İşe iade (işe dönüş) davası şartları, 1 aylık arabuluculuk ve 2 haftalık dava açma süresi, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ve dilekçe örneği.

İşe iade davası: inşaat vinci önünde çalışan işçi siluetleri

İş hukuku

İşe İade Davası: Şartlar, Süre ve Tazminat (2026)

Av. Emin Parlak

Av. Emin ParlakSon güncelleme:

İşe iade davası, halk arasında işe dönüş davası veya işe geri dönüş davası olarak da bilinen; iş güvencesi kapsamındaki bir işçinin, geçerli bir sebep gösterilmeden ya da usulüne uygun yapılmadan feshedilen iş sözleşmesinin geçersizliğini tespit ettirmek ve işine geri dönmek için iş mahkemesinde açtığı davadır. Dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18–21. maddeleridir ve dava, işyerinde en az 30 işçi çalışan, en az 6 aylık kıdemi olan ve işverenle belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler tarafından açılabilir.

İşçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur; işverenle anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde dava açılır. Dava kazanılırsa işveren işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile en çok 4 aylık boşta geçen süre ücretini öder.

Kısaca: İşe iade davasında bilmeniz gerekenler

  • Şartlar: İşyerinde en az 30 işçi, en az 6 ay kıdem, belirsiz süreli iş sözleşmesi, feshin işverence yapılması, işveren vekili olmamak.
  • Arabuluculuk süresi: İşçinin fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur.
  • Dava açma süresi: Arabuluculukta işçi ile işveren anlaşamazsa son tutanaktan itibaren 2 hafta.
  • Süreler: Hak düşürücüdür; bir gün geçirilse bile işçi dava hakkını kaybeder.
  • İspat: İşe iade davası açıldığında feshin geçerli nedene dayandığını işveren ispatlar.
  • Kazanılırsa: İşçi kesinleşen işe iade kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurur; işveren 1 ay içinde işe başlatır.
  • Tazminat: İşveren işçiyi işe başlatmazsa 4–8 aylık ücret işe başlatmama tazminatı + en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti; şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı.

İşe İade Davası Nedir?

İşe iade davası, işverenin iş sözleşmesini feshetmesine karşı işçinin başvurabileceği en güçlü hukuki yoldur. Sıradan bir alacak davasından farklı olarak işe iade davası, işçinin yalnızca para istediği bir dava değildir; işçi feshin hukuken geçersiz sayılmasını ve işine geri dönmeyi talep eder. Mahkeme feshin geçersizliğine hükmederse iş sözleşmesi hiç bitmemiş kabul edilir. Bu noktada işverenin önünde iki seçenek kalır: işçiyi işe başlatmak ya da kanunun öngördüğü tazminatları ödemek.

Bu yüzden işe iade davası, iş güvencesini hem koruyan hem de işçiye pazarlık gücü veren bir araçtır: Dava hakkı olan bir işçinin iş sözleşmesini geçerli sebep göstermeden ve usule uymadan sona erdiren işveren, bunun bedelini mahkeme kararıyla öder.

İşe Dönüş Davası ve İşe Geri Dönüş Davası Aynı Dava mı?

Evet. Teknik adıyla işe iade davası, “feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade” davasıdır. “İşe dönüş davası”, “işe geri dönüş davası”, “işe geri alım davası” veya “iş iade davası” gibi ifadeler aynı davanın günlük dildeki karşılıklarıdır; şartları, süreleri ve sonuçları tamamen aynıdır.

İşe İade ile Kıdem–İhbar Tazminatı Davası Arasındaki Fark

Konuİşe iade davasıKıdem / ihbar davası
AmaçFeshin geçersizliği ve işe dönüşFeshe bağlı tazminatların tahsili
Başvuru süresiTebliğden itibaren 1 ay (arabulucu)Fesihten itibaren 5 yıl zamanaşımı
Kimler açabilirİş güvencesi kapsamındaki işçilerŞartları taşıyan tüm işçiler
Sonuçİşe başlatma veya 4–8 ay tazminatHesaplanan tazminatın ödenmesi

Bu iki dava arasında bir tercih yapmak gerekmez. İşe iade davası kaybedilse bile, iş sözleşmesinin feshi geçerli bir sebebe dayanıyorsa işçi şartları taşıdığı ölçüde kıdem ve ihbar tazminatını isteyebilir. 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu metinlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.

İşçi iş güvencesi kapsamında değilse işe iade yerine kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı gündeme gelir; bunları haksız fesih tazminatı rehberimizde anlattık. İşten çıkarıldığınız gün ne yapmanız gerektiği için adım adım yol haritamıza bakabilirsiniz.

İşe İade (İşe Dönüş) Davası Şartları Nelerdir?

İşe iade davası, ancak iş güvencesi hükümlerinden yararlanan bir işçi tarafından açılabilir. Aşağıdaki şartların hepsi bir arada bulunmalıdır; tek birinin eksik olması davanın esasa girilmeden reddine yol açar. Bu şartlar İş Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenmiştir; işe iade davası açmadan önce her birinin ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekir.

  1. İşyerinde en az 30 işçi çalışması (4857 sayılı İş Kanunu m.18/1).
  2. İşçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması (yer altı işlerinde aranmaz).
  3. Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışılması.
  4. Feshin işveren tarafından yapılması: İşçinin istifası veya işçi ile işverenin karşılıklı anlaşması (ikale) halinde işe iade davası açılamaz.
  5. İşçinin işveren vekili konumunda olmaması.
  6. Sürelere uyulması: İşçinin 1 ay içinde arabulucuya, anlaşma olmazsa 2 hafta içinde iş mahkemesine başvurması.

30 İşçi Şartı: 30 Kişiden Az İşçi Çalıştıran İşyerlerinde İşe İade

İş güvencesinden söz edebilmek için işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa işçi sayısı, bu işyerlerinin hepsindeki toplam işçi sayısına göre belirlenir (İş Kanunu m.18/4). Örneğin aynı işverene ait iki işyerinde (iki mağazada) 18’er işçi çalışıyorsa toplam 36 işçi esas alınır ve iş güvencesi şartı sağlanır. Sayıma fesih tarihinde işyerinde çalışan bütün işçiler girer; belirli süreli veya kısmi süreli çalışanlar da işçi sayısına dahildir.

İşyerindeki işçi sayısı gerçekten 30’un altındaysa işçi işe iade davası açamaz. Yine de bu durum, işçinin elinin tamamen boş kaldığı anlamına gelmez: şartları varsa kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fesih hakkının kötüye kullanıldığı durumlarda kötü niyet tazminatı talep edilebilir (ayrıntısı kötü niyet tazminatı rehberinde). Fesih sendikal nedene dayanıyorsa 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesi ayrıca, işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat imkânı tanır.

İşyerindeki işçi sayısı hesaplanırken uygulamada yalnızca SGK kayıtlarındaki rakama bakılmaz. Kayıt dışı çalıştırılan işçiler ve muvazaalı (danışıklı) alt işveren ilişkisi içinde gösterilen işçiler de sayıya dahil edilebilir; bu nedenle “SGK’da 28 kişi görünüyor” diye işçinin davadan vazgeçmesinden önce somut durum değerlendirilmelidir.

6 Ay Kıdem Şartı: 6 Ay Dolmadan İşe İade İstenebilir mi?

Kural olarak açılamaz. İşçi aynı işverenin yanında en az 6 ay çalışmış olmalı ve bu süre fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte dolmuş olmalıdır. İşçi aynı işverenin farklı işyerlerinde çalıştıysa bu süreler toplanarak hesaplanır. Deneme süresi de bu 6 aya dahildir; deneme süresi içinde iş sözleşmesi işverence feshedilirse kıdem şartı henüz dolmadığından işe iade davası açılamaz.

İstisna, yer altı işlerinde çalışan işçilerdir; onlarda 6 aylık kıdem şartı aranmaz. Bunun dışında, 6 ayı dolmak üzere olan işçinin sırf iş güvencesine girmesini engellemek amacıyla iş sözleşmesinin işverence feshedildiği durumlarda işe iade davası açılamasa da fesih hakkının kötüye kullanılması nedeniyle kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.

Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Şartı

Süre dolunca kendiliğinden biten belirli süreli iş sözleşmesi, kural olarak işe iade davasına konu edilemez. Ancak belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için objektif bir neden (belirli bir projenin tamamlanması gibi) bulunmalıdır. Esaslı bir neden olmadan art arda (zincirleme) yapılan belirli süreli iş sözleşmeleri başından itibaren belirsiz süreli sayılır (İş Kanunu m.11/2) ve bu durumda işe iade davası açılabilir. Geçerli bir belirli süreli iş sözleşmesi, süresi dolmadan işverence feshedilirse de işe iade davası açılamaz; bu durumda işçinin kalan süreye ilişkin ücret ve tazminat talepleri gündeme gelir.

İşveren Vekili Olmama Şartı

İşletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisine sahip işveren vekilleri iş güvencesinden yararlanamaz (İş Kanunu m.18 son fıkra). Kişinin unvanında “müdür” ibaresinin bulunması tek başına belirleyici değildir: İşyerini yöneten bir şube veya fabrika müdürü, işçi alma ve çıkarma konusunda tek başına yetkili değilse iş güvencesinden yararlanır. Böyle bir yetkinin bulunduğunu ispat yükü işverendedir. Buradaki işveren vekili kavramı, davada işvereni temsil eden avukatla karıştırılmamalıdır; kastedilen, işyerinde işveren adına yönetim yetkisi kullanan kişidir.

4 Kodu ile İşten Çıkarılan İşçi İşe İade İsteyebilir mi?

SGK işten çıkış bildirgesindeki 04 kodu, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğini gösterir. Bu kod, işe iade davası için en tipik tablodur: İş sözleşmesi işverence feshedilmiştir ve fesih haklı bir sebebe dayanmamaktadır. Diğer şartlar da varsa işçi işe iade davası açabilir. Yine de bu kod tek başına işe iade davasının kazanılacağı anlamına gelmez; işveren yargılamada geçerli bir sebep olduğunu kanıtlamaya çalışabilir. Bununla birlikte fesih bildiriminde açık bir sebebin yazılmamış olması, işçiyi işe iade davasında daha güçlü bir konuma taşır.

Geçerli Fesih Sebebi: İşveren Hangi Durumlarda İşçiyi Çıkarabilir?

İş güvencesi kapsamındaki işçinin iş sözleşmesini feshetmek isteyen işveren, geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu m.18/1 bu geçerli nedenleri üç grupta toplar:

Sebep türüÖrnekler
İşçinin yeterliliğiBenzer işi yapanlara göre sürekli düşük performans, sık hastalanma, uyum sorunu
İşçinin davranışıİşe sık geç gelme, iş düzenini bozma, uyarılara rağmen talimatlara uymama
İşletme / işin gerekleriCiddi sipariş düşüşü, bölüm kapatma, yeni teknolojiye geçiş, yeniden yapılanma

Yargıtay’ın uygulamasına göre fesih, işverenin başvurabileceği son çare olmalıdır. İşletme gereklerine dayanan fesihlerde işverenin önce fazla çalışmaları kaldırması, işçiyi işyerinin başka bir bölümünde değerlendirmesi veya eğitimle sorunu aşmaya çalışması beklenir. Örneğin işveren ekonomik krizi gerekçe gösterip bir işçiyi çıkardıktan kısa süre sonra aynı pozisyona yeni bir işçi alıyorsa, bu durum feshin geçersiz olduğunu gösteren güçlü bir delil olur.

Yargıtay, işe iade davası incelemesinde işverenin fesihten önce işçiyi başka bir işte değerlendirme imkânını araştırmasını feshin son çare olması ilkesinin gereği saymaktadır: “Feshe konu pozisyonun ortadan kalkması halinde, işverenin öncelikle işçiyi mesleki yeterliliğine uygun başka bir işte değerlendirme olanağını araştırması gerekir. Bu imkânın bulunmasına rağmen feshe gidilmişse, feshin son çare olması ilkesine aykırılık söz konusudur.”1

Geçerli Neden Sayılmayan Hâller

İşverenin gösterdiği sebep gerçek olsa bile bazı sebepler kanunen iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden sayılmaz. İş Kanunu m.18/3’e göre aşağıdaki nedenlere dayanan fesih geçersizdir:

  • Sendikaya üye olmak veya çalışma saatleri dışında ya da işverenin izniyle çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak,
  • İşyeri sendika temsilciliği yapmak,
  • Yükümlülüklerini yerine getirmeyen işveren aleyhine idari veya adli makamlara şikâyette bulunmak ya da bu konuda başlatılmış bir sürece katılmak,
  • Irk, renk, cinsiyet, medeni hâl, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler,
  • Kadın işçinin doğumdan önce ve sonra çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemesi,
  • Hastalık veya kaza nedeniyle, kanundaki bekleme süresi içinde işe geçici olarak devam edememek.

Bu durumda ispat yükü işçidedir: Feshin bu sebeplerden birine dayandığını ileri süren işçi, iddiasını kendisi ispatlar (İş Kanunu m.20/2). Fesih tarihinin bir şikâyet başvurusuna ya da hamileliğin bildirilmesine denk gelmesi, yazışmalar ve benzer durumdaki diğer işçilere nasıl davranıldığı bu ispatta önemli delillerdir.

İşveren Haklı Neden İleri Sürerse İşe İade İstenebilir mi?

Evet. İşverenin feshi İş Kanunu m.25/II’deki haklı nedene (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gibi) dayandırması, işe iade davası açılmasına engel değildir. Fesih bildiriminde haklı neden yazılmış olsa bile iş mahkemesi önce bu nedenin gerçekten var olup olmadığını inceler; haklı nedeni ispat yükü işverendedir.

Uygulamada haklı neden ispatlanamazsa mahkeme, işçinin davranışının en azından geçerli neden oluşturup oluşturmadığına bakar; ikisi de yoksa feshin geçersizliğine hükmeder. Ayrıca işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkını, olayı öğrendiği günden itibaren 6 iş günü ve her hâlde olayın üzerinden 1 yıl geçmeden kullanmak zorundadır (İş Kanunu m.26; işçinin olaydan maddi çıkar sağladığı durumlarda 1 yıllık sınır uygulanmaz).

Fesih Usulü: Yazılı Bildirim ve Savunma Alınması

Sebep geçerli olsa dahi, usule uyulmadan yapılan bir fesih geçersiz sayılabilir. İş Kanunu m.19’a göre:

  • İşveren iş sözleşmesinin feshini işçiye yazılı olarak bildirmeli ve bildirimde işçinin neden işten çıkarıldığını açık ve kesin şekilde yazmalıdır. “Performans düşüklüğü” gibi genel ifadeler yetersiz kalabilir.
  • Fesih işçinin davranışı veya verimiyle ilgiliyse, işçinin savunması alınmadan iş sözleşmesi feshedilemez. Savunması alınmadan yapılan fesih, sebep gerçekten var olsa bile geçersiz sayılır; bu nedenle işçinin savunma istem yazısını ve verdiği savunmanın bir örneğini saklaması yararlıdır.
  • İşverenin m.25/II’deki haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı saklıdır; bu tür fesihlerde savunma alınması şartı aranmaz.

Savunma alma yükümlülüğünün yalnızca geçerli nedenle fesihte aranması öğretide eleştirilmektedir: “İşçinin hafif kusuru bulunduğu öne sürülen durumlarda, savunmasının dinlenmesinin zorunlu olmasına rağmen, ahlak ve iyi niyet ilkelerine aykırılık gibi kusurun daha fazla olduğu hallerde işçiye savunma fırsatı verilmesinin zorunlu tutulmaması tutarsız bir hal yaratmakla birlikte hakkaniyet ilkesini de zedelemektedir.”2

İşe İade Dava Açma Süresi ve Arabuluculuk Süresi

İşe iade davasında işçinin hak kayıplarının başında sürelerin kaçırılması gelir. Bu süreler hak düşürücüdür; mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir ve süre geçirilmişse işe iade davası esasa hiç girilmeden reddedilir. Bu nedenle işe iadede “zamanaşımı”ndan değil, çok daha katı işleyen hak düşürücü sürelerden söz edilir. Sürelerin başlangıcı ve hesaplanmasıyla ilgili ayrıntıları işe iade davası açma süresi yazımızda bulabilirsiniz.

AşamaSüreBaşlangıç
Arabulucuya başvuru1 ayFesih bildiriminin tebliği
Arabuluculuk görüşmeleri3 hafta (+ en fazla 1 hafta)Arabulucunun görevlendirilmesi
Dava açma2 haftaSon tutanağın düzenlenmesi
İşe başlamak için başvuru10 iş günüKesinleşen kararın tebliği
İşverenin işe başlatması1 ayİşçinin başvurusu

İşe İade Arabuluculuk Başvuru Süresi: 1 Ay

İşe iade davası açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır (4857 sayılı İş Kanunu m.20/1). İşçi bu başvuruyu kendisi ya da avukatı aracılığıyla, adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına ücretsiz olarak yapabilir. İşçi ile işveren anlaşamazsa arabulucunun ücretini ilk etapta devlet öder; bu tutar sonradan yargılama giderlerine dahil edilir. Arabuluculuğun genel işleyişini iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yazımızda anlattık.

Süre, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı günden başlar. Yazılı bir bildirim yapılmadığı ya da bildirim işçiye hiç tebliğ edilmediği durumlarda sürenin ne zaman başladığı tartışma konusu olur. Böyle bir durumda riske girmemek için işçinin 1 aylık süreyi işten çıkarıldığı günden itibaren sayması en güvenli yoldur.

Arabuluculuk Süresi: Görüşmeler Ne Kadar Sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir (7036 s. K. m.3/10). İşe iade için ayrıca özel bir arabuluculuk süresi öngörülmemiştir. Arabuluculuk sürecinde geçen süre boyunca hak düşürücü süreler işlemez.

Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, bu durum son tutanağa yazılır ve o taraf sonrasında davayı kazansa bile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından aleyhine sonuçlarla karşılaşır. Bu kural hem işçi hem işveren için geçerlidir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi avukatları aracılığıyla da katılabilir; işveren bir şirketse yetkili temsilcisi ya da avukatı görüşmeye katılır.

Arabuluculuk Sonrası Dava Açma Süresi: 2 Hafta

Arabuluculuk anlaşmasızlıkla biterse işe iade davası, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde açılmalıdır. İşçi ve işveren anlaşırsa aynı süre içinde uyuşmazlık özel hakeme de götürülebilir. Dava dilekçesine son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği eklenir; eklenmezse mahkeme 1 haftalık kesin süre verir.

Son tutanağın işçinin yokluğunda düzenlendiği durumlarda işe iade davası için öngörülen iki haftalık sürenin ne zaman başlayacağı belirsizdir; öğretide bu konuda şu görüş savunulmaktadır: “Kanaatimizce, mevzuatımızda son tutanağın işçinin yokluğunda düzenlenmesine izin verildiği göz önüne alındığında işçinin yokluğunda son tutanağın düzenlenmesi durumunda dava açma süresinin, son tutanağın işçiye tebliğ tarihinden itibaren başlayacağına dair açık bir düzenleme yapılması gerektiği söylenmelidir.”3

Arabulucuya Gitmeden Dava Açılırsa Ne Olur?

Arabulucuya hiç gidilmeden doğrudan mahkemeye taşınan bir işe iade davası, dava şartı eksik olduğu için usulden reddedilir. Ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve işçi, kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurarak süreci yeniden başlatabilir. Bu yol hatayı telafi etme şansı verse de işçiye zaman ve masraf kaybettirir; o yüzden süreci en başından doğru sırayla yürütmek gerekir.

İşe İade Davası Nasıl Açılır? (Adım Adım)

  1. Fesih bildirimini saklayın ve tebliğ tarihini not edin. Yazılı bildirim verilmediyse işten çıkarıldığınız tarihi gösteren mesaj, e-posta ve tanıkları belirleyin.
  2. Belgeleri toplayın: SGK hizmet dökümü, bordrolar, iş sözleşmesi, işyeri giriş-çıkış kayıtları, varsa savunma istem yazıları, performans değerlendirmeleri ve yazışmalar.
  3. 1 ay içinde arabulucuya başvurun. Başvuruda işe iade talebinizi açıkça belirtin.
  4. Arabuluculuk görüşmesine katılın. İşveren işçiye işe başlatma veya parasal bir teklif sunabilir; anlaşma metninin kanundaki şartları taşıyıp taşımadığını kontrol edin.
  5. Anlaşma olmazsa 2 hafta içinde işe iade davası açın. Dilekçeye son tutanağı ekleyin.
  6. Yargılama: İş mahkemesi feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını inceler; işçinin ve işverenin delilleri toplanır, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılır.
  7. Karar kesinleşince 10 iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurun.

İşçi işe iade davasını kendisi açabileceği gibi avukatı aracılığıyla da açabilir; avukatla temsil zorunlu değildir. İşe iade davası, iş sözleşmesinin tarafı olan işverene karşı açılır; alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren de davalı olarak gösterilir. Dava kazanılırsa mahkeme, yargılama giderleri ile işçinin avukatı için tarifeye göre belirlenen avukatlık ücretinin (vekâlet ücreti) işverene yükletilmesine hükmeder.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İşe iade davaları iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemesinin olmadığı yerlerde ise bu davalara asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla bakar. İşe iade davası için yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir; dava bu ikisinden birinde açılabilir (7036 s. K. m.6). İşçi ve işveren, iş sözleşmesine bu kurallara aykırı bir yetki şartı koymuşsa bu şart geçersizdir. Örneğin bir ilçedeki işyerinde çalışan işçi, işvereninin merkezi başka bir ilde olsa bile işin yapıldığı yer olan o ilçedeki iş mahkemesinde (iş mahkemesi yoksa iş davalarına bakan asliye hukuk mahkemesinde) dava açabilir.

İspat Yükü Kimde?

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını işveren ispatlamak zorundadır (İş Kanunu m.20/2). İşçi, feshin gösterilen sebepten farklı bir sebebe (örneğin sendika üyeliği, hamilelik veya şikâyette bulunma) dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını kendisi ispatlar. İspat yükünün bu şekilde dağıtılması, işe iade davasında işçiyi avantajlı bir konuma getirir: Somut ve inandırıcı delil ortaya koyamayan işverenin yaptığı feshin geçersizliğine hükmedilir.

İşveren fesih bildirimindeki geçerli sebebi ispat ettiğinde, işçinin işe iade davası içinde feshin gerçekte başka bir sebebe dayandığını ileri sürüp ispat edip edemeyeceği tartışmalıdır. Öğretide bu konuda şu görüş savunulmaktadır: “Bizim de katıldığımız başka bir görüş ise bunun mümkün olduğunu ve böyle bir durumda hâkimin sunulan delillerin tümünü değerlendirerek, hangi taraf iddiasını ispatlamaya daha çok yaklaşmışsa onun lehine karar vermesi gerektiğini savunmaktadır.”4

İşe İade Yargılaması Ne Kadar Sürer?

İş Kanunu m.20/3, işe iade davasının ivedilikle sonuçlandırılmasını öngörür; ancak kesin bir süre öngörmez. Davanın ne kadar süreceğini uygulamada mahkemenin iş yükü, dinlenecek tanık sayısı ve bilirkişi incelemesine ihtiyaç olup olmadığı belirler. Karara karşı istinaf yoluna gidilebilir; bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. İşe iade davalarında Yargıtay’a temyiz yolu kapalıdır.

İşe İade Kararı Çıkarsa Ne Olur?

Mahkemenin feshin geçersizliğine hükmetmesiyle iş bitmiş olmaz; en önemli aşama karardan sonra gelir. İşe iade davası kazanıldığında işçinin haklarını alabilmesi, kanunda öngörülen başvuru adımlarını doğru atmasına bağlıdır.

1. Adım: 10 İş Günü İçinde İşverene Başvuru

İşe iade davası sonunda verilen karar kesinleştiğinde işçi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurarak işe başlamak istediğini bildirmek zorundadır. İşçinin bu başvuruyu noter kanalıyla ya da sonradan ispatlanabilecek başka bir yöntemle yapması yerinde olur. İşçi bu süre içinde işe iade başvurusunu yapmazsa iş sözleşmesinin feshi geçerli sayılır ve işveren yalnızca geçerli feshin hukuki sonuçlarından (şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı) sorumlu olur; işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti istenemez.

2. Adım: İşverenin 1 Ay İçinde İşe Başlatması

İşveren, işçinin işe iade başvurusundan itibaren 1 ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşçi eski işine veya ona denk bir işe başlatılmalıdır; daha ağır koşullarda veya farklı bir şehirdeki işyerine davet, gerçek bir işe başlatma sayılmayabilir. İşveren işçiyi işe başlatırsa iş sözleşmesi kesintisiz devam etmiş sayılır.

Başvurunun Samimi Olması Gerekir

Yargıtay, işçinin başvurusunun gerçekten işe dönme iradesi taşımasını arar. İşverenin uygun davetine rağmen işyerine gitmeyen, başvurusunu ücret artışı gibi şartlara bağlayan veya yalnızca tazminat almak amacıyla başvuruda bulunan işçi, işverene hiç başvurmamış gibi değerlendirilebilir. Bu durumda işçi, işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini kaybedebilir.

İşe iade davası kazanıldıktan sonra işverene yapılan başvurunun gerçekten işe dönme amacı taşıması gerektiği öğretide şöyle ifade edilmektedir: “Gerçekten işe başlama iradesini içermeyen, sadece şekli nitelikteki bir başvurunun iş güvencesi hükümlerinin amacına ve ayrıca, Medeni Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacaktır.”5

İşe iade davası sürerken işçinin başka bir işyerinde çalışması, tek başına hak kaybı sebebi değildir. Çalışma hakkı anayasal bir haktır ve işçinin yargılama boyunca geçimini sağlaması gayet doğaldır. Asıl belirleyici olan, karar kesinleştiğinde işçinin eski işine dönmeye hazır olmasıdır.

İşe iade başvurusundaki samimiyet şartı öğretide eleştirilmektedir. Uzun süren işe iade davası yargılamalarını gerekçe gösteren bir görüşe göre: “Bize göre, işe iade başvurusunun samimi olmasına yönelik yaklaşım, hızla değişen çalışma koşulları ve yargılamanın içinde bulunduğu kronik hantallık olgusu karşısında pratikte anlamını yitirmiştir.”6

İşe İade Tazminatı: Kazanan İşçi Ne Kadar Tazminat Alır?

Halk arasında “işe iade tazminatı”, “işe dönüş tazminatı” veya “işe geri dönüş tazminatı” olarak anılan ve işçiye yapılan ödemeler aslında iki ayrı kalemden oluşur. Mahkeme, işe iade davası sonunda bu tutarları kararında dava tarihindeki ücret üzerinden parasal olarak belirler (İş Kanunu m.21/4). Mahkemenin hükmedeceği tutarın hesabında işçinin dava tarihindeki brüt ücreti esas alınır; boşta geçen süre ücretine ikramiye, yemek ve yol yardımı gibi düzenli ödemeler de eklenir.

KalemMiktarNe zaman ödenir?
İşe başlatmama tazminatıEn az 4, en çok 8 aylık ücretİşçi başvurduğu halde 1 ay içinde işe başlatılmazsa
Boşta geçen süre ücretiEn çok 4 aylık ücret ve diğer haklarKarar kesinleşene kadar çalıştırılmayan süre için
Kıdem ve ihbar tazminatıGenel kurallara göreİşe başlatılmazsa ve şartları varsa

Bu düzenlemeler emredicidir; iş sözleşmesine “işe iade halinde tazminat ödenmez” gibi bir hüküm konulsa bile geçersizdir (m.21 son fıkra).

İşe Başlatmama Tazminatı

Mahkeme, işe iade davası sonunda 4 ila 8 aylık ücret arasında bir işe başlatmama tazminatına hükmeder. Uygulamada mahkeme hükmedeceği miktarı belirlerken işçinin kıdemine, fesih sebebine ve somut olayın özelliklerine bakar; uzun süredir çalışan ya da ağır bir haksızlığa uğrayarak çıkarılan işçi için üst sınıra yaklaşılabilir. Bu tazminat yalnızca işçi süresinde başvurduğu halde işveren işçiyi işe başlatmazsa ödenir; işçi işe başlatılırsa ödenmez. Tazminatın hangi ücret üzerinden ve nasıl hesaplandığını işe başlatmama tazminatı hesabı yazımızda ayrıca ele aldık.

Yargıtay, işe iade davası sonrasında yalnızca tazminattan kurtulmak için yapılan göstermelik davetleri geçerli bir işe başlatma daveti saymamaktadır: “İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez.”7

Boşta Geçen Süre Ücreti

İşçinin fesih ile kararın kesinleşmesi arasında çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklarının (ikramiye, yemek ve yol yardımı gibi) ödenmesine hükmedilir. İşe iade davası bir yıldan uzun sürse bile mahkemenin bu kalem için hükmedeceği tutar 4 ayla sınırlıdır. İşçi işe başlatıldığında da işveren boşta geçen süre ücretini öder.

İşçinin işe iade davası sürerken başka bir işte çalışması, boşta geçen süre ücretinden indirim yapılmasını gerektirmez. Yargıtay bu konuda şöyle demektedir: “Dairemiz kabulüne göre davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü haleldar etmez.”8

Örnek Hesaplama

Temsili bir örnek: Aylık brüt ücreti X olan ve mahkemenin 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmettiği bir işçi, süresinde başvurduğu hâlde işe başlatılmazsa:

  • İşe başlatmama tazminatı: 5 × X (aylık ücretin 5 katı; kanuni aralık 4–8 kat)
  • Boşta geçen süre ücreti: en çok 4 × X (aylık ücretin en çok 4 katı) + bu döneme ait diğer haklar
  • Kıdem ve ihbar tazminatı: İşçinin kıdemine göre ayrıca hesaplanır; boşta geçen 4 aylık süre kıdem süresine eklenir.

Hesap brüt ücret üzerinden yapılır ve temsilîdir; gerçek tutar, mahkemenin hükmettiği ay sayısına ve ücretin unsurlarına göre değişir.

İşe Başlatılmayan İşçinin Kıdem ve İhbar Tazminatı

İşçi işe başlatılırsa iş sözleşmesi devam ettiği için kıdem ve ihbar tazminatı söz konusu olmaz. İşe başlatılmazsa iş sözleşmesi, işe başlatılmadığı tarihte işverence feshedilmiş sayılır; bu tarihe göre ve şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı ödenir.

Fesih sırasında işveren kıdem veya ihbar tazminatını peşin ödemişse ve işçi işe başlatılırsa, bu ödemeler boşta geçen süre ücretinden mahsup edilir (m.21/5). İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bu sürenin ücreti peşin ödenmemişse, bu tutarlar ayrıca ödenir.

Tazminat Aldıktan Sonra İşe İade İstenebilir mi?

Evet. İşverenin iş sözleşmesini feshederken kıdem ve ihbar tazminatını ödemiş olması, işçinin işe iade davası açmasına engel değildir. İş Kanunu, işe başlatılan işçiye peşin ödenmiş kıdem tazminatı ve bildirim süresi ücretinin mahsup edileceğini açıkça düzenlediği için (m.21/5), tazminatın alınmış olması dava hakkından vazgeçildiği anlamına gelmez.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken, tazminat ödenirken işçinin önüne konulup imzalatılan belgelerdir. “Hiçbir alacağım ve dava hakkım kalmamıştır” şeklindeki ibraname veya karşılıklı fesih (ikale) sözleşmesi, işe iade hakkının tartışılmasına yol açabilir. Böyle bir belgeye imza attıysanız, belgenin geçerli olup olmadığına ayrıca bakılması gerekir.

İşe İade Süreci Devam Ederken Kıdem Tazminatı İstenebilir mi?

Kıdem ve ihbar tazminatı iş sözleşmesinin feshine bağlı alacaklardır ve işe iade davasının sonucuna göre şekillenir: Fesih geçersiz sayılıp işçi işe başlatılırsa bu tazminatlar doğmaz; işveren işçiyi işe başlatmazsa fesih tarihi değişir. Bu nedenle işe iade davası sürerken ayrıca açılan kıdem–ihbar davasında mahkeme genellikle işe iade davasının sonucunu bekletici mesele yapar. Fazla mesai, ücret ve yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı olmayan işçilik alacakları ise ayrıca talep edilebilir.

İşe İade Talebi Reddedilirse Ne Olur?

Mahkeme feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna varırsa işe iade davası reddedilir; bu durumda mahkeme, yargılama giderleri ile işverenin avukatı için belirlenen vekâlet ücretinin (avukatlık ücreti) işçiye yükletilmesine hükmeder. Yine de davanın kaybedilmesi, işçinin her zaman bütün haklarını yitirdiği anlamına gelmez:

  • İş sözleşmesinin feshi geçerli sebebe (performans, işletme gerekleri gibi) dayanıyorsa işçi, şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır.
  • İş sözleşmesinin feshi haklı nedene (m.25/II, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gibi) dayanıyorsa kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez.
  • Ödenmemiş ücret, fazla mesai ve kullanılmamış yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları her durumda talep edilebilir.

Ret kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesinin vereceği hüküm kesindir. Ret kararı kesinleştikten sonra işçi, kıdem ve ihbar tazminatı için ayrıca arabulucuya, işverenle anlaşma olmazsa iş mahkemesine başvurabilir. Bu alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabidir; ayrıntısı kıdem tazminatında zamanaşımı yazımızda.

Arabuluculukta İşe İade Anlaşması

İşe iade uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı arabuluculuk aşamasında anlaşmayla sonuçlanır. İşçi ve işveren, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa, anlaşma belgesinde şu üç unsurun mutlaka belirlenmesi gerekir (İş Kanunu m.21/7):

  1. İşe başlatma tarihi,
  2. Boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarı,
  3. İşçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek işe başlatmama tazminatının parasal miktarı.

Bu unsurlar belirlenmezse işe iade anlaşması sağlanamamış sayılır. İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa iş sözleşmesinin feshi geçerli hale gelir. İşine dönmek istemeyen işçiler ise uygulamada genellikle işe başlatma yerine işverenle belli bir paranın ödenmesinde uzlaşır. Böyle bir anlaşmayı imzalamadan önce teklif edilen tutarı, hesaplanan haklarınızla karşılaştırmanız gerekir.

Arabuluculukta yapılan işe iade anlaşmasında kararlaştırılan işe başlatmama tazminatının kanundaki 4 aylık alt sınırın altında belirlenip belirlenemeyeceği öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre: “Bu kapsamda özellikle gabin yönünden işçinin serbestçe ve hatta Kanunun öngördüğü asgari miktarların altında anlaşabileceğini savunmak çok mümkün görünmemektedir.”9

İşe İade Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, işe iade davası dilekçesinin ana hatlarını gösteren sade bir şablondur. Dilekçeyi işçinin kendisi de verebilir; avukatla temsil zorunlu değildir. Köşeli parantez içindeki alanları kendi bilgilerinizle doldurun; somut olayınıza göre açıklamaların genişletilmesi gerekir.

[İL] ( ). İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
DAVALI: [İşveren unvanı ve adresi]
KONU: Feshin geçersizliğinin tespiti, işe iade, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR: 1- [İşe giriş tarihi] tarihinden itibaren davalı işyerinde [görev] olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştım. İşyerinde 30’dan fazla işçi çalışmaktadır. 2- İş sözleşmem [fesih tarihi] tarihinde [fesih bildiriminde yazan gerekçe / gerekçe gösterilmeden] feshedilmiştir. Fesih geçerli bir sebebe dayanmamaktadır. 3- [Başvuru tarihi] tarihinde arabulucuya başvurulmuş, [son tutanak tarihi] tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamamıştır.

HUKUKİ NEDENLER: 4857 s. İş K. m.18–21, 7036 s. İş Mahkemeleri K. m.3, ilgili mevzuat.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, fesih bildirimi, SGK kayıtları, bordrolar, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iademe; işe başlatılmamam halinde ödenecek işe başlatmama tazminatının ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ile diğer haklarımın parasal olarak belirlenmesine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

[Tarih]
[Ad Soyad – İmza]
Ek: Arabuluculuk son tutanağı aslı / onaylı örneği

İşe İade Sürecinde En Sık Yapılan 8 Hata

  1. 1 aylık arabuluculuk süresini kaçırmak: İşçilerin en sık yaptığı ve telafisi en zor hatadır.
  2. Son tutanaktan sonra 2 haftayı geçirmek: Arabuluculuk bitince işçinin dava açma süresi hemen işlemeye başlar.
  3. Baskıyla istifa dilekçesi veya ikale imzalamak: İş sözleşmesinin sona ermesi işçiden kaynaklanmış gibi görünür ve dava hakkı tartışmalı hale gelir.
  4. İbranameyi okumadan imzalamak: Tazminat alırken “dava hakkım yoktur” ifadesine dikkat edin.
  5. Arabuluculuk ilk toplantısına katılmamak: Davayı kazansanız bile yargılama giderleri bakımından aleyhinize sonuç doğar.
  6. Kesinleşen işe iade kararının ardından 10 iş günü içinde başvurmamak: Kazanılmış bir işe iade davası, tazminat açısından boşa gider.
  7. Şartlı veya samimiyetsiz işe iade başvurusu yapmak: İşe başlatmama tazminatı kaybedilebilir.
  8. İşveren davetine rağmen işe başlamamak: İş sözleşmesinin feshi geçerli hale gelir.

İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur?

İşe iade davası kazanılırsa mahkeme, feshin geçersiz olduğunu tespit eder ve işçinin işe iadesine hükmeder. Ancak bu karar, işçiyi kendiliğinden işyerine döndürmez. Karar kesinleştikten sonra önce işçinin, ardından işverenin belirli süreler içinde harekete geçmesi gerekir. Mahkeme aynı kararda, işçi işe başlatılmazsa ödenecek işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini de belirler. Süreç, tarafların hangi adımı attığına göre üç farklı sonuca varır.

DurumSonuçDikkat edilecek nokta
İşçi 10 iş günü içinde başvurur, işveren işe başlatırİş sözleşmesi kaldığı yerden devam eder; işçiye en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları ödenir.Fesih sırasında peşin ödenmiş ihbar ve kıdem tazminatı bu ödemeden mahsup edilir (İş Kanunu m.21).
İşçi süresinde başvurur, işveren bir ay içinde işe başlatmazİşveren, kararda belirlenen işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini öder; şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı da istenebilir.Uygulamada iş sözleşmesi, işe başlatmama tarihinde sona ermiş sayılır; alacaklar bu tarihe göre hesaplanır.
İşçi 10 iş günü içinde işverene başvurmazİşverenin yaptığı fesih geçerli bir fesih gibi sonuç doğurur.İşçi işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini isteyemez; yalnızca şartları varsa kıdem ve ihbar gibi yasal haklarını talep edebilir.

Boşta Geçen Süre Kıdeme ve Sigortaya Sayılır mı?

Kararla işçiye ödenen boşta geçen süre ücreti, işçinin çalışmadığı dönemin en çok dört ayını karşılar. Uygulamada bu dört aylık süre işçinin kıdemine eklenir ve bu süre için sigorta primleri de yatırılır. Bu yüzden kıdem tazminatı hesaplanırken çalışma süresine bu dönemin de katılması gerekir. Karar uygulandıktan sonra SGK hizmet dökümünü kontrol etmek, eksik bildirilen günleri erken fark etmeyi sağlar.

İşveren Göstermelik Bir Davet Yaparsa Ne Olur?

İşverenin işçiyi eski işine ya da ona eşdeğer bir işe başlatması gerekir. Farklı bir şehirde, daha düşük ücretle ya da ağırlaştırılmış koşullarla yapılan bir davet, gerçek bir işe başlatma sayılmayabilir. Mahkemeler daveti, işverenin işçiyi gerçekten çalıştırma iradesi taşıyıp taşımadığına bakarak değerlendirir. Davetin göstermelik olduğu anlaşılırsa işveren, işçiyi hiç işe başlatmamış gibi sorumlu tutulur ve işe başlatmama tazminatı gündeme gelir.

Tazminatlar Ödenmezse İşçi Ne Yapabilir?

İşveren işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini ödemezse işçi, bu alacakları icra ya da dava yoluyla tahsil edebilir. Hangi yolun izleneceği; işçinin süresinde başvurduğunun ve işverenin işe başlatmadığının nasıl ispat edileceğine göre değişir. Bu nedenle işverene yapılan başvurunun noter ihtarnamesi gibi tarihi belgelenebilen bir yolla yapılması ve işverenin cevabının saklanması önemlidir. Kararda yer almayan kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar için ise önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

İşe iade davası ile işe dönüş davası aynı şey mi?

Evet. Günlük dilde kullanılan bu adların hepsi, uygulamada “feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade” olarak anılan aynı davayı ifade eder. Şartları, süreleri ve sonuçları aynıdır.

İşe iade dava açma süresi ne kadar?

İşçi önce fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurur. İşverenle anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılır. Bu süreler hak düşürücüdür.

İşe iade arabuluculuk süresi ne kadar?

İşçinin arabulucuya başvuru süresi fesihten itibaren 1 aydır. Arabulucu görevlendirildikten sonra görüşmeler 3 hafta içinde tamamlanır; zorunlu hallerde süre en fazla 1 hafta uzatılabilir.

30 kişiden az işçi çalışan yerde işe iade davası açılır mı?

Hayır. Ancak işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki işçiler toplanarak sayılır. İşyerinde gerçekten 30’dan az işçi varsa işe iade davası açılamaz; şartları varsa kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı talep edilebilir.

6 ay dolmadan işten çıkarılırsam işe iade davası açabilir miyim?

Kural olarak hayır; işçinin 6 aylık kıdemi fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihte dolmuş olmalıdır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde bu şart aranmaz. İşçinin 6 ayı doldurmasına kısa süre kala işverenin kötü niyetle yaptığı fesihlerde kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.

İşe iade davası kazanılırsa ne kadar tazminat alınır?

İşveren işçiyi işe başlatmazsa mahkemenin hükmettiği 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ve en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenir. Şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı da ayrıca ödenir.

Tazminatımı aldım, yine de işe iade davası açabilir miyim?

Evet. Kıdem ve ihbar tazminatının ödenmiş olması işe iade davasına engel değildir; işçi işe başlatılırsa işverenin ödediği tutarlar mahsup edilir. Ancak imzaladığınız ibraname veya karşılıklı fesih sözleşmesi varsa ayrıca incelenmelidir.

İşe iade davası ne kadar sürer?

İş Kanunu’na göre işe iade davası ivedilikle görülmelidir, fakat kanunda belirli bir süre yer almaz. Davanın uzunluğu mahkemenin iş yüküne ve toplanacak delillere bağlıdır. İstinaf incelemesinden sonra hüküm kesinleşir; Yargıtay’a temyiz yolu kapalıdır.

Dava sürerken başka bir işte çalışabilir miyim?

Evet. Dava sürecinde işçinin başka bir işyerinde çalışması işe iade hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak karar kesinleştiğinde işçinin 10 iş günü içinde eski işverene başvurması ve davet edilirse işe başlaması gerekir.

İşe iade davasını kazandım ama işe başlamak istemiyorum, ne olur?

İşçi süresinde başvurmazsa veya işverenin uygun davetine rağmen işe başlamazsa iş sözleşmesinin feshi geçerli sayılır. Bu durumda mahkemenin hükmettiği işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alınamaz; yalnızca şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı istenebilir.

4 kodu ile çıkarıldım, işe iade davası açabilir miyim?

04 kodu, işverenin haklı sebep göstermeden fesih yaptığını gösterir. İşyerinde en az 30 işçi varsa, işçinin 6 aylık kıdemi doluysa ve işçi belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyorsa işe iade davası açılabilir. Bu kodla işsizlik maaşı başvurusu da yapılabilir.

Taşeron (alt işveren) işçisi işe iade davası açabilir mi?

Şartları sağlıyorsa evet. Aynı işyerinde asıl işveren–alt işveren ilişkisi varsa hem arabuluculuk başvurusunu hem de davayı iki işverene birlikte yöneltmek yerinde olur; bu noktadaki bir eksiklik süre kaybına neden olabilir.

İstifa eden işçi işe iade davası açabilir mi?

Hayır; işe iade davası işveren feshine karşı açılır. Ancak istifa dilekçesi baskı, tehdit veya yanıltma ile imzalatıldıysa istifanın geçersizliği ileri sürülebilir; bunun ispatı işçiye aittir ve tanık, mesaj gibi delillerle desteklenmelidir.

Haklı nedenle fesihte işe iade davası açılabilir mi?

Evet. İşverenin haklı neden ileri sürmesi işe iade davası açılmasına engel değildir. Mahkeme önce haklı nedenin gerçekten var olup olmadığını, yoksa feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını inceler; ikisi de ispatlanamazsa mahkeme feshin geçersizliğine hükmeder.

İşe iade davası hangi durumlarda açılmaz?

İşyerinde 30’dan az işçi çalışıyorsa, kıdem 6 aydan azsa, iş sözleşmesi belirli süreliyse, iş sözleşmesi istifa veya ikale ile sona erdiyse ya da işçi işe alma ve çıkarma yetkisine sahip işveren vekiliyse işe iade davası açılamaz. Süreler kaçırıldığında dava reddedilir; arabulucuya gidilmeden açılan dava ise usulden reddedilir.

İşe iade davasını kaybettim, ne yapmalıyım?

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirsiniz. Ret kararı kesinleşirse ve fesih geçerli nedene dayanıyorsa, şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatını, her durumda da ödenmemiş ücret ve yıllık izin alacaklarını ayrıca isteyebilirsiniz.

İşe iade davası için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. İşe iade davasında avukatla temsil zorunlu değildir; arabuluculuk başvurusu da dava dilekçesi de işçinin kendisi tarafından yapılabilir. İşçi dilerse bu işlemleri avukatı aracılığıyla da yürütebilir. Süreler hak düşürücü olduğundan fesih bildiriminin tebliğ tarihini, arabuluculuğun bitiş tarihini ve kararın tebliğ tarihini mutlaka not etmeniz gerekir.

Sonuç

İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçinin haksız fesihe karşı başvurabileceği en etkili yoldur; doğru zamanda ve doğru sırayla atılan adımlar, işçiye ya işine geri dönme ya da 4–8 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretini alma imkânı verir. Başarının anahtarı, fesihten itibaren 1 aylık arabuluculuk süresini, son tutanaktan sonraki 2 haftalık dava açma süresini ve karar sonrasındaki 10 iş günlük başvuru süresini kaçırmamaktır.

Süre, fesih bildirimini aldığınız anda işlemeye başlar; bu yüzden fesih bildirimini, tebliğ tarihini ve iş sözleşmesine ilişkin belgeleri hemen bir araya getirmek hak kaybının önüne geçer.

Kaynaklar

1 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24.06.2010, E. 2008/30716, K. 2010/20610. ↑

2 Aysu Seren Hazer, İşe İade Davası Kapsamında Alacaklar, Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi, 2025, s. 28 (YÖK Tez No: 997982). ↑

3 Asiye Şahin Emir, “İşe İade Davasında Yargılamaya İlişkin Hukuki Çıkmazlar”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2025, Yıl 16, Sayı 61, s. 267-300, s. 274. https://dergipark.org.tr/tr/pub/taad/article/1622113 ↑

4 Asiye Şahin Emir, “İşe İade Davasında Yargılamaya İlişkin Hukuki Çıkmazlar”, s. 292 (tam künye: dipnot 3). ↑

5 Nazlı Elbir, “Yargıtay Kararları Işığında İşe İade Kararı Sonrası İşçinin Başvurusu ve İşverenin Davetinde “Samimiyet” Olgusu”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2020, 11(1), s. 139-154, s. 146. https://dergipark.org.tr/tr/pub/inuhfd/article/697647 ↑

6 Mehtap Şahin Altıntaş, “Güncel Yargıtay Kararları Işığında İşe İade Davaları”, Yaşar Hukuk Dergisi, 2024, 6(2), s. 289-334, s. 314. https://dergipark.org.tr/tr/pub/yhd/article/1428871 ↑

7 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 02.10.2019, E. 2019/6190, K. 2019/17193. ↑

8 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 16.04.2015, E. 2015/7518, K. 2015/14659. ↑

9 Sevil Doğan / Alper Yılmaz, “İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Geçersizliğine Yol Açan Sebeplerin Yargı Kararları Işığında Değerlendirilmesi”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2025, 29(4), s. 1877-1926, s. 1890. https://dergipark.org.tr/tr/pub/ahbvuhfd/article/1707006 ↑

  • Aleyna Sude Ercan, İş Hukukunda Feshin Son Çare Olma İlkesi (Ultima Ratio), Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, 2026 (YÖK Tez No: 999236).
  • Ali Barbaros Demirkol, İş Hukukunda İşe İade Kararlarının Uygulanması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2025 (YÖK Tez No: 987216).