği ve unsurları hakkında hazırlanmış detaylı makaledir.

sua-izni-alacagi

Özellikle radyoloji uzmanları ve iyonlaştırıcı radyasyon ortamında görev yapan sağlık profesyonelleri için şua izni, vazgeçilmez bir özlük hakkı ve hayati bir sağlık koruma sağlayan bir kanuni haktır. Uygulamada “sağlık izni”, “radyasyon izni” veya doğrudan “şua izni” olarak adlandırılan bu hak; çalışanların, maruz kaldıkları iyonlaştırıcı radyasyonun biyolojik etkilerine karşı korunmasını amaçlayan özel bir dinlenme hakkıdır. Bu izin, sıradan bir yıllık izin türü olmayıp, iş sağlığı ve güvenliği ile doğrudan bağlantılı koruyucu bir hukuki mekanizma niteliği taşımaktadır.

Şua izni nedir

İyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan sağlık profesyonellerine sağlanan şua izni, mevcut yıllık izin haklarından bağımsız olarak sunulan, radyasyonun etkilerini minimize etmeyi amaçlayan bir dinlenme hakkıdır. Hukuki bakımından bu izin, radyasyonun vücut üzerinde yaratabileceği uzun vadeli etkileri azaltmayı amaçlayan, klasik yıllık izinlerden farklı ve daha özel nitelikte bir çalışmama dönemidir. Şua izninin temel mantığı; çalışanı radyasyon maruziyetinden belirli sürelerle uzaklaştırarak, işin doğasından kaynaklanan sağlık risklerini azaltmaktır.

Bu iznin temel niteliği, “çalışan lehine koruyucu” olmasıdır. Dolayısıyla şua izni bir lütuf değil, doğrudan mevzuattan doğan bir haktır. Özellikle radyoloji uzmanları, tıbbi görüntüleme teknisyenleri, anjiyo birimlerinde çalışanlar, nükleer tıp alanında görev yapanlar ve iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan diğer sağlık personeli bakımından bu izin, mesleğin doğal risklerinden birini dengelemek için tanınmıştır.

Şua izninine dair genel ilkeler

  • Günde 5 saat çalışma sınırı: Radyasyonla sürekli temas halinde olan personelin sağlığını korumak adına günlük mesai süresini net bir şekilde 5 saatle sınırlandırılmaktadır. Pazar tatiline ek olarak haftada bir öğleden sonranın daha dinlenmeye ayrılmasını yasal bir zorunluluk haline getiren bu düzenleme, belirlenen limitlerin ötesindeki her türlü çalışmayı doğrudan fazla mesai statüsünde kabul ederek hem çalışanın enerjisini hem de emeğinin karşılığını güvence altına almaktadır.
  • Haftalık 35 saat çalışma: 3153 sayılı Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1 Maddesi uyarınca İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu işlerde çalışan sağlık personelinin haftalık çalışma süresi 35 saattir (Y9.HD, 18/01/2022 T., 2021/12186 E., 2022/528 K.)

  • Haftalık 35 saati geçmeyen çalışmanın fazla çalışma sayılamaz: 3153 sayılı Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunda 30.01.2010 tarihinde yapılan değişiklik neticesinde, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu belirlendiğinden, Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamnamenin 21 inci maddesinde yer alan röntgen ve radyomla daimi olarak günde beş saatten fazla çalışılamayacağı gerektiği yönündeki düzenlemenin uygulama imkanı kalmamıştır (Y9.HD, 01/10/2022 T., 2016/25731 E., 2020/10166 K.)

  • Bir yıllık kıdem şartı burada da aranır: Yargıtay uygulamasına göre işçinin tam yıl oluşturmayan sürelerdeki çalışması bakımından şua iznine hak kazanması mümkün değildir. Tam yıl oluşturmayan süre bakımından şua izninin kıstelyevm usulüne göre hesaplanması doğru değildir.

    Radyoloji ve röntgen alanında çalışanların sağlığını korumak amacıyla verilen ve halk arasında “radyasyon izni” olarak da bilinen şua izni, kullanımı sıkı kurallara bağlanmış yasal bir haktır. Ancak bu hakkın doğması için en temel şart, tam bir çalışma yılının doldurulmuş olmasıdır. Yani yıllık izinden farklı olarak şua izni, çalışılan ay sayısına göre bölüştürülerek (kıstelyevm usulü) hesaplanamaz. Örneğin, 2 yıl 10 ay çalışan bir kişi, sadece tamamladığı o 2 tam yıl için şua iznine hak kazanır; geriye kalan 10 aylık süre bir yılı tamamlamadığı için bu süreye karşılık herhangi bir izin hakkı veya ücret talebi oluşmaz. Şua izninin kullanımında dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

    • Sağlık izni, yıl içinde fiilen çalışılan kontrollü alan süresine göre hesaplanır.

    • Doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin dönemleri şua izni için çalışma süresinden sayılmaz.

    • Sağlık izni bölünemez.

    • Bir sonraki yıla devredilemez.

    • İzin, ilgili yıl içinde kullandırılmalıdır.

    • Doz sınırı aşılmışsa izin derhal verilir. Özellikle Şua İzni bakımından bölünemezlik ilkesi çok önemlidir. 

Şua iznininden kimler yararlanabilir

Güncel mevzuata göre şua izninden (sağlık izninden) yalnızca iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda fiilen çalışan personel yararlanabilir; bu kapsamda radyoloji, nükleer tıp ve radyoterapi birimlerinde görev yapanlar ile anjiyo/skopi gibi işlemler nedeniyle gerçekten radyasyona maruz kalan hekim, teknisyen/tekniker ve diğer sağlık çalışanları yer alabilir. Buna karşılık sadece unvana sahip olmak yeterli değildir; fiili çalışma ve maruziyet aranır, bu nedenle MR, ultrason gibi iyonlaştırıcı olmayan cihazlarla çalışanlar veya kontrollü alanda fiilen çalışmayanlar bu haktan yararlanamaz.Bu kapsamda;

  • Radyoloji uzmanları
  • Radyoloji asistanları
  • Radyoloji teknikerleri / teknisyenleri
  • Nükleer tıp uzmanları ve nükleer tıp biriminde fiilen çalışan personel
  • Radyasyon onkolojisi çalışanları
  • Ağız, diş ve çene radyolojisi biriminde fiilen çalışan personel
  • Anjiyo, skopi, girişimsel radyoloji gibi iyonlaştırıcı radyasyon kullanılan işlemlerde fiilen görev alan hekim ve sağlık personeli
  • Kontrollü alanda düzenli olarak çalışan ve radyasyona maruz kalan diğer sağlık çalışanları
  • örneğin bazı ameliyathane personelihemşireler veya yardımcı sağlık personeli, şua izninden  yararlanabilir. Ancak bu durum somut çalışmaya ve maruziyete bağlıdır.

Danıştay’ın son kararlarında da, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışmayan veya iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmayan personelin bu haktan yararlanamayacağı vurgulanmıştır. 

“Mevzuat uyarınca radyasyon görevlisi sayılan personelin haftalık çalışma süresinden (35 saat), sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından faydalandırılmasının mümkün olduğu, buna karşılık radyoloji alanında ihtisas sahibi olmakla birlikte, radyoaktif ışınlarla fiilen çalışmayan ve radyasyona maruz kalmayan (diğer bir deyişle radyasyon görevlisi sayılmayan) personelin ise anılan haklardan yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı,” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/670 E. , 2023/2924 K.) 

Şua izni nasıl hesaplanır

Şua izninde hesaplama, öncelikle personelin yıl içinde kontrollü alanda kaç saat fiilen çalıştığının ortaya konulmasıyla başlar. Buradaki “fiili çalışma”, teorik görev tanımı veya kadro unvanı ile değil; gerçekten radyasyon kaynağının bulunduğu alanda geçirilen çalışma süresi ile ilgilidir. Bu nedenle personelin yalnızca birimde kadrolu olması ya da söz konusu serviste isim olarak görev yapması tek başına yeterli değildir. Esas olan, çalışmanın radyasyon maruziyeti doğuran koşullarda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitidir.

Bu tespit yapıldıktan sonra, bulunan toplam saat sayısı  İYONLAŞTIRICI RADYASYON VE RADYONÜKLİT KULLANILARAK SUNULAN SAĞLIK HİZMETLERİ HAKKINDA Yönetmelik’in EK-2 tablosundaki saat aralıklarıyla karşılaştırılır. Tablo sistemi, çalışma süresi arttıkça buna karşılık gelen izin gününü kademeli olarak artırır. Böylece sağlık izni, soyut ve eşit bir hak değil; maruziyetle orantılı, ölçülebilir ve kademeli bir koruma mekanizması olarak işler. Bu sistemin amacı, radyasyonun birikimli etkilerine karşı personeli korumak ve fiilen risk altında çalışanlara dinlenme imkânı sağlamaktır.

Şua izninde temel dönüşüm “saat → gün” şeklindedir. Personelin yıl içinde kontrollü alanda geçirdiği toplam saat, belirli zaman dilimlerine ayrılır ve her dilim bir izin gününe karşılık gelir. Uygulamada örnek olarak:

  • 0–50 saat fiili çalışma → 1 gün

  • 51–100 saat fiili çalışma → 2 gün

  • 101–150 saat fiili çalışma → 3 gün şeklinde kademeli bir artış sistemi bulunur. Bu mantık, çalışma süresi arttıkça izin hakkının da artmasını sağlar. Böylece kısa süreli maruziyet ile uzun süreli maruziyet arasında fark gözetilmiş olur. Radyasyonun etkilerinin birikimli olduğu düşünüldüğünde, bu kademeli sistemin iş sağlığı ve güvenliği amacına uygun olduğu söylenebilir.

Süre aralıkları ilerledikçe izin günü de artmaya devam eder ve en üst basamakta, örneğin 1451–1500 saat fiili çalışma için 30 gün sağlık izni öngörülür. Burada önemli olan, sayının rastgele bir takdir ürünü olmamasıdır. Tersine, süreler arasında önceden belirlenmiş düzenli artışlar vardır. Bu da şua iznini, klasik mazeret izinlerinden veya yıllık ücretli izin hesabından ayırır. Kısacası, bu hak “kaç gün işe gelindi” hesabından değil, “kaç saat radyasyonlu alanda fiilen çalışıldı” hesabından doğar.

Özetle şua izni hesaplaması şu sıra ile yapılmaktadır;

  1. Personelin bir takvim yılı içindeki kontrollü alan fiili çalışma süresi belirlenir.

  2. Doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin süreleri çalışma süresinden çıkarılır.

  3. Elde edilen toplam saat, EK-2 Sağlık İzni Tablosu’ndaki ilgili aralığa yerleştirilir.

  4. Tablodaki karşılık gelen gün sayısı kadar sağlık izni belirlenir.

  5. Doz sınırı aşımı varsa, izin ayrıca ve gecikmeksizin kullandırılır.

  6. İzin tek parça hâlinde uygulanır; bölünemez ve sonraki yıla devredilemez.

Yıllık İzin ile Şua İzni Birleştirilebilir mi

Şua izni ile yıllık izin aynı şey değildir. Ancak uygulamada bu iki izin türü peş peşe kullanılabilir. Buna rağmen şua izninin yıllık izin içinde eritilmesi, yıllık izin sayılması veya onun yerine ikame edilmesi hukuken doğru değildir. Şua izni, yıllık izin hakkına ek bir koruma mekanizmasıdır.

Şua izninin yıllık izinle karıştırılması, hakkın özünü zedeler. Çünkü yıllık izin genel bir dinlenme hakkıyken, şua izni özel bir sağlık koruma hakkıdır. Bu sebeple, işverenin veya idarenin “zaten yıllık izin kullandı” diyerek şua iznini kullandırmaktan kaçınması hukuka uygun değildir.

Özel Sektör ve Taşeron Çalışanlar İçin Karşılaştırma

Şua izni uygulaması, istihdam türüne göre farklı yasal zeminlere dayanır. Kamu personeli için süreç doğrudan 657 sayılı Kanun ve özel yönetmeliklerle yönetilirken; özel sektör çalışanlarında İş Kanunu hükümleri, iş sağlığı ve güvenliği standartları ve işçiyi koruma prensipleri belirleyici rol oynar.

Ancak radyasyonla çalışan özel sektör personeli için de koruyucu rejim tamamen ortadan kalkmış değildir. Radyasyon güvenliği yalnızca kamuya özgü bir alan değildir. Bununla birlikte, özel sektör çalışanları bakımından doğrudan 657 sayılı Kanun’daki bir aylık sağlık izni rejimi birebir uygulanmaz; talep, sözleşmesel ve yasal zemine göre değerlendirilir.

Taşeron çalışanlar bakımından da aynı temel ilke geçerlidir: unvan ya da alt işverenlik ilişkisi tek başına belirleyici değildir; önemli olan fiilen radyasyonla çalışılıp çalışılmadığı ve hangi mevzuatın uygulanacağıdır. Bu konuda işçi lehine yorum ilkesi ile iş sağlığı ve güvenliği normları birlikte değerlendirilmelidir.

Salt kadro unvanı her zaman yeterli değildir. Kişi radyoloji teknisyeni, radyoloji uzmanı veya benzeri bir unvana sahip olsa bile fiilen iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalıp kalmadığı önemlidir. Danıştay kararlarında da son dönemde, cihazın türü ve gerçek maruziyet durumu bakımından ayrım yapıldığı görülmektedir.

ŞUA İZNİ ALACAĞI SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

Şua izni alacağı iş sözleşmesi devam ederken istenebilir mi

Genel kural: Hayır, parasal olarak istenemez.

Yargıtay’ın açık yaklaşımı şudur: şua izni, tıpkı yıllık izin gibi bir dinlenme hakkıdır; bu yüzden iş sözleşmesi devam ederken bunun parasal değerinin ödenmesi talep edilemez. Çünkü iznin amacı para değil, dinlenmedir.

Bu konuda özellikle şu ayrım önemlidir:

  • İzin kullandırılma hakkı: Evet, işçi bunu isteyebilir.
  • İzin bedeli/alacak olarak para isteme hakkı: İş ilişkisi devam ederken kural olarak hayır.

Bu nedenle bir çalışan, “Bana bu yıl 30 gün şua izni kullandırmadınız, o halde parasını ödeyin” diyorsa, iş sözleşmesi devam ettiği sürece bu talep çoğu durumda hukuken güçlü değildir. Öncelikli talep, izin hakkının fiilen kullandırılması olmalıdır.

İş sözleşmesi sona erdiğinde şua izni alacağı doğar mı

Burada cevap, somut duruma göre evet, alacak tartışması doğabilir şeklindedir.

Fesih sonrası, kullanılmayan izin hakkı artık fiilen kullandırılamaz hale gelir. Bu durumda bazı yargı kararlarında, işverenin işçiye şua izni ücreti ödemesi, işçinin bu hakkı kazandığını gösteren bir kabul davranışı olarak değerlendirilmiştir. Özellikle 7. Hukuk Dairesi kararında, işverenin fesihten sonra şua izin ücreti ödemesinin, çalışanın zararlı ışınlara maruz kalacak şekilde çalıştığını kabul ettiği belirtilmiştir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır:
Şua izni, her durumda otomatik olarak “yıllık izin ücreti gibi” doğrudan paraya çevrilen bir alacak değildir. Fesih sonrası talep edilebilmesi için:

  • gerçekten hak edilmiş olması,
  • kullandırılmamış olması,
  • dayanak mevzuatın ve iş ilişkisinin niteliğinin buna elverişli olması gerekir.

Dolayısıyla fesih sonrası talep mümkündür; fakat somut olay incelemesi şarttır.

Şua izni ile ilgili en sık yapılan hata nedir

Şua izni kazanımında temel kriter unvan değil, fiili çalışma ve radyasyon maruziyetidir. Bu iznin yıllık izinle karıştırılması veya bir sonraki yıla devredilmesi hukuken mümkün değildir; güncel yargı kararları ve mevzuat, hakkın bölünmezliğini ve devredilemezliğini net bir şekilde vurgular.

Şua izni ALacağında Hangi deliller önemlidir

Şua izni alacağı davalarında mahkemeler varsayımlarla değil, somut verilerle hareket ettiği için doğru delil zincirini kurmak davanın temel taşıdır. Çalışanın radyasyon riskine ne ölçüde maruz kaldığını teknik olarak belgeleyen dozimetre kayıtları ve bu çalışmanın sürekliliğini kanıtlayan vardiya çizelgeleri ile puantaj kayıtları, ispat sürecinin merkezinde yer alır. Görev tanımı belgeleriyle kişinin fiilen riskli alanda çalıştığının netleştirilmesi ve işverenin geçmiş izin kayıtlarının incelenmesi, hakkın kullandırılmadığını ortaya koyan en net göstergelerdir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, teknik verilerle desteklenen bilirkişi raporları bu süreçte nihai belirleyici rolü üstlenerek hak kaybının önüne geçer.

Dozimetre Kayıtlarının Önemi

Hukuken şua izni hakkının kazanılabilmesi, personelin salt kadro unvanına veya görev yaptığı birimin ismine dayanmaz; temel şart, kontrollü alanlarda fiili olarak radyasyon riskine maruz kalınmasıdır. Bu nedenle, resmiyette radyoloji kadrosunda bulunmasına rağmen iyonize ışınlarla hiçbir teması olmayan bir çalışan ile mobil röntgen ve girişimsel radyoloji gibi cihazlarla sahada aktif olarak görev alan personelin hukuki durumu, maruziyet gerçeği göz önüne alınarak birbirinden tamamen farklı bir zeminde değerlendirilmektedir.

Dozimetre kayıtları bu noktada çok önemli bir delildir. Maruziyetin teknik kanıtı çoğu zaman bu kayıtlarda yer alır. Bunun yanında görev çizelgeleri, puantaj kayıtları, nöbet listeleri, cihaz kullanım çizelgeleri, çalışma alanı kayıtları ve sağlık tarama raporları da ispat açısından önem taşır.

Yargıtay, bilirkişi raporları ile dozimetre takip formlarını birlikte değerlendirerek çalışanın zararlı iyonlaştırıcı radyasyona maruz kaldığı sonucuna varabilmektedir. Bu yaklaşım, şua izninin soyut bir unvana değil, somut maruziyete dayalı bir hak olduğunu göstermektedir.

Şua izni alacağı ile yıllık izin alacağı arasındaki farklar nelerdir

Şua izni ile yıllık izin benzer şekilde ifade edilse de hukuki niteliği aynı değildir. Şua izni ve yıllık arasındaki benzerlikler şu şekildedir;

  • İkisi de dinlenme hakkıdır.
  • İşçinin/yetkilinin sağlığını korumayı amaçlar.
  • Kullanılmadığında tartışma doğabilir.
Şua izni ve yıllık arasındaki farlılıklar şu şekildedir;
  • Yıllık izin, İş Kanunu’nda açık ve genel bir haktır.
  • Şua izni, belirli iş ve maruziyet türlerine özgü özel bir haktır.
  • Şua izninin parasal karşılığına ilişkin yorum, daha çok özel mevzuat ve içtihatla şekillenir.
  • Yıllık izin alacağı çoğu zaman fesih sonrası doğrudan ücret alacağına dönüşebilirken, şua izninde maruziyetin ve hakkın doğumunun ayrıca ispatı gerekir.

Bu nedenle şua izni alacağında, “yıllık izin gibi otomatik hesaplanır” demek eksik olur; ama Yargıtay’ın yaklaşımı, hesaplama metodunda yıllık izin mantığından tamamen kopuk değildir. Nitekim bazı kararlar yıllık izin ücreti gibi hesaplanması gerektiğini ifade eder.

Şua İzni ile İlgili Önemli Yargıtay Kararları

Şua izninin yıllık izinden ayrı bir dinlenme hakkı olduğu

  • Şua iznini hukuki dayanağı, “… ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname”nin 3. maddesidir. “Hastanelerde, röntgen ve radyom ile tam müddetle çalışılan birimlerde “…her röntgen mütahassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir” denilerek bu gibi müesseselerde çalışan sağlık personelinin yıllık ücretli izin süresi dışında ayrıca dört haftalık ek tatil hakkı olduğu belirtilmiştir. Dairemizce, şua izninin yıllık izinden bağımsız ayrı bir dinlenme hakkı olduğu kabul edilmektedir.(9. Hukuk Dairesi 2016/16118 E. , 2016/12597 K. 

 Şua izni alacağında hesaplamanın “tek ücret” üzerinden yapılması

  • Hükme esas alınan bilirkişi raporunda şua izni dönem ücreti üzerinden ancak iki kat olarak hesaplanmıştır. Dairemizin uygulamalarına göre şua izni yıllık izinden ayrı olarak yılda dört hafta dinlenme hakkı olup, yıllık izin ücreti gibi hesaplanmalıdır. Şua izni hesabının iki kat olarak yapılması yasaya uygun değildir. Şua izni alacağı bakımından son ücret üzerinden ve bir katı olarak hesaplama yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.(9. Hukuk Dairesi 2015/28601 E. , 2018/22428 K.) 

 işverenin sonradan ödeme yapmasının kabul anlamına gelmesi

  • Bilirkişi raporundaki tespitler ve dozimetre takip formları dikkate alındığında, davacının insan sağlığı için zararlı iyonlaştırıcı radyasyon ışınlarına maruz kaldığının kabulü gerekir. Kaldı ki, işveren fesihten sonra davacıya şua izin ücreti ödemekle onun zararlı ışınlara maruz kalacak şekilde çalıştığını ve şua iznine hak kazandığını kabul etmiştir. Bu itibarla mahkemenin kabulü isabetli değildir. Davacının şua izin alacağı hüküm altına alınmalıdır. Ancak, şua izni, insan sağlığına zararlı iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan çalışanların yıllık izin haricinde dinlenerek zararlı ışınları vücutlarından atmaları için verilen ek bir izin olduğundan, tıpkı yıllık izin gibi iş sözleşmesinin devamı sırasında parasal değerinin talep edilmesi mümkün değildir.(7. Hukuk Dairesi 2016/15877 E. , 2016/16178 K.)

Şua izni iş ilişkisi devam ederken alacak muaccel olmaz

  • Şua izni yıllık izinden ayrık olarak Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname ile sağlanan dinlenme hakkı olup çalışırken ücrete dönüşmesi mümkün olmadığından ve yıllık izin gibi son ücretten hesaplandığından iş sözleşmesinin devam ettiği sürede muaccel olması ve zamanaşımına uğraması söz konusu olmaz. Bu nedenle, şua izninin tüm çalışma süresi için hesaplanarak hüküm altına gerekirken zamanaşımı def’iyle sınırlandırılarak karar verilmesi hatalıdır.(9. Hukuk Dairesi 2020/5049 E. , 2021/5141 K.)

Bölünerek kullandırılan şua izinlerinde mahsup yapılması gerektiği

  • Başka bir ifadeyle dosyada mübrez belgelerle sabit olduğu üzere önceki yıllarda bölünerek kullandırılan şua izni dönemlerinde, davacıya çalışmadığı o günler için de dönem ücreti üzerinden ücret ödemesi yapılmıştır. Her ne kadar şua izni bölünemez ise de davacının parça parça kullandığı şua izinlerinin ait olduğu aylarda, o izin dönemlerinde ödenen ücret miktarlarının davacının sekiz yıl üzerinden hesaplanan toplam şua izni alacağından mahsubu gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.( 9. Hukuk Dairesi 2022/8406 E. , 2022/14932 K.)

Şua izni alacağında iki kat hesaplama yapılamayacağı

  • Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin 24 üncü maddesinde “Bu gibi müesseselerde, her röntgen mütahassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, şua izninin bölünemeyeceği, davacının tam yıl oluşturmayan sürelerdeki çalışması bakımından şua iznine hak kazanamayacağı, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, yıllık ücretli izin konusunda İlk Derece Mahkemesinin vardığı sonucun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.(9. Hukuk Dairesi 2022/4383 E. , 2022/5668 K.) 

Şua izni alacağında parça parça kullanılan izinlerin mahsup edilmesi gerektiği

  • Dosyaya sunulmuş izin formlarında kullanıldığı belirtili izin sürelerinin, şua izni ücreti hesabında nazara alınmaması hatalı olmuştur. Ayrıca, her ne kadar ilgili tüzük maddesi uyarınca, dört haftalık iznin aralıksız kullandırılması gerekli ise de, bu düzenleme, izin ücreti alacağı hesaplamasına esas kullandırılmayan toplam izin süresinin belirlenmesinde, parça halinde kullandırılan izin sürelerinin mahsup edilmesine engel değildir. Anılan sebeple, işçinin kullandığı izin sürelerinin mahsup edilmesiyle bakiye kullandırılması gerekli izin süresi belirlenmeli ve karşılığı şua izni ücreti alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.(22. Hukuk Dairesi 2015/3736 E. , 2015/9536 K.)

Şua izni alacağı ve tam yıl oluşmayan çalışma süresinde hak kazanma tartışması

  • 16.07.1999 tarih ve 99/13116 kararname ekinde 3. madde “röntgen, radyum ve benzeri işlerde çalışan ve fiilen şuaya maruz kalan işçilere yılda otuz gün şua izni verilir” hükmünü içermektedir.(22. Hukuk Dairesi 2012/29622 E. , 2013/27698 K.) 

makalenin özeti

Şua izni, radyoloji çalışanlarının özlük hakları içinde en kritik koruma mekanizmalarından biridir. Güncel mevzuat, bu hakkı özellikle kontrollü alanlarda fiilen çalışma, iyonlaştırıcı radyasyon maruziyeti ve doz limitleri ekseninde düzenlemektedir. Kamu personeli bakımından 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi, radyoaktif ışınlarla çalışan personele yıllık izne ek olarak bir aylık sağlık izni tanımaktadır. Güncel yönetmelik ise bu hakkı süre, kullanım ve teknik maruziyet ölçütleri üzerinden somutlaştırmaktadır.

Yargı kararları, şua izninin özünde bir dinlenme ve koruma hakkı olduğunu; iş ilişkisi devam ederken parasal karşılığının istenemeyeceğini, ancak fesih sonrası alacak tartışmasının somut delillerle birlikte değerlendirilebileceğini göstermektedir. Danıştay’ın son dönemdeki yaklaşımı, fiilen radyasyonla çalışma unsurunu daha sıkı biçimde sorgulamakta; unvan ile fiili maruziyet arasındaki farkı ön plana çıkarmaktadır.

Özetle: Şua izni, radyasyonla çalışan personel için sadece bir izin değil, iş sağlığı ve güvenliği temelli vazgeçilmez bir koruma hakkıdır; ancak bu hakkın kapsamı ve alacağa dönüşmesi, somut çalışma koşulları, fiili maruziyet ve güncel mevzuat ışığında ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Call Now Button