
Meslek hastalığı tazminatı, yaptığı işin koşulları yüzünden zamanla hastalanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın işverenden istenmesidir. Toz, kimyasal madde ya da ağır çalışma koşulları yıllar içinde kalıcı bir sağlık sorununa dönüşebilir. Bu yazıda bir hastalığın meslek hastalığı sayılma şartlarını, SGK’daki tespit sürecini, işverenin sorumluluğunu ve davanın nasıl yürüdüğünü tez çalışmalarındaki tespitlerle anlatıyoruz.
Meslek Hastalığı Nedir?
Her hastalık meslek hastalığı değildir; meslek hastalığı nedeniyle tazminat istenebilmesi için önce hastalığın işle bağlantısı kurulabilmelidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesine göre meslek hastalığı, “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.”
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da bir tanım yapar: Bu Kanuna göre meslek hastalığı, mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Bu tanım, 5510 sayılı Kanun’daki tanımdan daha geniş ve kapsayıcıdır.1
Kanundaki tanım, meslek hastalığının ortaya çıkabileceği iki yolu birlikte gösterir. Birincisi, işin niteliğinden dolayı sürekli tekrarlanan bir etkidir; ikincisi, işin yürütüldüğü ortam ve koşullardır. Kömür madenlerinde görülen akciğer hastalıkları, mermer ocaklarında veya kot taşlama işyerlerinde görülen silikoz, tütün işletmelerinde görülen hastalıklar bu türün bilinen örnekleridir.
Hangi Hastalıklar Meslek Hastalığı Sayılır?
Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı, Yönetmelik’e ekli listede düzenlenir. Liste hastalıkları, ortaya çıkmasına yol açan etkene göre gruplara ayırır. Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Kimyasal maddelerle olan hastalıklar: Kurşun, cıva, benzen veya çözücülerle çalışan işçilerde görülen zehirlenmeler.
- Mesleki solunum yolu hastalıkları: Maden, taş ocağı ve kumlama işlerinde silikoz, asbestle çalışmada asbestoz, tozlu ortamlarda uzun süreli maruziyet sonucu gelişen mesleki astım.
- Mesleki cilt hastalıkları: Çimento, boya veya temizlik kimyasallarıyla sürekli temas sonucu ortaya çıkan egzama ve benzeri hastalıklar.
- Mesleki bulaşıcı hastalıklar: Sağlık çalışanlarında kan yoluyla bulaşan hastalıklar, hayvancılık ve mezbaha işlerinde bruselloz.
- Fizik etkenlerle olan hastalıklar: Yüksek gürültü nedeniyle işitme kaybı, titreşimli aletlerle uzun süre çalışmaya bağlı damar, kemik ve eklem rahatsızlıkları, radyasyona bağlı hastalıklar.
Listede yer almak işçiye ispat kolaylığı sağlar. Listede adı geçmeyen bir hastalık söz konusu olduğunda ise işle bağlantının tıbbi bulgular, işyeri ölçümleri ve çalışma geçmişiyle ayrıca ortaya konması gereklidir.
Meslek Hastalığı ile İş Kazası Arasındaki Fark
İş kazası belli bir anda olan bir olaydır: düşme, sıkışma, çarpma gibi. Meslek hastalığı ise yavaş yavaş gelişir. Bu nedenle sosyal sigortalar hukukunda “iş kazasından farklı olarak meslek hastalığı her zaman mesleki” nitelikte, yani görülen işle ilgilidir. İş kazası işyeri dışında, işverenin verdiği bir görev sırasında da olabilir; meslek hastalığında ise bağlantı mutlaka yapılan işin kendisiyle kurulur.
| Konu | İş kazası | Meslek hastalığı |
|---|---|---|
| Oluş biçimi | Ani bir olayla meydana gelir | Tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden zamanla ortaya çıkar |
| İşle bağlantısı | İşverenin otoritesi altındayken meydana gelen olay | Her zaman mesleki nitelikte, görülen işle ilgili |
| Ortaya çıkış zamanı | Olay anı bellidir, zarar sonra da ortaya çıkabilir | İşten ayrıldıktan sonra, yükümlülük süresi içinde de ortaya çıkabilir |
| Nasıl tespit edilir? | SGK’ya bildirim, gerekirse iş kazası tespit davası | SGK Sağlık Kurulu raporu |
| Yaralanmada zamanaşımının başlangıcı | Sürekli iş göremezliğe ilişkin kesin raporun öğrenilmesi | Hastalığın kesin olarak belli olması |
Kazanın tespiti için ayrı bir yol izlenir; ayrıntılarını iş kazası tespit davası yazımızda bulabilirsiniz. Kazada yaralanan işçinin haklarını ise yaralanmalı iş kazası tazminatı yazısında anlattık.
Meslek Hastalığı Tazminatı İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Meslek hastalığı nedeniyle açılacak tazminat davasının temeli, hastalığın kanuni anlamda meslek hastalığı sayılmasıdır. Bunun için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:
- Hastalanan kişinin sigortalı olması,
- İşin niteliğine bağlı bir hastalığın ortaya çıkması,
- Hastalığın Yönetmelik’te yer alması ve belirtilen süre içinde meydana gelmesi,
- Hastalık ile yapılan iş arasında nedensellik bağı bulunması,
- Hastalığın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından meslek hastalığı olarak kabul edilmesi ya da mahkeme kararıyla tespit edilmesi.
Sigortalılık şartı çoğu zaman yanlış anlaşılır. Meslek hastalığını işten ayrıldıktan sonra öğrenen işçi, tazminat hakkını kaybettiğini düşünebilir. Oysa “bir kimsenin meslek hastalığına işyerinde sigortalı olarak çalışmış olduğu dönemde tutulması yeterlidir. Meslek hastalığının tespit edildiği zaman diliminde bu kişinin sigortalı olup olmaması dahi aranmamaktadır.”2
Yani hastalığa yakalandığınız dönemde sigortalı çalışıyorsanız, teşhis daha sonra konsa bile yol kapanmış değildir. Sigortasız çalıştırılan işçinin önce çalışmasını kanıtlaması gerekir; bunun için hizmet tespiti davası gündeme gelir.
Meslek Hastalığı Nasıl Tespit Edilir?
İşveren, işçisinin meslek hastalığına yakalandığını öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde durumu iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekle yükümlüdür. Meslek hastalığı bildirgesi hiç verilmez ya da geç verilirse bu, işçinin haklarını ortadan kaldırmaz; ancak işveren için idari para cezası ve bildirim tarihine kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin kendisinden istenmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Hastalığın meslek hastalığı olduğu ise yetkili hastanelerin raporları ve işyerindeki çalışma koşullarını gösteren belgeler değerlendirildikten sonra SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenir. Bu karar kesin değildir: Sağlık Kurulu kararına Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilebilir, Yüksek Sağlık Kurulu’nun vereceği karar da iş mahkemesinde dava konusu yapılabilir. Mahkemede birbiriyle çelişen raporlar varsa Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerekir.
Meslek hastalıkları Yönetmelik’e ekli bir listede gösterilir. Bu listenin işçi için önemli bir kolaylığı vardır: Hastalık listede sayılıyorsa, sigortalının ayrıca bunun meslek hastalığı niteliği taşıdığını ortaya koyması beklenmez. Bu yüzden SGK’nın bu konudaki kararı, tazminat davasında da en önemli dayanaktır.
SGK hastalığı meslek hastalığı olarak kabul etmezse, işçi Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı iş mahkemesinde meslek hastalığı tespit davası açabilir. Bu davada işyerindeki çalışma koşulları, çalışanın hangi etkenlere ne kadar süre maruz kaldığı ve tıbbi raporlar birlikte değerlendirilir; gerekirse işyerinde keşif yapılır. Yargıtay uygulamasında, hastalığın meslek hastalığı olup olmadığı tartışmalıysa tazminat davasında önce bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Tespit davasında verilecek karar, tazminat davasının hukuki temelini oluşturur.
Yükümlülük Süresi Nedir?
Bazı meslek hastalıkları işten ayrıldıktan yıllar sonra ortaya çıkar. Yönetmelik, sigortalının hastalığa sebep olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın meydana çıktığı tarih arasında geçebilecek en uzun süreyi belirler; buna yükümlülük süresi denir ve süre hastalığa göre değişir.
Listede yer almak ve bu süre içinde ortaya çıkmak tek başına yeterli sayılmaz; hastalık ile iş ve işyeri koşulları arasındaki bağ ayrıca kurulmalıdır. Öte yandan süre aşılmış olsa bile, hastalığın işten kaynaklandığı tıbbi bulgular ve işyeri incelemesiyle kanıtlanırsa, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla meslek hastalığı sayılabilir.3
Meslek Hastalığına Yakalanan İşçinin SGK’dan Hakları
Meslek hastalığının hukuki sonuçları tazminat davasıyla sınırlı değildir; sosyal güvenlik hukuku yönünden de işçiye bazı haklar tanınır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan ve 5510 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenen haklardan en önemlileri şunlardır:
- Geçici iş göremezlik ödeneği: Meslek hastalığı nedeniyle çalışamadığınız ve tedavi gördüğünüz süre için ödenir.
- Sürekli iş göremezlik geliri: Tedavi sonunda meslekte kazanma gücünüzün en az yüzde 10 oranında azaldığı belirlenirse bağlanır; gelirin miktarı maluliyet oranına göre değişir.
- Ölüm geliri: Çalışan meslek hastalığı sonucu hayatını kaybederse hak sahiplerine gelir bağlanır.
- Cenaze ödeneği: Meslek hastalığı nedeniyle ölen sigortalı için ödenir.
SGK’nın sosyal sigorta kapsamında yaptığı bu ödemeler, işverenin tazmin borcunu ortadan kaldırmaz. Meslek hastalığı, işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranışı sonucu meydana gelmişse SGK yaptığı ödemeleri aynı Kanunun 21. maddesine göre ondan geri ister. İşçi de SGK’nın karşılamadığı zararları için ayrıca tazminat davası açabilir.
SGK’nın bağladığı gelir, işçinin prime esas kazancı üzerinden hesaplanır. Ücretiniz Kuruma eksik bildirilmişse gelir de düşük kalır; bu durumu düzeltmek için eksik prim ve ücret tespit davası gündeme gelebilir.
İşverenin Sorumluluğu ve Kusur
Türk Borçlar Kanunu m.417, işverene iş sağlığı ve güvenliği için işin gerektirdiği her türlü önlemi alma ve araç gereçleri eksiksiz bulundurma borcu yükler. Bu borcun yerine getirilmemesi sonucu işçinin vücut bütünlüğü zarar görürse, işverenin hukuki sorumluluğu sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre değerlendirilir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da işverene risk değerlendirmesi yapma, çalışanları bilgilendirme ve eğitme, sağlık gözetimi sağlama gibi yükümlülükler getirir. Bu yükümlülüklere uyulup uyulmadığı, özellikle risk değerlendirmesinin yapılması ve ortam ölçümlerinin düzenli tekrarlanması, meslek hastalığı dosyalarında kusurun belirlenmesinde ilk bakılan noktalardandır.
Öğretide işverenin sorumluluğunun kusura mı yoksa tehlikeye mi dayandığı tartışmalıdır. Uygulama açısından önemli olan, Yargıtay’ın güncel kararlarında “objektifleştirilmiş kusur sorumluluğu” yönünde bir yaklaşım geliştirmesidir. Buna göre mevzuattaki teknik kurallara uyulmaması işverenin kusuru sayılır. Sorumluluk için de illiyet bağını kesen sebepler, yani “mücbir sebep, kazaya uğrayan işçinin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru bulunmamalıdır.”4
İşçi açısından bu şu anlama gelir: Toz ölçümü yapılmayan, maske ve havalandırma sağlanmayan, periyodik sağlık muayenesi yaptırılmayan bir işyerinde işverenin kusurlu bulunması güçlü bir ihtimaldir. Kusur oranları dava sırasında bilirkişi incelemesiyle belirlenir; Yargıtay uygulamasında kusur raporunun iş güvenliği konusunda bilgili bilirkişilerin de yer aldığı bir heyetten alınması aranır.
Maddi ve Manevi Tazminat Neleri Kapsar?
Meslek hastalığı nedeniyle istenebilecek tazminat, maddi ve manevi olmak üzere iki kalemden oluşur. Maddi tazminatın kapsamı TBK m.54’te sayılmıştır. Bu hükme göre işçi, bedensel zararı için tedavi masraflarını, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi yüzünden uğradığı zararları ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan kayıpları isteyebilir.
SGK işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlamışsa, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu gelirin peşin sermaye değeri tazminattan düşülür. Bu nedenle mahkeme önce sigortalıya gelir bağlanıp bağlanmadığını Kurumdan sorar. Tedavi döneminde ödenen geçici iş göremezlik ödeneği de aynı mantıkla o döneme ait kazanç kaybından indirilir.
Manevi tazminat ise işçinin meslek hastalığından dolayı çektiği acı ve üzüntü için istenir. Burada dikkat çekici bir nokta vardır: TBK m.56’da bu talep için kusurun varlığı aranmamıştır. Ancak hâkim olayın özelliklerine bakar; işverenin kusuru varsa tazminat miktarı belirlenirken bu da göz önünde tutulur. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde işçinin yakınları da bu tazminatı isteyebilir.
Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Maddi tazminat hesabında en belirleyici unsur maluliyet oranı, yani meslek hastalığı işçinin meslekte kazanma gücünü hangi ölçüde azalttığıdır. Bu oran SGK’nın ya da mahkemenin aldırdığı raporlarla belirlenir; raporlar birbiriyle çelişiyorsa Adli Tıp Kurumu’ndan görüş alınır. Meslek hastalıkları zamanla ilerleyebildiği için maluliyet oranı sonradan artabilir; bu durumu gösteren yeni raporla artan zarar için ayrıca talepte bulunulması gündeme gelebilir.
Hesaplama genellikle aktüerya alanında bilirkişi tarafından yapılır. Bilirkişi işçinin ücretini, yaşını, kalan çalışma ve yaşam süresini, maluliyet oranını ve tarafların kusur oranlarını birlikte değerlendirir. İşçinin de kusuru varsa TBK m.52 uyarınca tazminattan indirim yapılabilir. Karar bu rapor esas alınarak verilir; rapor denetime elverişli değilse yeni rapor aldırılır.
Hesabın kalemlerini ve kusurun sonuca etkisini iş kazası ve meslek hastalığında tazminat hesabını anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?
Bu dava işverene karşı iş mahkemesinde açılır. İşçi alacaklarının çoğunda dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur; ancak iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle açılan tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışında bırakılmıştır. Taraflar isterse yine de arabulucuya başvurabilir.
Davadan önce elinizde olması yararlı belgeler şunlardır: SGK Sağlık Kurulu raporu, hastane ve tahlil kayıtları, işe giriş ve çıkış belgeleri, işyerinde kullandığınız malzeme ve çalışma ortamını anlatabilecek iş arkadaşlarınızın isimleri. Yargılamanın genel olarak ne kadar sürdüğünü merak ediyorsanız iş davası ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre dava, davalının yerleşim yerinde ya da işin yapıldığı yerde açılabilir. Dilekçenin nasıl yazılacağını meslek hastalığı tazminat dava dilekçesi sayfamızda örnekle anlattık.
Davalı kural olarak işçiyi çalıştıran işverendir; alt işveren ilişkisinde asıl işveren de birlikte sorumlu tutulabilir.
Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Meslek hastalığında zarar yavaş yavaş ortaya çıktığı için sürenin başlangıcı da farklıdır: “Meslek hastalığı kapsamında, hastalığın kesin olarak belli olması ile on yıllık zamanaşımı süresi başlayacaktır; aksi takdirde hastalığın kesin surette saptanıp, Kurum tarafından işgöremezlik oranı bildirilmediği durumda zamanaşımı süresi işlemeyecektir.”5
İşçi meslek hastalığının ağırlaşması sonucu hayatını kaybederse, yakınlarının manevi tazminat talebi bakımından zamanaşımı ölüm tarihinden başlar. Ölen işçinin yakınları ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı da isteyebilir.
Meslek Hastalığında Tazminat Süreci ve Dikkat Edilecekler
Meslek hastalığı dosyalarında en çok sorun çıkaran nokta, hastalık ile çalışma koşulları arasındaki bağın yıllar sonra kurulmaya çalışılmasıdır.
- İşten ayrılmış olmak engel değildir: Belirtiler iş ilişkisi sona erdikten sonra başlasa da meslek hastalığına sigortalı çalışılan dönemde yakalanıldığı gösterilebiliyorsa talep hakkı korunur.
- Önce SGK tespitini tamamlayın: İşverene karşı dava açılmadan önce hastalığın SGK tarafından meslek hastalığı olarak kabul edilmesi davanın temelini oluşturur; Kurum kabul etmezse önce meslek hastalığı tespit davası yoluna gidilir.
- Çalışma ortamını gösterecek kanıtları toplayın: Toz veya kimyasal maruziyetini ve koruyucu ekipman verilip verilmediğini bilen eski çalışma arkadaşları, bilirkişinin işyeri incelemesinde belirleyici olabilir.
- İlk teşhis kayıtlarını saklayın: Şikâyetlerin ne zaman başladığını ve teşhisin hangi tarihte konduğunu gösteren hastane kayıtları, hem nedensellik bağında hem de sürenin başlangıcının belirlenmesinde işe yarar.
- Süreyi işten ayrılış tarihinden hesaplamayın: Süre, iş ilişkisinin bitişiyle değil hastalığın kesin olarak belli olmasıyla başlar; bu nedenle geç konan teşhis hakkı tek başına ortadan kaldırmaz.
Sık Sorulan Sorular
İşten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı tespit ettirebilir miyim?
Evet. Meslek hastalığına sigortalı çalıştığınız dönemde yakalanmış olmanız yeterlidir. Hastalığın Yönetmelik’teki yükümlülük süresi içinde ortaya çıkması gerekir; süre aşılmışsa Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla yine meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığı tazminatı için önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır. Meslek hastalığı nedeniyle açılan tazminat davaları zorunlu arabuluculuğun dışındadır. İsterseniz arabulucuya başvurabilirsiniz, ama bu dava şartı değildir.
SGK Sağlık Kurulu raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Sağlık Kurulu kararına karşı Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz edilebilir; Yüksek Sağlık Kurulu kararı da iş mahkemesinde dava konusu yapılabilir.
Meslek hastalığında zamanaşımı ne zaman başlar?
On yıllık zamanaşımı, hastalığın kesin olarak belli olmasıyla başlar. Hastalık kesin olarak saptanıp Kurum iş göremezlik oranını bildirmedikçe süre işlemez.
İşverenin kusuru yoksa manevi tazminat istenebilir mi?
TBK m.56 manevi tazminat için kusuru şart koşmaz. Ancak hâkim olayın özelliklerine bakar ve işverenin kusuru varsa tazminat miktarını belirlerken bunu da dikkate alır.
SGK’dan gelir alıyorsam işverenden ayrıca tazminat isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz; ancak SGK’nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri maddi tazminattan düşülür. Manevi tazminat ayrıca istenir.
Tazminat davasını kimler açabilir?
Dava kural olarak hastalanan işçi tarafından açılır. İşçi meslek hastalığı sonucu hayatını kaybetmişse, desteğinden yoksun kalan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; ağır acı yaşayan yakınlar da kendi adlarına tazminat talep edebilir.
Meslek hastalığı nedeniyle işi bırakırsam kıdem tazminatı alabilir miyim?
Yaptığınız iş sağlığınız için tehlikeli hâle gelmişse 4857 sayılı İş Kanunu m.24 uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilirsiniz. En az bir yıllık kıdeminiz varsa bu durumda kıdem tazminatı da istenebilir. Fesih bildiriminde sağlık nedenini açıkça yazmak ve bunu gösteren raporları saklamak, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda gerekli bir önlemdir.
Meslek hastalığında SGK’dan ne kadar ödeme alınır?
Kesin bir tutar yoktur; ödemeler sigortalının kazancına göre hesaplanır. Tedavi süresince çalışamadığınız günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir; bu ödenek ayakta tedavide günlük kazancın üçte ikisi, yatarak tedavide yarısıdır. Meslekte kazanma gücünüz en az yüzde on azalmışsa sürekli iş göremezlik geliri bağlanır; tam iş göremezlikte bu gelir aylık kazancın yüzde yetmişidir, kısmi iş göremezlikte ise kayıp oranına göre hesaplanır. SGK’nın karşılamadığı zarar işverenden istenebilir.
Kaynaklar
1 Asalet Demir, İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025, s. 8 (YÖK Tez No: 970439). ↑
2 Asalet Demir, İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025, s. 13 (YÖK Tez No: 970439). ↑
3 Sevde Nur Berber Yamak, İş Kazası ve Meslek Hastalığından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2024, s. 61 (YÖK Tez No: 915332). ↑
4 Asalet Demir, İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025, s. 41 (YÖK Tez No: 970439). ↑
5 Asalet Demir, İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025, s. 130 (YÖK Tez No: 970439). ↑