
İş kazası tazminatı ne kadar olur sorusu, kazadan sonra işçinin aklına gelen ilk sorulardan biridir. Bu sorunun hazır bir rakamı yoktur. Tutar; maluliyet oranına, kusur dağılımına, ücrete, yaşa ve SGK’nın yaptığı ödemelere göre her dosyada ayrıca hesaplanır. İş kazası sonucu hangi kalemlerin istenebileceğini, tazminat hesaplamasının hangi yöntemle yapıldığını ve tutarı nelerin değiştirdiğini aşağıda sade bir dille anlatıyoruz.
İş Kazası Nedir, Hangi Olaylar Sayılır?
Tazminat hesabı, olayın hukuken iş kazası sayılmasıyla başlar. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası, aşağıdaki hâllerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır:
- İşyerinde: Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada.
- Yürütülen iş nedeniyle: İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, işyeri dışında olsa bile.
- Görevle gönderilme: Sigortalının görevli olarak işyeri dışına gönderildiği ve asıl işini yapmadan geçirdiği zamanlarda.
- Emzirme süresi: Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda.
- Servis aracı: İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında.
İşle bağlantısı tartışmalı olaylarda (ör. işyerinde meydana gelen kalp krizi) olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı ayrıca incelenir. İşveren kazayı, kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. SGK’nın iş kazası kabulü, hem Kurumun yapacağı ödemelerin hem de işverenden istenecek tazminatın hesaplanması için temel oluşturur.
İş Kazası Sonrası Hangi Tazminatlar İstenir?
Tutarı konuşmadan önce, iş kazası tazminatı kapsamında hangi kalemlerin talep edilebileceğini bilmek gerekir. Talepler maddi ve manevi tazminat olarak iki ana gruba ayrılır. Maddi zarar; tedavi masrafları, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması yüzünden uğranılan kayıplar gibi hesaplanabilen kalemlerden oluşur. Manevi zarar ise parayla tam ölçülmesi mümkün olmayan, ama hukuki yollarla bir ölçüde giderilebilen olumsuzlukları kapsar. Kısacası maddi tazminat hesapla bulunur, manevi tazminatı ise hâkim takdir eder.
Bedensel zarar ve ölüm hâlinde istenebilecek maddi tazminat kalemleri Türk Borçlar Kanunu m.53 ve m.54’te sayılmıştır. Başlıcaları şunlardır:
- Geçici iş göremezlik zararı: Tedavi ve iyileşme süresince çalışamamaktan doğan kayıp.
- Sürekli iş göremezlik zararı: Kalıcı maluliyet (sakatlık) nedeniyle çalışma gücünün bir bölümünün kalan ömür boyunca kaybı.
- Tedavi giderleri: SGK’nın karşılamadığı tedavi masrafları.
- Destekten yoksun kalma zararı: Kaza ölümle sonuçlanmışsa, işçinin desteğinden yoksun kalan yakınlarının zararı.
Tedavi giderlerinde önemli bir ayrıntı vardır: işçinin tedavisini karşılama yükümlülüğü ilk olarak SGK’ya aittir. Bu yüzden maddi tazminat olarak yalnızca SGK’nın ödemediği tedavi masrafları istenebilir. Bu nedenle kazadan sonra kendi cebinizden yaptığınız harcamaların fatura ve fişlerini saklamanız gerekir.
Ölümlü iş kazalarında tazminat hesaplaması, işçinin yakınlarına sağladığı desteğin kaybı üzerinden yapılır. Yöntem benzer olsa da destek oranları ayrıca belirlendiği için bu yazıda ağırlıklı olarak yaralanmalı kazaları ele alıyoruz; ölüm hâlindeki talepleri aşağıda ayrı bir başlıkta özetledik.
Geçici İş Göremezlik Nasıl Hesaplanır?
Kazadan sonra işçi, iyileşene kadar çoğu zaman hiç çalışamaz ve bu süre, iş kazası tazminat hesaplamasındaki ilk kalemdir. Tazminat hesabında bu dönem için özel bir kural uygulanır: “Yargıtay uygulamasında, geçici iş göremezlik süresi boyunca zarar görenin maluliyet oranının %100 olarak kabul edileceği ve bu çerçevede bir hesaplama yapılacağı kabul edilmektedir.”1
Yani kalıcı maluliyet oranınız düşük olsa bile, raporda belirtilen iyileşme süresi boyunca tam kazanç kaybı üzerinden hesaplama yapılır. Bu yüzden iyileşme süresinin raporda doğru gösterilmesi, sonucu doğrudan etkiler. SGK’nın bu sürede ödediği geçici iş göremezlik ödeneği ise aşağıda anlatacağımız şekilde hesaplamada dikkate alınır.
Maluliyet Oranı Sonucu Nasıl Etkiler?
Sürekli iş göremezlik zararının büyüklüğünü belirleyen ilk veri, işçinin çalışma gücünü yüzde kaç oranında kaybettiğidir. Bu oranı hâkim kendisi belirlemez: “Yargıtay da maluliyet oranının yargılama aşamasında yapılacak tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerektiği görüşündedir.”2
İşçi dava açmadan önce SGK’ya başvurduğunda bu oran Kurum sağlık kurulunca saptanır; yargılamada ise gerektiğinde yukarıdaki kurumlardan ayrıca rapor alınır. İş kazası tazminatının miktarını en çok etkileyen veri budur; maluliyet oranı yükseldikçe hesaplanan çalışma gücü kaybı da büyür. Eksik tedavi belgesiyle hazırlanmış ya da işçinin mesleğini hesaba katmayan bir rapor, tazminatın tamamını aşağı çeker. Bu yüzden rapora itiraz hakkını süresinde kullanmak önemlidir. Parmak yaralanmalarında oranın nasıl belirlendiğini iş kazasında parmak kırılması yazımızda ayrıca ele aldık.
Kusur Oranı Tutarı Nasıl Değiştirir?
Hesaplanan zararın ne kadarını işverenin ödeyeceği, kazada kimin ne ölçüde kusurlu olduğuna bağlıdır. Yargıtay, kusur oranının iş güvenliği konusunda uzman bir bilirkişi heyetince belirlenmesini ister. Kusur dağılımı şu şekilde sonuca yansır: “İşverenin kusurunun tam olmadığı hâllerde, sorumluluğun kapsamı kusur oranına göre belirlenmektedir. Bu çerçevede işveren, kusuruna isabet eden zarar kısmından tamamen; kaçınılmazlık unsuruna denk gelen zarar bölümünden ise kısmen sorumlu tutulmaktadır.”3
İşçinin kendi kusuru varsa tazminat o oranda azalır. Ne işçiye ne işverene kusur yüklenemeyen kaçınılmaz olaylarda bile, iş hukukundaki işçiyi koruma anlayışı gereği işverene bir miktar sorumluluk yüklenebilir. Hâkim ayrıca TBK m.51 uyarınca hakkaniyet indirimi yapabilir.
İşverenin sorumluluğu, işçiyi koruma borcundan doğar. TBK m.417’ye göre işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da risk değerlendirmesi, eğitim ve denetim gibi somut yükümlülükler getirir. Bu yükümlülüklere aykırılık, kusur raporunda işverenin aleyhine değerlendirilir.
İş Kazası Tazminatı Hangi Yöntemle Hesaplanır?
Kanunda adım adım bir hesap formülü yoktur. Hesap tekniği ise şöyle oluşmuştur: “mevzuatta ayrıntılı bir hesap yöntemi öngörülmediğinden, uygulamadaki yöntemin büyük ölçüde Yargıtay içtihatlarıyla şekillendiği kabul edilmektedir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında, zararın öncelikle iki dönem halinde ele alınması gerektiği vurgulanır”4. Bu iki dönem, bilinen dönem ve bilinmeyen dönemdir.
Bilinen Dönem ve Bilinmeyen Dönem
Bilinen (işlemiş) dönem, kaza tarihinden hesap raporu tarihine kadar geçen süredir. Bu kısımda gerçek veriler kullanılır. Yargıtay, gerçek ücretin bulunması için işyeri kayıtlarının, bordroların, varsa toplu iş sözleşmesinin ve emsal ücretlerin araştırılmasını şart görür. Bu dönemin zararı iskontoya tabi tutulmaz.
Bilinmeyen (işleyecek) dönem, rapor tarihinden sonraki kısımdır ve varsayımlara dayanır. Güncel uygulamada progresif rant tekniği öne çıkar; bu teknikte “rapor tarihindeki net gelir esas alınarak her yıl için %10 artırım ve aynı zamanda %10 iskonto uygulanması suretiyle, önceden belirlenmiş katsayılar üzerinden sermayeleştirme (peşin değer) sonucuna ulaşılması yaklaşımı öne çıkmıştır.”5
Aktif Dönem ve Pasif Dönem Nedir?
Bilinmeyen dönem de kendi içinde ikiye ayrılır. Aktif dönem, işçinin çalışma çağının sonuna kadar süren kısımdır; Uygulamada erkekler için bu sınır çoğunlukla 60 yaş olarak kabul edilir. Pasif dönem ise bu yaştan sonra, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömrün sonuna kadar uzanır. Pasif dönem zararı kural olarak asgari ücret üzerinden hesaplanır.
Hangi yaşam tablosunun kullanıldığı da sonucu değiştirir. Uygulamada “PMF1931 ve TRH2010 olmak üzere iki farklı mortalite tablosu ile farklı yaklaşım yöntemleri kullanılmaktadır. Bu durumda, aynı dava dosyası için yapılan hesaplamalarda farklı sonuçlar ortaya çıkmakta”6 ve işçi hak kaybına uğrayabilmektedir. Yargıtay’ın güncel kararları, pasif dönem için TRH-2010 tablosunun kullanılması yönündedir.
SGK Ödemeleri Tazminattan Düşülür mü?
Evet. İş kazası tazminat hesabı hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, SGK’nın ödedikleri ayrıca dikkate alınır. SGK, iş kazası geçiren sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ve koşulları varsa sürekli iş göremezlik geliri öder. Aynı zarar iki kez ödenmesin diye bu tutarlar hesaptan düşülür: “Tazminat hesabında sigortalının brüt zararından, yalnızca hâlihazırda Kurumca bağlanmış olan gelir ve ödeneklerin peşin sermaye değerleri değil; (…) sigortalıya bağlanması kesin olan ve daha yüksek haklar sağlayan gelirlerin peşin sermaye değerleri de mahsup edilmektedir.”7
Bu nedenle mahkeme, işçiye gelir bağlanıp bağlanmadığını SGK’ya sorar. Gelir bağlanmamışsa işçinin Kuruma başvurması için süre verilmesi gerektiği Yargıtay’ın yerleşik görüşüdür. SGK’nın karşılamadığı kısım, işverenden istenebilecek tazminatı oluşturur.
İş Kazası Tazminatı Ne Kadar Olur?
Sonuçta iş kazası tazminatı, aşağıdaki verilerin birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. İş kazası tazminatı hesaplama sürecinde kullanılan başlıca veriler ve hangi belgeyle ortaya kondukları şöyledir:
| Etken | Hesaba etkisi | Dayandığı belge |
|---|---|---|
| Maluliyet oranı | Sürekli zararın büyüklüğünü belirler | Adli Tıp veya üniversite adli tıp raporu |
| İyileşme süresi | Bu süre için tam kayıp kabul edilir | Sağlık ve istirahat raporları |
| Kusur oranı | İşverenin ödeyeceği payı belirler | Kusur bilirkişi raporu |
| Ücret | Hesabın çekirdeğidir | Bordro, toplu iş sözleşmesi, emsal ücret araştırması |
| Yaş ve bakiye ömür | Aktif ve pasif dönemin uzunluğunu gösterir | Nüfus kaydı ve yaşam tablosu |
| SGK ödemeleri | Peşin sermaye değeri düşülür | SGK yazısı |
Bu verilerden biri eksik ya da hatalı olduğunda hesaplama da hatalı olur. Hesaplamayı sonunda hesap bilirkişisi (aktüer) yapar; ancak ona verilen bilgiler dosyaya taraflarca ve mahkemece toplanır.
Adım Adım Tazminat Hesaplaması
Tutar vermeden, bir iş kazası tazminat hesaplamasının mantığını örnekle gösterelim. Kalıcı maluliyet oranı %20 bulunan ve kazanın meydana gelmesinde işverenin %80, işçinin %20 kusurlu sayıldığı bir dosya düşünelim:
- Ücretin tespiti: İşçinin kaza tarihindeki gerçek ücreti bordro, banka kayıtları ve emsal ücret araştırmasıyla bulunur; brüt ücret net kazanca çevrilir.
- Geçici iş göremezlik: Raporlu iyileşme süresi için kazancın tamamı kayıp kabul edilerek hesaplanır.
- Sürekli iş göremezlik: Kalan çalışma süresinde (aktif dönem) her yıl net kazancın %20’si kayıp sayılır; çalışma çağından sonra aynı oran asgari ücrete uygulanır.
- İşverenin payı: Bulunan toplam kaybın işverene düşen %80’lik kısmı esas alınır.
- SGK mahsubu: Kurumun bağladığı gelirin ve ödediği geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaba yansıyan kısmı düşülür.
Kalan miktar işverenden istenebilecek maddi tazminattır; manevi tazminat bunun dışında ayrıca talep edilir.
Manevi Tazminat Ayrıca İstenir mi?
Evet. Manevi tazminat iş kazasında bir tabloyla hesaplanmaz; hâkim olayın ağırlığı, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu gibi ölçütlere bakarak uygun bir miktar belirler (Türk Borçlar Kanunu m.56). Uygulamada işçinin yaşı ve kalıcı sakatlığın ağırlığı da dikkate alınır; manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir. Bu ölçütleri ve yakınların manevi tazminat hakkını yaralanmalı iş kazası tazminatı yazımızda ayrıntılı anlattık.
Ölümlü İş Kazasında Yakınlar Ne Talep Edebilir?
İş kazası sonucu işçi hayatını kaybetmişse talepler işçinin yakınlarına geçer. Hak sahiplerini, hesap adımlarını ve ilgili Yargıtay kararlarını ölümlü iş kazası tazminatı yazımızda ayrıntılı anlattık. Türk Borçlar Kanunu m.53’e göre ölüm hâlinde özellikle şu kalemler istenebilir:
- Destekten yoksun kalma tazminatı: Ölen işçinin geçimine katkı sağladığı eş, çocuk, anne ve baba gibi kişilerin bu destekten yoksun kalmasının karşılığıdır.
- Cenaze giderleri: Defin ve cenaze için yapılan makul harcamalar.
- Ölümden önceki kayıplar: Ölüm hemen gerçekleşmediyse, ölüme kadar yapılan tedavi masrafları ile bu süredeki çalışma gücü kaybı.
- Manevi tazminat: Ölenin yakınları, yaşadıkları acı nedeniyle kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56).
Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında ölenin gelirinden kime ne pay ayırdığı ve desteğin ne kadar süreceği esas alınır; hak sahiplerine SGK’ca bağlanan ölüm geliri de hesaplamada göz önünde tutulur.
Dava Açarken Tutarı Bilmek Gerekir mi?
Hayır. Tutar, maluliyet, kusur ve hesap raporları alındıktan sonra netleşir. Bu nedenle iş kazası tazminat davası, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılabilir; tutar raporlarla netleştiğinde talep HMK m.109/4 uyarınca bir kez artırılabilir. Manevi tazminat ise bölünemediği için kısmi dava yoluyla istenemez. Raporların alınması zaman aldığından iş davalarının ne kadar sürdüğü de dosyadan dosyaya değişir.
Kazanın iş kazası sayılıp sayılmadığı tartışmalıysa, tazminattan önce bunun belirlenmesi gerekebilir. Bu konuyu iş kazası tespit davası yazımızda anlattık.
Tazminat Davası Nerede ve Ne Zaman Açılır?
İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davaları iş mahkemelerinde görülür; iş mahkemesi olmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi üstlenir. İş hukukunda işçilik alacaklarının çoğu için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur; ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını bu zorunluluğun dışında tutar. Bu nedenle tazminat davası doğrudan açılabilir. Meslek hastalığı için hazırlanmış şablon meslek hastalığı tazminat dava dilekçesi sayfamızda yer alıyor.
İşçilik alacaklarındaki beş yıllık zamanaşımı da burada uygulanmaz. İşverenin işçiyi koruma borcuna aykırılıktan doğan sorumluluğu sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabi olduğundan (TBK m.417), genel on yıllık zamanaşımı süresi (TBK m.146) uygulanır. Sürenin başlangıcı uygulamada zararın, özellikle kalıcı maluliyetin kesin olarak öğrenildiği tarihe göre değerlendirilir. Yine de beklemek delillerin kaybolmasına yol açabileceğinden, kaza sonrası tutanaklar, sağlık raporları ve tanık bilgileri erkenden toplanmalıdır.
İş Kazası Tazminatını Düşüren Sık Hatalar
Hesap bilirkişisi ancak dosyadaki verilerle çalışabildiği için eksik toplanan her bilgi sonuca doğrudan yansır.
- Kazanın bildirimini takip etmemek: Kazanın SGK’ya iş kazası olarak bildirilip bildirilmediği erken dönemde kontrol edilmelidir. Bildirim yoksa önce bu konunun çözülmesi gerekebilir.
- Gerçek ücreti ortaya koymamak: Bordrodaki tutar ile fiilen alınan ücret farklıysa banka kayıtları, tanık beyanları ve emsal ücret bilgisi dosyaya kazandırılmalıdır.
- İşyerindeki eksikliği belgelememek: Makine koruyucusunun sökülmüş olması gibi önlem eksiklikleri kusur dağılımını belirler. Kaza yerinin durumu fotoğraf ve tanıkla desteklenmelidir.
- Kendi kusuru iddiasını önemsememek: Talimata aykırı davranış iddiası işçiye de kusur verilmesine yol açabilir. Verilen eğitim ve talimat kayıtları bu yüzden ayrıca incelenmelidir.
- Raporlara itiraz etmemek: Maluliyet, kusur ve hesap raporlarındaki eksikliklere süresinde itiraz edilmezse hatalı veri tazminat tutarına taşınır.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası tazminatı ne kadar, sabit bir tablosu var mı?
Hayır. Her dosyada maluliyet oranı, kusur oranı, ücret, yaş ve SGK ödemeleri ayrı ayrı belirlenir ve hesap bilirkişisi tazminat miktarını bu verilerle hesaplar.
Maluliyet oranım düşükse yine tazminat alabilir miyim?
Evet. Kalıcı oran düşük olsa da iyileşme süresi boyunca tam iş göremezlik üzerinden hesap yapılır; kalıcı kayıp için de oranınız kadar sürekli iş göremezlik zararı hesaplanır.
Kazada benim de kusurum varsa ne olur?
Kusurunuz kazanın tek nedeni değilse tazminat hakkınız ortadan kalkmaz; tazminat kusurunuz oranında azalır. İşverenin kusuruna düşen kısım yine istenebilir.
SGK gelir bağladıysa işverenden ayrıca tazminat isteyebilir miyim?
Evet. SGK’nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri hesaplanan zarardan düşülür; bu değeri aşan zarar işverenden istenebilir.
Hesaplamada hangi yaşam tablosu kullanılır?
Yüksek mahkemenin güncel kararları, pasif dönem hesabında TRH-2010 tablosunun kullanılması gerektiği yönündedir. Tablo seçimi sonucu önemli ölçüde değiştirebilir.
İş kazası tazminatını kim öder?
Maddi ve manevi tazminatı kural olarak işveren öder; işin bir alt işverene (taşeron) verildiği durumlarda asıl işveren de birlikte sorumlu tutulabilir. SGK’nın kendi mevzuatına göre ödediği gelir ve ödenekler bu tazminattan ayrıdır; Kurum, koşulları varsa yaptığı ödemeler için işverene ayrıca rücu edebilir.
Tazminat hesabında brüt ücret mi, net ücret mi esas alınır?
Hesap, işçinin kaza tarihindeki gerçek ücretinin net karşılığı üzerinden yapılır. Bordrodaki ücret gerçeği yansıtmıyorsa banka kayıtları, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasıyla gerçek kazanç ortaya konur.
Ceza davasının sonucu iş kazası tazminat davasını etkiler mi?
Hukuk hâkimi, kusurun değerlendirilmesi ve tazminat miktarı konusunda ceza hâkiminin kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Ceza davasındaki beraat kararı da tazminat davasını kendiliğinden sonuçsuz bırakmaz. Bununla birlikte ceza dosyasındaki tutanaklar, raporlar ve tanık ifadeleri tazminat davasında delil olarak kullanılabilir.
İş kazası geçiren her işçi tazminat alabilir mi?
Bunun için kazanın iş kazası sayılması ve bir zarar doğmuş olması gerekir. İşverenin kusuru bulunmayan kaçınılmaz olaylarda bile işverene kısmi sorumluluk yüklenebilir. Buna karşılık zarar tamamen işçinin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan doğmuşsa işverenden tazminat istenemeyebilir. SGK’nın sağladığı ödenek ve gelirler ise kusur durumundan bağımsız olarak değerlendirilir.
Maaşım belli, tazminatımı kendim hesaplayabilir miyim?
Yalnızca maaştan yola çıkarak güvenilir bir tutar bulunamaz. Aynı ücreti alan iki işçiden birinin maluliyet oranı, yaşı, kusur payı ve SGK’dan aldığı gelir farklıysa sonuç da çok farklı çıkar. İnternetteki hesaplama araçları kaba bir fikir verebilir; dosyadaki tutarı ise raporlar alındıktan sonra hesap bilirkişisi belirler.
Kaynaklar
1 Serbay Akın, Türk Borçlar Hukuku Kapsamında Sürekli İş Göremezlik Zararı ve Tazmini, Yüksek Lisans Tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi, 2022, s. 19 (YÖK Tez No: 722158). ↑
2 Serbay Akın, Türk Borçlar Hukuku Kapsamında Sürekli İş Göremezlik Zararı ve Tazmini, Yüksek Lisans Tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi, 2022, s. 32 (YÖK Tez No: 722158). ↑
3 Göksu Berk Demirci, İş Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Beykent Üniversitesi, 2026, s. 83 (YÖK Tez No: 1015564). ↑
4 Göksu Berk Demirci, İş Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Beykent Üniversitesi, 2026, s. 88 (YÖK Tez No: 1015564). ↑
5 Göksu Berk Demirci, İş Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Beykent Üniversitesi, 2026, s. 90 (YÖK Tez No: 1015564). ↑
6 Büşra Bulut, İş Göremezlik ve Destekten Yoksun Kalma Tazminat Hesabına İlişkin Aktüeryal Hesaplamalar ve Değerlendirmeler, Yüksek Lisans Tezi, Karabük Üniversitesi, 2023, s. 7 (YÖK Tez No: 801132). ↑
7 Göksu Berk Demirci, İş Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Beykent Üniversitesi, 2026, s. 73 (YÖK Tez No: 1015564). ↑