İş hukuku
İşe İade Davası Açma Süresi: 1 Ay ve 2 Hafta (2026)

İşe iade davası açma süresi, art arda işleyen iki hak düşürücü süreden oluşur: iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurur; arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açar. Bu süreler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenmiştir ve bir günlük gecikme bile işe dönüş hakkını ortadan kaldırır.
Süre takibi dava açılınca da bitmez: kararın istinaf süresi, kesinleşen kararın tebliğinden sonra işverene başvuru için tanınan 10 iş günü ve işverenin işçiyi işe başlatması için tanınan 1 ay da aynı zincirin halkalarıdır. İşe iade davasının şartları, ispat ve tazminat kalemleri işe iade davası rehberinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Kısaca: İşe iade sürelerinde bilmeniz gerekenler
- Şartlar: en az 30 işçi, 6 aylık kıdem ve belirsiz süreli iş sözleşmesi.
- Arabulucuya başvuru: fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihten itibaren 1 ay.
- Arabuluculuk görüşmeleri: görevlendirmeden itibaren 3 hafta, zorunlu hâlde en çok 1 hafta daha.
- İşe iade davası: son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta.
- İstinaf: karar taraflara bildirildikten sonra 2 hafta; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
- Kesinleşmeden sonra: işçi 10 iş günü içinde işverene başvurur, işveren 1 ay içinde işe başlatır.
- Kazanılırsa: en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve 4–8 aylık işe başlatmama tazminatı.
İşe İade Davası Açma Süresi Nasıl Hesaplanır?
“İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.”
4857 sayılı İş Kanunu · Madde 20/1
| Aşama | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | 1 ay | Fesih bildiriminin ulaşması | İş Kanunu m.20/1 |
| Arabuluculuk görüşmeleri | 3 hafta (+1 hafta) | Arabulucunun görevlendirilmesi | 7036 m.3/10 |
| İşe iade davası | 2 hafta | Son tutanağın düzenlenmesi | İş Kanunu m.20/1 |
| İstinaf başvurusu | 2 hafta | Kararın taraflara bildirilmesi | HMK m.345 |
| İşverene başvuru | 10 iş günü | Kesinleşen kararın ulaşması | İş Kanunu m.21/6 |
| İşverenin işe başlatması | 1 ay | İşçinin başvurusu | İş Kanunu m.21/1 |
Sürelerin hesaplanmasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 92 ve 93. maddeleri uygulanır. Süre hesaplanırken bildirimin yapıldığı gün hesaba katılmaz; ay olarak belirlenen süre, son ayda başladığı güne karşılık gelen günün bitiminde dolar. O ayda karşılık gelen gün yoksa süre ayın son günü biter: 31 Ocak’ta bildirilen fesihte 1 aylık süre şubatın son günü dolar. Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter. Tarih tartışmalıysa işçinin süreyi mümkün olan en erken tarihten hesaplaması en güvenli yoldur.
Süre Hangi Tarihten İtibaren İşlemeye Başlar?
Bir aylık süre, işverenin fesih iradesinin işçiye ulaştığı anda başlar. Fesih karşı tarafa varması gereken bir irade beyanı olduğundan, bildirimin hangi yolla yapıldığı başlangıç tarihini belirler. Yargıtay farklı fesih biçimleri için şu ölçüleri koymuştur:
“İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler.”1
Yargıtay 9. HD · 2023/4901 K.
Yazılı Fesih Bildirimi Verildiyse
Yazılı bildirim işçiye elden ve imza karşılığı verildiyse süre o gün, noter veya posta yoluyla gönderildiyse belgenin işçiye teslim edildiği gün başlar. Bildirimi almayı reddeden işçi süreyi durduramaz; işverenin tuttuğu tutanak, düzenleyenlerce doğrulanırsa bildirim tarihi sayılır.
Sözlü veya Eylemli Fesihte
Yazılı bildirim olmadan “yarından itibaren gelme” denilerek iş sözleşmesine son verilen işçi için süre, fesih iradesinin kendisine bildirildiği gün başlar. Öğretide de aynı görüş benimsenmektedir: “Fesih bildiriminin Kanunun bu açık düzenlemesine rağmen yazılı yapılmadığı hallerde bir aylık hak düşürücü süre, fiili veya sözlü feshin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.”2 SGK çıkış bildiriminin daha sonra yapılması bu tarihi ileri atmaz; sözlü feshin ispatında tanık beyanları ve yazışmalar önem taşır. Delil toplama yolları sözlü olarak işten çıkarılan işçi yazısında anlatılmıştır.
İhbar Süresi Verilerek Yapılan Fesihte
İşveren bildirim süresi (önel) tanıyarak iş sözleşmesini feshettiyse süre, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin aynı kararına göre önelin bitiminden değil, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihten itibaren işler. İşçinin bildirim süresi içinde çalışmaya devam etmesi süreyi ertelemez. Bildirim süresi dolduktan sonra taraflar iş sözleşmesini fiilen sürdürürse ise Daire, fesih bildiriminin hüküm doğurmayacağı konusunda örtülü bir anlaşma yapıldığını kabul eder.
Hastalık Raporu ve İşyeri İçi İtiraz Süreyi Durdurmaz
Dairenin aynı kararına göre “Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.” İşveren nezdinde itiraz eden ya da raporlu olan işçi, arabulucuya başvuruyu ve ardından işe iade davasını ayrıca ve süresinde yapmalıdır.
Temsili Bir Süre Hesabı
| Olay | Temsili tarih | Sonuç |
|---|---|---|
| Fesih bildirimi işçiye tebliğ edildi | 10 Mart | Bir aylık süre işlemeye başlar |
| Arabulucuya başvuru yapıldı | 2 Nisan | Başvuruyla birlikte süre işlemez |
| Anlaşmama son tutanağı düzenlendi | 20 Nisan | İki haftalık dava süresi başlar |
| İşe iade davası için son gün | 4 Mayıs | Sonra açılan dava süre yönünden reddedilir |
Arabuluculuktan Sonra İşe İade Davası İçin 2 Hafta
İşe iade davası iş mahkemesinde açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/5). Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en çok bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez ve zamanaşımı durur (m.3/17). Arabuluculukta geçen günler bir aylık süreye sayılmaz; son tutanaktan sonra iki haftalık dava süresi ayrıca başlar.
Son Tutanaktan İtibaren 2 Hafta
Kanun iki haftalık dava süresini son tutanağın düzenlendiği tarihten başlatır. Tutanak işçinin yokluğunda düzenlendiğinde sürenin işçinin tutanağı öğrendiği tarihten başlaması gerektiği öğretide savunulmaktadır; ancak bu konuda yerleşik bir Yargıtay içtihadı bulunmadığından işe iade davası açma süresinin tutanağın düzenlendiği tarihten hesaplanması gerekir. Dava dilekçesine son tutanağın aslı veya arabulucunun onayladığı örneği eklenir; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir.
İlk Toplantıya Katılmamanın Sonucu
Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, 2024 değişikliğiyle birlikte, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (7036 m.3/12). Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa yargılama giderleri tarafların kendi üzerinde bırakılır.
Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa
İşe iade konusunda anlaşan taraflar; işe başlatma tarihini, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarını ve işe başlatmama tazminatının parasal miktarını belirlemek zorundadır. Bunlardan biri eksikse anlaşma sağlanamamış sayılır (İş Kanunu m.21/7). İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir. Anlaşma belgesinin ilam niteliği kazanması için icra edilebilirlik şerhi alınması ya da belgenin taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanması gerekir; işe başlatmama tazminatının işverenin davranışına bağlı olması nedeniyle doğrudan icra konusu öğretide tartışmalıdır.
Yanlış Büroya ya da Yanlış Tarafa Başvuru
Yetkisiz arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru tek başına süreyi kaçırtmaz. Yetki itirazı kabul edilirse bu karardan sonra bir hafta içinde yetkili büroya başvurulur ve yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi sayılır (7036 m.3/9). Taraf konusunda ise dikkat gerekir. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte arabuluculuğa katılma zorunluluğunu öngören hüküm Anayasa Mahkemesinin 03.06.2025 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; ancak öğretide vurgulandığı gibi “her halde davaya dahil edilecek taraf bakımından arabuluculuk sürecinin yürütülmüş olması gerektiğinin unutulmaması gerekir.”3 Alt işveren işçisinin başvuruyu hem alt işverene hem asıl işverene karşı yapması bu nedenle güvenli yoldur.
Arabulucuya Gitmeden Dava Açıldıysa
Arabulucuya başvurmadan doğrudan açılan işe iade davası, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Ancak işçi bu yüzden işe iade hakkını kaybetmez: ret kararı taraflara resen bildirilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (İş Kanunu m.20/1). Arabuluculuğun genel işleyişi iş davalarında arabuluculuk yazısında anlatılmıştır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İşe iade davasında görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesidir; bu kurala aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 m.6). Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi istenmelidir; istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.20).
Dava dilekçesinde feshin geçersizliğinin tespiti ve işçinin işe iadesi ile birlikte işe başlatmama tazminatının ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi istenir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu kendisi ispatlar (İş Kanunu m.20/2). İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılan fesihten önce işverenin savunma alması gerekir (m.19/2).
Dava Ne Kadar Sürer? İstinaf ve Temyiz Süreleri
Kanun işe iade davasının ivedilikle sonuçlandırılmasını ister (İş Kanunu m.20/3). İş mahkemesinin kararına karşı istinaf süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Bölge adliye mahkemesi işe iade davasında ivedilikle ve kesin olarak karar verir; bu nedenle işe iade kararına karşı Yargıtay’a temyiz yolu yoktur ve karar bölge adliye mahkemesinin kararıyla kesinleşir. Yargılamanın ortalama süresi iş davası ne kadar sürer yazısında ele alınmıştır.
Karar Kesinleşince: 10 İş Günü ve 1 Ay
İşe iade davası kararı kesinleştikten sonra işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Başvuru, işyerine teslim edilen dilekçe ya da noter ihtarnamesiyle yazılı yapılmalı ve iş sözleşmesini sürdürme iradesi samimi olmalıdır. İşveren işçiyi başvurudan itibaren 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır.
İşçi 10 iş günlük süre içinde başvurmazsa fesih geçerli sayılır ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarıyla sorumlu olur (İş Kanunu m.21/6). Bu durumda işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti istenemez; Yargıtay’a göre geçerli sayılan feshe bağlı ihbar tazminatı ve şartları varsa kıdem tazminatı ödenir.4
Dava Kazanılırsa Kaç Maaş? Boşta Geçen Süre ve İşe Başlatmama Tazminatı
İşe iade davasını kazanan ve süresinde başvuran işçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ödenir. İşveren işçiyi 1 ay içinde işe başlatmazsa ayrıca en az 4, en çok 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder (İş Kanunu m.21/1 ve 21/3). Mahkeme bu tutarları dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İş sözleşmesi feshedilirken işçiye ihbar ve kıdem tazminatı ödenmişse bu miktar boşta geçen süre için yapılacak ödemeden mahsup edilir. Tazminatın belirlenme ölçüleri işe başlatmama tazminatı yazısında anlatılmıştır.
Kimler İşe İade Davası Açabilir?
İşe iade davası yalnız iş güvencesi kapsamındaki işçiye tanınır:
- İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalıdır; işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa bu işyerlerindeki işçiler birlikte sayılır.
- İşçinin aynı işverende en az 6 aylık kıdemi olmalıdır; yer altı işlerinde çalışan işçide 6 ay şartı aranmaz.
- İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.
- İşçi, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcısı ya da işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve aynı zamanda işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili olmamalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesindeki bu iş güvencesi şartları süreyi değiştirmez; ancak biri eksikse süresinde açılan işe iade davası da esastan reddedilir. İş güvencesi kapsamı dışındaki işçi işe iade isteyemez, fesih hakkı kötüye kullanıldıysa kötü niyet tazminatı isteyebilir.
Süre Kaçırılırsa Ne Olur?
Bir aylık veya iki haftalık süre geçtikten sonra açılan işe iade davası esastan incelenmez ve işçi işe dönüş hakkını mahkeme yoluyla kullanamaz. Süre geçtikten sonra yapılan arabuluculuk başvurusunu arabulucu reddedemez; sürenin geçip geçmediği davada mahkemece değerlendirilir.
Hak Düşürücü Süre mi, Zamanaşımı mı?
Hak düşürücü süre, dolduğunda hakkın kendisini sona erdirir. Bu nedenle işveren ileri sürmese bile mahkeme bu süreyi kendiliğinden dikkate alır. Öğretide belirtildiği gibi “İş Kanunu m. 20’de belirtilen bir aylık hak düşürücü süre, ILO Sözleşmesi m. 8/3’te belirtilen makul süre olarak kabul edilmelidir ve bu sürede dava ikame edilip edilmediğini mahkeme, re’sen araştırmak zorundadır.”5 İşçilerin açtığı iş davaları adli tatilde de görüldüğünden, adli tatil bir aylık ve iki haftalık süreleri uzatmaz (HMK m.103/1-ç).
Süreyi Kaçıran İşçi Neleri İsteyebilir?
İşe iade hakkı kaybedilse de kıdem ve ihbar tazminatı beş yıllık zamanaşımına tabidir (İş Kanunu ek m.3); ücret, fazla çalışma ve benzeri alacaklar için beş yıllık süre her alacağın muaccel olduğu tarihten işler. Bu alacaklar için de önce arabulucuya başvurulur; anlaşma olmazsa dava, belirsiz alacak davası 31.07.2026’da kaldırıldığından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılır ve miktar HMK m.109/4 uyarınca artırılır. Ayrıntılar kıdem tazminatı zamanaşımı ve işçi alacağı davası yazılarındadır.
İşe İade Süreleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşe iade davası en geç ne zaman açılır?
Anlaşmama son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren en geç iki hafta içinde. Bundan önce işçinin, fesih bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmuş olması gerekir.
Arabuluculukta geçen süre bir aylık süreye sayılır mı?
Hayır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar hak düşürücü süre işlemez. Son tutanaktan sonra işe iade davası için iki haftalık süre ayrıca başlar.
İşten çıkarıldıktan sonra rapor almak süreyi durdurur mu?
Hayır. Yargıtay’a göre işçinin bu süre içinde hastalık raporu alması da, işyeri yönetmeliğindeki itiraz yolu da dava açma süresini durdurmaz.
Tazminat aldıktan sonra işe iade davası açılabilir mi?
Evet. İş sözleşmesi feshedilirken kıdem ve ihbar tazminatının ödenmiş olması işe iade davası açmaya engel değildir. Dava kazanılır ve işçi işe başlatılırsa ödenen bu tutarlar boşta geçen süre için yapılacak ödemeden düşülür.
İşe iade kararına karşı Yargıtay’a gidilir mi?
Hayır. İşe iade davasında bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi sonunda verdiği karar kesindir; temyiz yolu yoktur.
Kesinleşen karardan sonra işe başlamak için ne yapmalıyım?
Kesinleşen karar elinize ulaştıktan sonra 10 iş günü içinde işverene yazılı olarak başvurmalısınız. İşveren sizi 1 ay içinde işe başlatmazsa işe başlatmama tazminatı ve en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenir.
Kaynaklar
1 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 03.04.2023, E. 2023/5511, K. 2023/4901 (Dairenin 07.11.2017 tarihli, E. 2016/27294, K. 2017/17595 sayılı ilamını aktararak). ↑
2 H. Sena Akkışla, “Feshin Geçersizliği Davasında Ön Koşul Olarak Arabuluculuk Kurumu”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2024, Yıl 15, S. 57, s. 407. ↑
3 Tuba Güngör, “Yargı Kararları Bağlamında Tarafta İradi Değişiklik Kuralının Dava Şartı Arabuluculuğa Tabi İş Uyuşmazlıkları Bakımından Uygulanabilirliği Sorunu”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2026, C. 16, S. 1, s. 878. ↑
4 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 21.01.2026, E. 2025/9687, K. 2026/518. ↑
5 H. Sena Akkışla, “Feshin Geçersizliği Davasında Ön Koşul Olarak Arabuluculuk Kurumu”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2024, Yıl 15, S. 57, s. 407. ↑