Ceza Hukuku

Cezaevi Yemek Borcu İtiraz Dilekçesi Örneği (İaşe Bedeli Ödeme Emri İptali)

Cezaevi yemek borcu itiraz dilekçesi örneği: iaşe bedeli ödeme emrinin iptali için adli yardım ve yürütmeyi durdurma talepli dilekçe ve doldurma rehberi.

Cezaevi yemek borcu itiraz dilekçesi: parmaklıklı cezaevi hücresi penceresi
Av. Emin Parlak

Av. Emin ParlakSon güncelleme:

Adli Yardım Taleplidir.
Duruşma Taleplidir.
Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.

[……] NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİNE

DAVACI : [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]

VEKİLİ : [Varsa vekilin adı, adresi]

DAVALI : [……] Defterdarlığı
Düzenleme Tarihi : [……]
Ana Takip Dosya Numarası : [……]
Ödeme Emri Tutarı : [……]
Tebliğ Tarihi : [……]

TALEP KONUSU : Adli yardım talebimizin kabulü ile [……] Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen yukarıda içeriği yazılı olan, ancak yasal dayanağı olmayan ve açıkça hukuka aykırı nitelik arz eden yiyecek bedeli ödeme emrinin duruşma açılarak iptali ve idarece ödeme emrine yönelik takip işlemlerinin yapılmasının telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açma ihtimali nedeniyle nihai karar verilinceye kadar öncelikle “yürütmenin durdurulması” kararının verilmesi ve ödeme emrinin duruşma açılarak iptali istemli dava dilekçesidir.

ADLİ YARDIM TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA : Müvekkilim uzun süredir cezaevinde bulunmaktadır. Bu manada fiili bir ekonomik gücü yoktur. Müvekkilin mameleğinde menkul ya da gayrimenkul hiçbir değer bulunmamaktadır. Müvekkilin hiçbir geliri olmamakla birlikte hiçbir malvarlığı da bulunmamaktadır. Dahası cezaevinde kaldığı süre boyunca da herhangi bir geliri olmamıştır. Kendisinin ödeme gücü bulunmamaktadır. Dolayısıyla yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücü olmadığından adli yardım talebinde bulunmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT : 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 2. maddesinde; “Her mahkûm cezaevinde bulunduğu müddetçe yiyecek bedelini ödemeye mecburdur. Bu yiyecek bedelleri cezaevleri idarelerince altı ayda bir bordro yapılarak tahakkuk ettirilir. Mahkûmiyetleri altı aydan aşağı olan mahkûmlara ait bordrolar salıverilecekleri tarihten bir hafta evvel yapılır. Bordrolar mahkûmlara da tebliğ olunur. Tahakkuk ettirilen yiyecek bedelleri mahkûmlar tarafından ödenmezse, Cumhuriyet Müddeiumumilikleri tarafından kendilerinin ikametgahı belediyeleri ve belediye teşkilatı olmıyan yerlerde bağlı bulundukları kaymakam veya nahiye müdürlükleri marifetiyle borçlarını ödemeye muktedir olup olmadıkları tahkik olunur. İktidarları anlaşıldığı halde borçlarını ödemiyenlerden Cumhuriyet Müddeiumumiliklerinin iş’arı üzerine Maliye dairelerince Tahsili Emval Kanunu hükümleri tatbik olunarak borçlar tahsil olunur. Yiyecek bedellerinden doğan alacaklar mahkûmiyetin hitamı tarihinden başlamak üzere beş senelik müruruzamana tabidir. İşyurtlarında çalıştırılanlar ile ödeme gücü olmadığı anlaşılanlardan yiyecek bedelleri alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi olduğu, amme borçlusunun isterse borcunu belli zamanlardan önce de ödeyebileceği kuralı getirilmiştir.

6183 sayılı Yasanın 55. maddesi; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesi de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan idare/vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabileceği hükmüne amirdir.

AÇIKLAMALAR : Müvekkilin yiyecek bedelini ödeme gücü bulunmadığı için böyle bir borcu yoktur. Ayrıca ödeme emri düzenlenebilmesi için kamu alacağının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Oysa kamu alacağı hukuka uygun olarak kesinleştirilmeden doğrudan ödeme emri düzenlenmiş olup bu durum açıkça hukuka aykırıdır. Şöyle ki:

1-) Mevzuat Gereği Olarak Bordro Yapılmak Suretiyle Tahakkuk Ettirilmeden Düzenlenen Ödeme Emri Hukuka Aykırıdır

Yukarıda yer verilen 2548 sayılı Kanun hükmünde açıkça düzenlendiği üzere, yiyecek bedellerinin cezaevi idarelerince altı ayda bir düzenlenecek bordroya bağlanması gerekir. Öte yandan, bu bordronun mahkuma tebliği de şart koşulmuştur. Kanunun bu şartı koymasının amacı açıktır: Mahkum, kendisine tebliğ edilen bordroyu inceleyip bir itirazı olup olmadığını değerlendirebilmeli ve isterse bunu idareye bildirebilmelidir. Bu bordroda yer alan bilgiler (verilen yemeğin çeşidi, masraf kalemleri vs.) gerçeği yansıtmıyor ya da eksik olabilir. Ancak müvekkile böyle bir bordro tebliğ edilmemiştir. 6 ayda bir düzenlenmesi gereken bordro müvekkile tebliğ olmuş olsaydı bu itirazlarını bildirme şansına sahip olacaktı. Aradan geçen uzun süreden sonra bu incelemenin yapılıp itirazın bildirilmesi artık fiilen mümkün değildir.

Dolayısıyla anılan mevzuat uyarınca bordro yapılmak suretiyle tahakkuk ettirilmeden düzenlenen dava konusu ödeme emri hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan iptali gerekir.

2-) Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması Yapılmadan Düzenlenen Ödeme Emri Hukuka Aykırıdır

Yine Kanunda açıkça düzenlendiği üzere yeme içme bedellerinin vergi dairesince takibinin yapılabilmesi için öncelikle kişinin sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılması ve eğer ödeme gücü yoksa ödeme emrinin düzenlenmemesi gerekmektedir. Ayrıca, gerekli araştırma yapılmış olsaydı, müvekkilimin dava konusu ödeme emrindeki bedeli ödeyecek maddi gücünün de bulunmadığı, dolayısıyla böyle bir borcunun olmayacağı anlaşılacaktı.

Dolayısıyla, ilgili mevzuat uyarınca gerekli araştırma yapılmadan ve müvekkilimin söz konusu yemek bedelini ödeyecek maddi gücünün olmadığı hususu da dikkate alınmadan düzenlenen dava konusu ödeme emri hukuka aykırı olduğundan iptali gerekir.

3-) 6183 Sayılı Yasa Uyarınca Usulüne Uygun Tahakkuk Ettirilmeden Düzenlenen Ödeme Emri Hukuka Aykırıdır

Öte yandan, 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarda belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günü olduğu belirtilmiştir.

Buna göre, öncelikle usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilen bir amme alacağı bulunmalı (somut olayda usulüne uygun tahakkuk ve tahkikat yapılmamıştır), akabinde ödeme emri düzenlenmeden önce borçluya ödeme için en az bir ay süre verilmelidir. Nitekim ödeme emrine konu amme alacakları; usulüne uygun olarak kesinleşen (tahakkuk eden) ve süresinde ödenmeyen amme alacaklarıdır. Halbuki somut olayda usulüne uygun olarak tahakkuk yapılmadığı gibi ödeme için süre de verilmemiştir. Söz konusu borç sistemden müvekkil hesabına işlenmiştir.

Bu nedenle, 6183 sayılı Yasa uyarınca usulüne uygun tahakkuk ettirilmeden düzenlenen dava konusu ödeme emri hukuka aykırı olduğundan iptali gerekir.

4-) Kamu Alacağı Kesinleşmeden Ödeme Emri Düzenlenmiştir

Ödeme emri 6183 sayılı kanunda öngörülen cebren tahsil ve takip usullerinden birisidir ve bu haliyle, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte, yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik veya değişik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen idari işlemlerden farklılık arz etmektedir. Kesinleşmiş amme alacağının tahsil ve takibi için düzenlenen ödeme emri, daha önce tesis edilmiş bir idari işlemin gereğinin yerine getirilmesi, başka bir ifadeyle kesinleşmiş bir kamu alacağının tahsili amacıyla tesis edilmiş idari işlemin icrasına yönelik yeni bir işlemdir.

Ödeme emri idarenin tek yanlı bir işlemidir ve bu nedenle idari davaya konu edilebilir; kanun da bu işlemi çok sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Bu çerçevede, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun amir hükümlerine göre ilgili kamu alacağının ödeme emri ile takip edilebilmesi için, amme alacağının usulüne uygun kesinleşmesi ve vadesinde ödenmemiş olması ile ödeme emrinden önceki sıralı işlemlerin de hukuka uygun şekilde tesis edilmiş olması gerekmektedir. Yukarıda ayrıntısıyla anlatıldığı gibi, usulüne uygun tahakkuk ettirilmemiş bir kamu alacağı kesinleşmiş sayılamaz.

Özel kanun olan 2548 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen usul uygulanmadan yiyecek bedellerinin tahsili için ödeme emri düzenlenemez. Cumhuriyet savcılıklarınca gelir durumu tahkikatı yapılmadan ve yapılacak tahkikat sonrası ödeme gücünün varlığı anlaşılmadan kamu alacağının kesinleştiği ileri sürülemez. Söz konusu tahkikat sonucu ödeme gücü olmadığının anlaşılması halinde yiyecek bedellerinin tahsil edilmeyeceği yasanın açık amir hükmüdür.

Davaya konu olayda ise yukarıdaki işlemler yapılmamıştır. Kanuna göre bu durumda veya yanlış bir tespitin varlığı halinde borç usulüne uygun doğmamaktadır. Dolayısıyla özel yasada öngörülen tahkikat usulü uygulanmadan kamu alacağı kesinleşmeyeceğinden söz konusu alacak için ödeme emri düzenlenmesi hukuka aykırı olup iptali gerekir.

5-) Müvekkilim uzun süredir cezaevinde bulunmaktadır. Bu manada fiili bir ekonomik gücü yoktur. Müvekkilin mameleğinde menkul ya da gayrimenkul hiçbir değer bulunmamaktadır. Müvekkilin hiçbir geliri olmamakla birlikte hiçbir malvarlığı da bulunmamaktadır. Dahası cezaevinde kaldığı süre boyunca da herhangi bir geliri olmamıştır. Bu itibarla yasanın hiçbir buyruğu ikmal edilmeden gönderilen ödeme emri kabul edilemez. “Borcum yoktur” kapsamında olan bu vaziyet sebebiyle mezkûr işlemin iptali suretiyle kaldırılması gerekmektedir.

6-) Yürütmenin Durdurulması İstemine İlişkin Olarak

Alacaklı kamu idaresinin tek taraflı idare açıklaması ile düzenlenen, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olan ödeme emrine karşı dava açma hakkının varlığı, cebri icra sürecinin başındayken ortaya çıkabilecek ve sonuçları kişisel bakımdan bir hayli ağır olabilecek hukuka aykırılıkları gidermek bakımından son derece önemlidir. Kamu hukukunda bir alacağın hukuken doğabilmesi, kanunlarda düzenlenen kurallara uygun olarak işlem tesisi ve bu işlemin yine usulüne uygun olarak ilgilisine duyurulması ile olur. Maddi olayda kanuna ve usule uygun şekilde kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir borcun varlığından bahsedilemeyeceğinden, takip ve tahsili cihetiyle düzenlenen dava konusu ödeme emri açıkça hukuka aykırı olup, kendisinin de düzenli bir gelirinin olmadığı müvekkilin durumu dikkate alındığında cebri takip işlemlerine devam edilmesi maddi açıdan telafi güç veya imkânsız zararlar doğuracağı da Mahkemenizin takdirindedir.

HUKUKİ NEDENLER : 2548 sayılı Kanun, 2576, 2577, 2575 sayılı Kanunlar ile sair ilgili mevzuat.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re’sen belirlenecek hususlar dikkate alınarak;
1-) Adli yardım talebimizin kabulüne,
2-) Dava konusu […] düzenleme tarihli […] Ana Takip Dosya numaralı ödeme emrinin duruşma açılarak iptaline; öncelikle dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına,
3-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. […/…/20…]

Davacı Vekili / Davacı
[Ad Soyad – İmza]

EKLER: Vekâletname (varsa), Dava konusu ödeme emri ve tebliğ belgesi, Örnek kararlar

Cezaevi yemek borcu itiraz dilekçesi, ceza infaz kurumunda kalınan süre için istenen yiyecek bedeli (iaşe bedeli) nedeniyle gönderilen ödeme emrinin iptali amacıyla idari yargıda açılan davanın dilekçesidir.

Cezaevi Yemek Borcu İtiraz Dilekçesi Örneği

Bordro tebliğ edilmeden, ödeme gücü araştırılmadan ya da alacak kesinleşmeden gönderilen emrin bu yolla iptali istenebilir.

Borcun nasıl doğduğu, kimlerden alınamayacağı ve nasıl sorgulanacağı cezaevi yemek borcu ve iaşe bedeli rehberimizde ayrıntılı olarak yer alıyor.

Yukarıdaki metin, avukat aracılığıyla açılan bir davada kullanılan dilekçenin kişisel ve dosyaya özgü bilgileri çıkarılmış hâlidir. Köşeli parantez içindeki alanları kendi dosyanıza göre doldurun.

Cezaevi Yemek Bedeli Nedir, Nasıl Tahsil Edilir?

Cezaevi yemek bedeli (iaşe bedeli ya da yiyecek bedeli), hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunduğu süre boyunca kendisine verilen yemeğin karşılığı olarak devletin talep ettiği bir kamu alacağıdır. Dayanağı, 2548 sayılı Ceza ve Tevkif Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 2. maddesidir; tahsilinde ise 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Kanun, cezaevi yemek bedelinin tahsilini sıralı adımlara bağlamıştır:

  1. Bordro: Ceza infaz kurumu idaresi, hükümlünün yiyecek bedelini altı ayda bir bordroya bağlayarak tahakkuk ettirir. Cezası altı aydan kısa olan hükümlü için bordro, tahliyesinden bir hafta önce hazırlanır.
  2. Tebliğ: Bordro hükümlüye tebliğ edilir; hükümlü böylece kendisinden istenen bedeli ve kalemlerini görme imkânı bulur.
  3. Ödeme gücü araştırması: Bedel ödenmezse Cumhuriyet başsavcılığı, hükümlünün yerleşim yerindeki belediye ya da belediye teşkilatı olmayan yerlerde kaymakamlık aracılığıyla borcu ödeyip ödeyemeyeceğini araştırır.
  4. Vergi dairesine bildirim: Ödeme gücü olduğu anlaşıldığı hâlde borcunu ödemeyen hükümlü için başsavcılık durumu bildirir; vergi dairesi alacağı 6183 sayılı Kanun’a göre takibe alır ve ödeme emri gönderir.

Yukarıdaki dilekçede ileri sürülen gerekçelerin çoğu, bu adımlardan birinin atlanmış olmasına dayanır.

Cezaevi Yemek Bedeli Kimlerden Alınmaz?

2548 sayılı Kanun’a göre iki grup hükümlüden yiyecek bedeli alınmaz:

  • İşyurtlarında çalıştırılanlar: Ceza infaz kurumunun işyurdunda çalıştırılan hükümlüden bu bedel istenmez.
  • Ödeme gücü bulunmayanlar: Cumhuriyet başsavcılığının yaptırdığı araştırmada ödeme gücü bulunmadığı anlaşılan hükümlüden de yiyecek bedeli alınmaz. Geliri ve malvarlığı olmayan kişi için bu istisna, ödeme emrine karşı açılacak davanın çoğu zaman temel dayanağıdır.

Ödeme gücü araştırması hiç yapılmadan ya da gelir durumunuz gerçekten incelenmeden başlatılan takip bu istisnayı fiilen devre dışı bırakır; dilekçedeki 2 numaralı gerekçe tam olarak bu duruma yöneliktir.

Dilekçeyi Hazırlamadan Önce Bilinmesi Gerekenler

  • Süre: Ödeme emrine karşı dava, tebliğden itibaren 15 gün içinde açılmalıdır. Ödeme emrinin tebliğiyle başlayan bu on beş gün hak düşürücü niteliktedir; süre geçirilirse hak kaybı doğar.
  • Seçenekler: Ödeme emrini alan kişinin önünde üç yol vardır: Borcu ödemek, ödemeyecekse mal bildiriminde bulunmak ya da borca itiraz ederek dava açmak.
  • Görevli mahkeme: Örnek dilekçe idare mahkemesine hitaben hazırlanmıştır. Ödeme emrine karşı davalarda görevli mahkeme alacağın türüne göre belirlenir: vergi, resim ve harç gibi mali yükümlülükler için gönderilen ödeme emrinde görevli mahkeme vergi mahkemeleri olup idari para cezaları ve ecrimisil için gönderilen ödeme emrindeki görevli mahkeme ise idare mahkemeleridir. Dilekçeyi vermeden önce görevli mahkemeyi dosyanıza göre kontrol edin.
  • Yürütmenin durdurulması: Dava açmak tahsilatı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme bir karar verinceye dek idare, ödeme emrine dayanarak takibe devam edebilir. Bu yüzden yürütmenin durdurulması dilekçede ayrıca istenir.
  • Adli yardım: Yargılama giderlerini karşılayacak durumda olmayan davacı, dilekçede adli yardım talep edebilir; gerekçesi ayrı bir başlık altında açıklanır.

Dilekçede Hangi Gerekçeler İleri Sürülür?

GerekçeDayanak
Bordronun düzenlenmemesi veya hükümlüye tebliğ edilmemesi2548 sayılı Kanun m. 2
Ödeme gücü araştırması yapılmaması2548 sayılı Kanun m. 2
Bir aylık ödeme süresi verilmemesi6183 sayılı Kanun m. 37
Alacak kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmesi6183 sayılı Kanun m. 55 ve 58
Mahkûmiyetin bitiminden itibaren beş yılın geçmesi2548 sayılı Kanun m. 2

Kesinleşme şartı yargı kararlarında da aranır: “Danıştay başka bir kararında, ilam harcına ilişkin mahkeme kararının temyiz aşamasında olduğu için borç kesinleşmeden düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.”1

Ödeme gücü istisnası ise 2548 sayılı Kanun’a sonradan eklenmiştir. 2001 yılında maddede yapılan değişiklikle, işyurtlarında çalıştırılan kişiler ve ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılanlar bu bedeli ödemekten muaf tutulmuştur.

Dilekçe Nasıl Doldurulur?

  1. Mahkeme: Ödeme emrini düzenleyen tahsil dairesinin bağlı olduğu yerdeki görevli mahkemeyi yazın; görevli mahkemeyi yukarıda anlatıldığı gibi dosyanıza göre kontrol edin. Görevli yer vergi mahkemesiyse başlıktaki idare mahkemesi ifadesini buna göre değiştirin.
  2. Davacı ve vekil: Dava avukatsız açılacaksa vekil satırını silin; metindeki “müvekkil” ifadelerini “davacı” ya da birinci tekil şahıs olarak değiştirin.
  3. Davalı ve ödeme emri bilgileri: Ödeme emrini düzenleyen vergi dairesini, bağlı olduğu defterdarlığı, düzenleme tarihini, takip dosya numarasını, tutarı ve tebliğ tarihini ödeme emrinden aynen aktarın.
  4. Gerekçeler: Dosyanızda gerçekleşmeyen gerekçeyi çıkarın. Örneğin bordro size tebliğ edildiyse 1 numaralı gerekçeyi kullanmayın; zamanaşımı dolmuşsa bunu ayrı bir başlık olarak ekleyin.
  5. Ekler: Ödeme emrini ve tebliğ belgesini mutlaka ekleyin; gelir durumunuzu gösteren belgeler adli yardım talebini destekler. İşyurdunda çalıştıysanız bunu gösteren infaz kurumu yazısını da belgeler arasına koyun.
  6. İmza ve tarih: Dilekçeyi imzalayıp tarih atın ve dava süresi dolmadan mahkemeye verin.

Cezaevi Yemek Bedeli Ödenmezse Ne Olur?

Ödeme emri tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde yiyecek bedeli ödenmez, mal bildiriminde bulunulmaz ve dava da açılmazsa emir kesinleşir. Bu durumda vergi dairesi, 6183 sayılı Kanun’daki haciz gibi cebren tahsil yollarına başvurabilir; vadesinde ödenmeyen alacağa gecikme zammı da uygulanabilir.

Bu nedenle ödeme emrini aldığınızda tebliğ tarihini not edin ve süre dolmadan karar verin. Yiyecek bedeli borcu size ait değilse ya da 2548 sayılı Kanun’daki adımlar izlenmemişse ödeme emrinin iptali için dava açabilirsiniz; dava açmak tek başına tahsilatı durdurmayacağı için yürütmenin durdurulmasını da talep edin.

Cezaevi Yemek Borcu İtiraz Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ödeme emrine karşı dava süresi ne kadardır?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılırsa dava yolu kapanabilir.

Dava açınca haciz ve tahsilat durur mu?

Kendiliğinden durmaz. Tahsilatın durması için mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi gerekir; bu nedenle talep dilekçede açıkça yer almalıdır.

Avukat olmadan dava açılabilir mi?

Evet, dilekçe kişinin kendisi tarafından da verilebilir. Ancak gerekçelerin dosyanın özelliklerine göre seçilmesi ve sürenin kaçırılmaması önemlidir.

Adli yardım istenebilir mi?

Yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücü olmayan davacı adli yardım talep edebilir. Talebin gerekçesi dilekçede ayrı bir başlık altında açıklanır.

Zamanaşımı dolmuşsa ne yapılmalı?

Yiyecek bedelinden doğan alacaklar mahkûmiyetin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre geçtikten sonra gönderilen ödeme emrine karşı zamanaşımı gerekçesiyle dava açılabilir.

Cezaevi yemek bedeli nereye ödenir?

Yiyecek bedeli borcu, ödeme emrini gönderen vergi dairesine ödenir. Ödemeyi, emirdeki bilgilerle dairenin kabul ettiği kanallardan yapabilirsiniz.

İşyurdunda çalışan hükümlüden yemek bedeli alınır mı?

Hayır. 2548 sayılı Kanun, işyurtlarında çalıştırılanlardan yiyecek bedeli alınmayacağını açıkça düzenler. Çalıştığınız hâlde sizden yiyecek bedeli istendiyse ceza infaz kurumundan çalıştığınız dönemi gösteren bir yazı alıp dilekçeye ekleyin.

Ödeme gücü araştırılmadan ödeme emri gönderilebilir mi?

Kanuna göre gönderilemez. Yiyecek bedeli ödenmezse önce Cumhuriyet başsavcılığı hükümlünün ödeme gücünü araştırır; emir ancak ödeme gücü olduğu anlaşıldığı hâlde borcunu ödemeyen kişiye gönderilir. Bu araştırma yapılmadan gönderilen ödeme emrinin iptali istenebilir.

Kaynaklar

1 Selma Nur Karahan, Vergi Yargılamasında Ödeme Emrine Karşı Dava, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025, s. 85 (YÖK Tez No: 931148). ↑

  • 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun, m. 2.
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 37, 55 ve 58.