Trafik kazası tazminatı: kazada parçalanmış araç ön camı

Tazminat Hukuku

Trafik Kazası Tazminatı: Hangi Tazminatlar, Kimden ve Nasıl İstenir?

Av. Emin Parlak

Av. Emin ParlakSon güncelleme:

Trafik kazası tazminatı, kazada yaralanan, yakınını kaybeden ya da aracı zarar gören kişinin uğradığı maddi ve manevi kayıpların giderilmesi için istenen paradır. Bu tazminat; kazaya karışan aracın sürücüsünden, işleteninden ve zorunlu trafik sigortacısından istenebilir. Hangi kalemin kimden isteneceği, sigortaya önce başvurma şartı ve zamanaşımı süreleri hakkınızı doğrudan etkiler. Bu yazı, konunun bütün parçalarını tek bir haritada toplar.

  • Tedavi giderleri, iş göremezlik, destekten yoksun kalma ve araç hasarı maddi tazminatın; acı ve elem karşılığı ise manevi tazminatın konusudur.
  • Zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS, halk arasında trafik sigortası) manevi tazminatı karşılamaz; bu talep sürücü ve işletenden istenir.
  • Sigortacıya dava açmadan veya tahkime gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorunludur (KTK m.97).
  • Maddi tazminatta zamanaşımı, öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde kazadan itibaren on yıldır; kaza suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.
  • Maddi tazminat kısmi dava ile istenip aynı davada bir kez artırılabilir; manevi tazminat ise bölünemez.

Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Bir kaza çoğu zaman tek bir zarar doğurmaz; aynı olaydan birden fazla talep çıkar. Türk Borçlar Kanunu, ölüm ve bedensel zarar hâlinde istenebilecek başlıca kalemleri 53 ve 54. maddelerinde sayar. Araçta oluşan zarar ise eşya zararı olarak ayrıca istenir. Aşağıdaki tablo, hangi talebin kime ait olduğunu ve kime yöneltileceğini özetler.

Tazminat türüKim ister?Kimden istenir?Ayrıntılı yazı
Tedavi ve bakım giderleriYaralanan kişiSürücü ve işleten; hastanelerin sağlık hizmeti bedelleri SGK tarafından karşılanır (KTK m.98)Bu yazıda
Geçici ve sürekli iş göremezlik (sakatlık)Yaralanan kişiSürücü, işleten, ZMSS (limit içinde)Bu yazıda
Destekten yoksun kalma ve cenaze giderleriÖlenin desteğinden yoksun kalanlar; cenaze giderini karşılayanSürücü, işleten, ZMSS (limit içinde)Bu yazıda
Araç hasarı, değer kaybı, pert bedeliAraç sahibiKarşı aracın ZMSS’si, sürücü, işleten; varsa kendi kaskonuzOnarım, değer kaybı ve pert talepleri
Manevi tazminatYaralanan kişi; ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlarıSürücü ve işleten (ZMSS kapsamaz)Hak sahipleri ve ölçütler

Tablodaki sorumlular, aynı zarardan birlikte sorumlu tutulabilir. Bu nedenle trafik kazası tazminatı istenirken önce zararın hangi kalemlerden oluştuğu, sonra her kalemin hangi sorumluya yöneltileceği belirlenmelidir.

Maddi Tazminat Kalemleri Nelerdir?

Maddi tazminat, kazanın mal varlığında yarattığı eksilmeyi giderir. Yapılmış harcamalar belgeyle, gelecekte ortaya çıkacak kayıplar ise bilirkişi hesabıyla ortaya konur. Aşağıda her kalem kısaca anlatılmıştır; hesaplama yöntemi ve sonuç, somut dosyaya göre değişir.

Tedavi Giderleri Nasıl Karşılanır?

Tedavi giderleri; hastane, ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez ve tedavi için yapılan yol masrafları gibi harcamaları kapsar. KTK m.98’e göre trafik kazası nedeniyle resmî ve özel sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmeti bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

Bu sistemin dışında kalan ve belgelenebilen tedaviyle ilgili harcamalar ile bakıcı gideri gibi kalemler tazminat talebine konu edilebilir. Fatura, reçete ve ödeme belgelerini saklamak bu yüzden önemlidir; belgesiz harcamayı sonradan ispat etmek zorlaşır.

İş Göremezlik ve Sürekli Sakatlık Tazminatı Nedir?

Kaza nedeniyle bir süre çalışamayan kişi, bu dönemdeki kazanç kaybını geçici iş göremezlik tazminatı olarak isteyebilir. Kazadan sonra vücutta kalıcı bir hasar kalmışsa, yani çalışma gücü kısmen ya da tamamen yitirilmişse, sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı gündeme gelir. TBK m.54 kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasını ve ekonomik geleceğin sarsılmasını bedensel zarar kalemleri arasında açıkça sayar.

Sürekli iş göremezlikte önce yetkili bir hastanenin sağlık kurulundan maluliyet oranını gösteren rapor alınır. Ardından aktüerya bilirkişisi; kişinin yaşı, geliri, maluliyet oranı ve kusur durumu gibi verilerle zararı hesaplar. Düzenli bir işi olmayan kişi de bu tazminatı isteyebilir; çünkü çalışma gücündeki kayıp, o an elde edilen kazançtan bağımsız olarak değerlendirilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İster?

Kazada bir kişi hayatını kaybederse, onun desteğiyle geçinen kişiler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir (TBK m.53). Eş ve çocuklar ilk akla gelenlerdir; ancak destek ilişkisi mirasçılığa bağlı değildir. Ölenin fiilen bakımını üstlendiği anne, baba veya kardeş de hak sahibi olabilir. Önemli olan, ölenin sağ kalsaydı bu kişilere düzenli destek olacağının gösterilmesidir. Destekten yoksun kalanlar bu talebi mirasçı sıfatıyla değil, kendi zararları için kendi adlarına ileri sürer.

Destekten yoksun kalma zararı da aktüerya hesabıyla belirlenir; ölenin geliri, yaşı, desteklediği kişilerin sayısı ve kusur oranları hesabı etkiler. Ölüm hâlinde bunlara ek olarak cenaze giderleri ve ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybından doğan zararlar da istenebilir. Nüfus kayıtları ve gelir belgeleri bu dosyaların temelini oluşturur.

Araç Hasarı ve Değer Kaybı Nasıl İstenir?

Aracı zarar gören kişi; onarım bedelini, onarımdan sonra araçta kalan değer kaybını, araç ağır hasarlıysa pert bedelini ve çekici gibi masrafları isteyebilir. Bu talepler kural olarak karşı aracın ZMSS’sine, limiti aşan kısım için ise sürücü ve işletene yöneltilir. Aracınızın kaskosu varsa kaskoya başvurmak da bir seçenektir.

Ekspertiz, hesaplama yöntemi ve şirketlerin sık ileri sürdüğü itirazlar ayrı bir inceleme gerektirir. Bu ayrıntılar için değer kaybı, onarım ve pert bedeli taleplerini anlatan yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Miktarını Hangi Durumlar Etkiler?

Hâkim, tazminatın kapsamını belirlerken durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutar (TBK m.51). Zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa tazminat indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir (TBK m.52). Emniyet kemeri takmamak gibi davranışlar bu açıdan tartışılır; karşılıksız yapılan hatır taşımalarında da indirim gündeme gelebilir.

TBK m.55’e göre kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri, bedensel zararın ve destekten yoksun kalma zararının belirlenmesinde gözetilmez ve tazminattan indirilmez. Hesaplanan tazminat, miktarı esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.

7589 sayılı Kanunla aynı maddeye eklenen hükümlere göre, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği döneme ilişkin kısma olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısma ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler de ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.

Manevi Tazminat Kimlere ve Ne Zaman Ödenir?

Manevi tazminat, kazanın yol açtığı acı, elem ve yaşam sevincindeki azalma karşılığında ödenen paradır. TBK m.56’ya göre bedensel bütünlüğü zedelenen kişi bu tazminatı isteyebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde kişinin yakınları da bu hakka sahiptir. Tutarı hâkim; olayın özelliklerini, kusur durumunu, yaralanmanın ağırlığını ve tarafların durumunu dikkate alarak takdir eder.

Bu kalemde en sık yapılan hata, onun da trafik sigortasından alınabileceğini düşünmektir. KTK m.92, manevi tazminat taleplerini ZMSS kapsamı dışında tutar. Yargıtay da bir kararında, trafik sigortacısının “sadece maddi zararları teminat kapsamına aldığı ve manevi zararların teminat kapsamında olmadığı”1 tespitinden hareket etmiştir.

Bu nedenle söz konusu talep sürücü ve işletene karşı ileri sürülür; araç için ayrıca ihtiyari mali sorumluluk sigortası yapılmışsa onun kapsamı poliçeye göre incelenir. Yakın sayılan kişiler, tutarı etkileyen ölçütler ve örnek durumlar trafik kazalarında manevi tazminat hakkını ele aldığımız yazıda ayrıntılı anlatılmıştır.

Trafik Kazası Tazminatı Kimden İstenir?

Zarar gören, tek bir kişiyle muhatap değildir. Kanun; kusuru olan sürücüyü, aracın işletenini ve zorunlu trafik sigortacısını aynı zarardan birlikte sorumlu tutar. KTK m.88’e göre bir motorlu aracın katıldığı kazada birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar müteselsil olarak sorumludur. Zarar gören, zararının tamamını sorumlulardan dilediğine yöneltebilir; sorumlular arasındaki paylaşım sonradan rücu yoluyla çözülür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu imkânın amacını şöyle açıklar: “Tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birisine karşı açılan davada talep edebilmesi, zarar görene ispat ve tahsil kolaylığı sağlar.”2 Öğretide de uygulamadaki tabloya dikkat çekilir: “Uygulamada, zararını daha kolay tahsil edebilmeyi amaçlayan zarar görenin, ilk başvurduğu sorumlu genellikle trafik sigortacısı olmaktadır.”3

Sürücü ve İşletenin Sorumluluğu Nedir?

Sürücü, kazaya kusuruyla sebep olduysa haksız fiil kuralları uyarınca sorumludur. İşleten çoğu zaman araç sahibidir; KTK m.85 uyarınca aracın işletilmesinden doğan zararlardan, kendi kusuru olmasa bile sorumlu tutulur. Buna tehlike sorumluluğu denir. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa, işletenle birlikte teşebbüs sahibi de müteselsilen sorumludur.

İşleten, KTK m.86’daki sınırlı hâllerde sorumluluktan kurtulabilir: Kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadan ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeden, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat etmesi gerekir. Zarar görenin de kusuru varsa hâkim tazminattan indirim yapabilir.

Zorunlu Trafik Sigortası Neyi Öder?

ZMSS, işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu poliçedeki teminat limitleri içinde karşılar. Zarar gören, sigortacıya doğrudan başvurabilir ve gerekirse ona karşı doğrudan dava açabilir. ZMSS; iş göremezlik ve destekten yoksun kalma zararlarını, cenaze giderlerini ve araç hasarını limit dâhilinde öder.

Teminat dışında kalan hâller de vardır. KTK m.92’ye göre manevi zarara ilişkin talepler, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler ve işletenin yakınlarının mallarına gelen zararlar teminat dışındadır. Limiti aşan zarar için sürücü ve işletenin sorumluluğu devam eder. Şirket, hak sahibinin gerekli belgeleri ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde limit dâhilindeki tutarı ödemekle yükümlüdür (KTK m.99).

Araç Sigortasız veya Kaçmışsa Güvence Hesabı Ne Zaman Devreye Girer?

Kazaya sebep olan araç bulunamazsa veya sigortasızsa zarar gören çaresiz kalmaz. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 ile kurulan Güvence Hesabı; sigortalının tespit edilemediği, aracın sigortasız olduğu ve işletenin sorumlu tutulmadığı çalıntı ya da gasp edilmiş araç kazalarında kişiye gelen bedensel zararları, zorunlu sigorta teminat tutarlarına kadar karşılar.

Sigorta şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi veya iflası hâlinde ise şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar Hesaptan istenebilir. Sigortasız bir aracın verdiği araç hasarı için kural olarak sürücü ve işletene başvurmak gerekir. Güvence Hesabı da ZMSS gibi manevi zarar karşılığı ödeme yapmaz.

Sigortaya Başvuru Şartı Nedir? (KTK M.97)

Sigortacıya karşı dava açmadan önce atlanmaması gereken bir adım vardır. KTK m.97’ye göre zarar gören, ZMSS limitleri içindeki talebi için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Bu başvuru yapılmadan sigortacıya açılan dava, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilme riskiyle karşılaşır.

Şirket başvuruyu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören iki yoldan birini seçebilir: Mahkemede dava açmak veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak. Zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda, şirket tahkim sistemine üye olmasa bile hak sahipleri bu yoldan yararlanabilir (Sigortacılık Kanunu m.30).

Başvuruya kaza tespit tutanağı, varsa ceza soruşturması belgeleri, sağlık ve maluliyet raporları, ölüm hâlinde veraset ve nüfus kayıtları, araç hasarında ise ekspertiz raporu ve onarım belgeleri eklenmelidir. Eksik belgeyle yapılan başvuru, şirketle yeni bir yazışma sürecine ve gecikmeye yol açabilir.

Sigorta Şirketine Dava Açmadan Önce Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?

Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Sigortacıya karşı açılan kaza davalarının bu kapsama girip girmediği tartışılmıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bir kararında, zorunlu trafik sigortasının 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğini belirterek “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.”4 sonucuna varmıştır. Aynı kararda, sigorta dışındaki işleten yönünden ayrıca bir dava şartı aranmadığı da vurgulanmıştır. Konu içtihatla şekillendiği için dava açılmadan önce güncel uygulamanın kontrol edilmesi yerinde olur.

Tazminat Davası Açma Süresi: Zamanaşımı Ne Kadar?

Zamanaşımı, hakkın kendisini değil, dava yoluyla istenebilmesini ortadan kaldırır; bu yüzden en kritik konudur. KTK m.109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle yaralama veya taksirle öldürme) ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Manevi tazminat talepleri için TBK m.72 aynı yapıda bir kural koyar: iki yıl, her hâlde on yıl ve suç oluşturan fiillerde daha uzun ceza zamanaşımı.

KTK m.109 bir kolaylık daha getirir: Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş sayılır. Sorumluların birbirine rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Ceza Davası Tazminat Davasını Nasıl Etkiler?

Ölümlü veya yaralamalı kazalarda çoğu zaman bir ceza soruşturması da başlar. Ceza davası failin cezalandırılmasıyla, tazminat davası ise zararın giderilmesiyle ilgilidir; iki dava birbirinden bağımsız yürür. Tazminat istemek için ceza davasının sonucunu beklemek zorunlu değildir. TBK m.74’e göre hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir.

Bununla birlikte ceza dosyasındaki kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve tanık ifadeleri tazminat davasında önemli delil olabilir. Kazanın suç oluşturması, yukarıda anlatılan daha uzun zamanaşımının uygulanmasını da sağlar. Beraat ve mahkûmiyet kararlarının hukuk davasına etkisi ceza yargılaması ile tazminat davası arasındaki bağı inceleyen yazımızda ayrıntılı anlatılmıştır.

Trafik Kazası Tazminatı Nasıl İstenir? Dava Süreci Adım Adım

Trafik kazası tazminatı talebinde süreç her dosyada aynı sırayla ilerlemez; yine de genel akış şöyledir:

  • Delilleri toplamak: Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık bilgileri, hastane kayıtları ve harcama belgeleri bir araya getirilir.
  • Zararın netleşmesi: Tedavi tamamlanmadan maluliyet oranı belli olmaz; ancak bu bekleme sırasında zamanaşımı süresi gözden kaçırılmamalıdır.
  • Sigortaya yazılı başvuru: KTK m.97 gereği başvuru yapılır ve 15 günlük cevap süresi beklenir.
  • Tahkim veya dava: Sigortacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu seçilir; sürücü ve işletene karşı mahkemede dava açılır.
  • Bilirkişi incelemesi: Kusur oranı, maluliyet oranı ve iş göremezlik ya da destekten yoksun kalma zararının aktüerya hesabı bilirkişi raporlarıyla belirlenir.
  • Karar ve kanun yolları: Verilen karara karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir.

Sürücü ve işletene karşı açılacak dava için sigortaya başvuru şartı aranmaz; bu kişiler sigortacıyla birlikte aynı davada da davalı gösterilebilir. KTK m.110’a göre motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.

Sigortacının davalı olduğu hâllerde davanın asliye hukuk mahkemesinde mi, asliye ticaret mahkemesinde mi görüleceği konusunda farklı yaklaşımlar bulunur. Bu nedenle görevli mahkeme, dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.

Maddi Tazminatta Kısmi Dava Nasıl Açılır?

Kaza dosyalarında zararın tam tutarı çoğu zaman ancak bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle bugün maddi tazminat taleplerinde izlenen yol kısmi davadır: Zararın bir kısmı dava edilir ve dilekçede “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla” ifadesine yer verilir.

HMK m.109/4’e göre kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece bilirkişi raporuyla netleşen tutar aynı davada istenebilir. Artırma hakkı tek seferlik olduğundan zamanlaması iyi seçilmelidir.

Manevi Tazminat Neden Kısmi Dava ile İstenemez?

Manevi tazminat, hâkimin takdirine bırakılan tek ve bütün bir talep olduğundan bölünemez; bir kısmı bugün, kalanı sonra istenemez. Öğretide bu durum şöyle ifade edilir: “Manevi tazminat alacağının ayrık durumlar dışında bölünmezliğinin esas olması, bu alacağın kısmi davaya konu edilmesine engel olmaktadır.”5

Bu nedenle dava dilekçesinde manevi zarar için istenen miktar baştan tam olarak yazılmalıdır. Bu talep bakımından “fazlaya ilişkin haklar saklı” kaydına ve HMK m.109/4’teki artırım imkânına güvenilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazası geçirdim, ne kadar tazminat alırım?

Sabit bir tutar yoktur. Maddi tazminat; zararın türüne, maluliyet oranına, gelir durumuna, yaşa ve kusur oranlarına göre bilirkişi hesabıyla belirlenir. Manevi tazminatın miktarını ise hâkim takdir eder.

Trafik kazasında tazminat hakkım var mı?

Kazada yaralandıysanız, bir yakınınızı kaybettiyseniz veya aracınız zarar gördüyse tazminat isteyebilirsiniz. Kendi kusurunuza denk gelen kısım ZMSS’den istenemez ve hâkim kusurunuz oranında indirim yapabilir.

Kırık gibi yaralanmalarda tazminat nasıl belirlenir?

Kırık iz bırakmadan iyileşirse genellikle tedaviyle ilgili giderler, geçici iş göremezlik ve manevi tazminat gündeme gelir. Kalıcı bir kısıtlılık kalırsa maluliyet raporu alınır ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanır.

Yüzde yüz kusurlu sürücüye sigorta ödeme yapar mı?

Tam kusurlu sürücü, kendi zararı için kendi aracının ZMSS’sinden kural olarak tazminat alamaz; çünkü KTK m.92 hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepleri teminat dışında tutar. Bu sürücünün yaraladığı yolcular ve karşı taraftaki zarar görenler ise onun sigortasına başvurabilir.

Sigorta şirketi başvuruma cevap vermezse ne yapabilirim?

Şirket 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebinizi karşılamazsa, mahkemede dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilirsiniz (KTK m.97).

Trafik kazasında tazminat davası açma süresi ne kadar?

Maddi tazminatta süre, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır (KTK m.109). Kaza suç oluşturuyorsa ve ceza kanunundaki zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır; manevi talepler için TBK m.72 aynı kuralı koyar.

Manevi tazminat trafik sigortasından alınır mı?

Hayır. KTK m.92 bu talepleri ZMSS kapsamı dışında tutar; bu talep sürücü ve işletene yöneltilir.

Kaynaklar

1 Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 12.11.2018, E. 2018/948, K. 2018/10390. ↑

2 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.03.2019, E. 2015/837, K. 2019/253. ↑

3 Gonca Yurdakul Kılıç, Trafik Kazalarında Müteselsil Sorumluluk, Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi, 2025, s. 126 (YÖK Tez No: 927169). ↑

4 Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.05.2024, E. 2023/12689, K. 2024/4378. ↑

5 Gonca Yurdakul Kılıç, Trafik Kazalarında Müteselsil Sorumluluk, Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi, 2025, s. 142 (YÖK Tez No: 927169). ↑

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.85, 86, 88, 92, 97, 98, 99, 109, 110).
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.51–56, 72, 74; 7589 sayılı Kanunla m.55’e eklenen fıkralar dâhil).
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.109; 7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler dâhil).
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (m.14, 30).
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m.5/A).