İş hukuku
Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası ve Hizmet Tespiti Sonrası Maliyetler

Hizmet tespit davası işçi lehine sonuçlandığında, sigortasız işçi çalıştırma cezası başta olmak üzere işveren cezası ve ek maliyetler gündeme gelir. Kesinleşen karar SGK’ya bildirilir ve tespit edilen döneme ait primler işverenden istenir. Bu primlere gecikme cezası ve gecikme zammı eklenir, ayrıca idari para cezaları uygulanabilir. Aşağıda hem dava açılan işverenler hem de merak eden işçiler için bu olası sonuçları sade bir dille açıklıyoruz.
Karar Kesinleşince İşverenden Ne İstenir?
Mahkeme kararı kesinleştikten sonra SGK’ya gönderilir. Kurum, kararda yazan çalışma süresini işçinin hizmet kayıtlarına işler ve o döneme ait primleri işverenden ister. Bu primler hem işveren hissesini hem de normalde işçinin ücretinden kesilen sigortalı hissesini kapsar. Bu ödemeyi yapmak işverenin borcudur; tutarı daha sonra işçiye prim farkı olarak yansıtması ya da maaşından düşmesi mümkün değildir.
Davanın genel işleyişini merak ediyorsanız hizmet tespit davasının nasıl işlediğini ana rehberimizde anlattık. Bu yazı ise yalnızca karardan sonra işverenin önüne çıkan kalemlere odaklanıyor: primler, gecikme ekleri, idari para cezası, teşvik kaybı ve ödeme seçenekleri. İşçi tarafındaki haklar için ilgili yazılarımıza metin içinde bağlantı verdik.
Gecikme Cezası ve Gecikme Zammı Neden Bu Kadar Yüksek?
Borç, asıl prim tutarıyla sınırlı kalmaz. 5510 sayılı Kanun’un 89. maddesi, primin ödenmesi gereken tarih geçtiği andan itibaren gecikme cezası ve gecikme zammı işletir. Hizmet tespiti kararları genellikle yıllar önceki çalışmalarla ilgilidir. Aradan geçen her ay borca yeni bir ek bindirir. Bu yüzden eski dönemlerde gecikme cezası ile gecikme zammının toplamı, asıl primin çok üzerine çıkabilir. Önemli bir nokta: Bu ekler davanın açıldığı tarihe göre değil, primin vadesine göre hesaplanır. Davanın uzun sürmesi işverenin lehine bir sonuç doğurmaz.
Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası Hangi Durumlarda Uygulanır?
Bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverene idari para cezası verilmesinin dayanağı, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesidir. Halk arasında sigortasız işçi çalıştırma cezası denilen yaptırım, esas olarak bu maddede düzenlenen idari para cezalarıdır. Mahkeme bir çalışmayı tespit ettiğinde, o dönemde yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı da ortaya çıkmış olur. Hizmet tespiti sonrasında en sık karşılaşılan ihlaller şunlardır:
- İşe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi: İşçi çalışmaya başlamadan önce SGK’ya bildirilmemiştir.
- Aylık bildirimin hiç yapılmaması: Aylık prim ve hizmet belgesi ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi o işçiyi kapsamamıştır.
- Eksik bildirim: İşçi bildirilmiş, ancak gün sayısı veya kazancı eksik gösterilmiştir.
Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası Önceden Hesaplanabilir mi?
Önceden net bir rakam söylenemez; çünkü idari para cezasının tutarı hem ihlalin türüne hem de ihlal tarihinde geçerli asgari ücrete göre hesaplanır. Asgari ücret her yıl değiştiği için aynı ihlalin farklı yıllardaki karşılığı da farklıdır. İnternette dolaşan sabit rakamlar ve genel çarpanlar bu nedenle yanıltıcı olabilir. Sağlıklı bir tahmin için çalışma dönemi aylara bölünmeli, her ay hangi bildirimin eksik kaldığı belirlenmeli ve o tarihteki asgari ücret esas alınmalıdır.
Örnek: Sigortasız Çalıştırılan Bir Garson
Küçük bir lokanta işletmecisinin, bir garsonu yaklaşık iki yıl sigortasız çalıştırdığını düşünelim. İşten ayrılan garson hizmet tespit davası açar ve mahkeme bu iki yıllık çalışmayı tespit eder. Gerçek tutarlar her dosyada farklı olduğu için burada rakam değil, kalemler üzerinden ilerleyelim. Karar kesinleşince işletmeci sırasıyla şu kalemlerle karşılaşabilir:
- İki yılın tamamı için işçi ve işveren hisseleriyle birlikte prim borcu.
- Her ayın prim vadesinden itibaren işleyen gecikme cezası ve gecikme zammı.
- İşe giriş bildirgesi ve aylık bildirimler yapılmadığı için idari para cezaları.
- Davayı kaybettiği için yargılama giderleri ve karşı tarafın vekâlet ücreti.
- Kayıt dışı istihdam nedeniyle bir süre bazı prim teşviklerinden yararlanamama ihtimali.
Bu örnekte işletmeciyi en çok zorlayan kalem çoğu zaman primin kendisi değil, iki yıl boyunca biriken gecikme ekleridir. Çalışma ne kadar eskiye uzanıyorsa toplam yük de o kadar artar. Bu nedenle kayıt dışı çalışmanın erken düzeltilmesi, işveren açısından da daha az maliyetli bir yoldur.
Teşvik Kaybı ve Diğer Dolaylı Maliyetler
Kayıt dışı işçi çalıştırdığı belirlenen bir işveren, mevzuatta öngörülen süre dolana kadar bazı prim teşvik ve desteklerinin dışında kalabilir. Bu kaybın kapsamı teşvikin türüne göre değişir ve her dosyada ayrıca incelenmeldir. Davayı kaybeden işveren, yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini de üstlenir. Ayrıca işçi, sigortasız çalıştırıldığı gerekçesiyle sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı isteyebilir. İşçi tarafındaki bu imkânları sigortasız çalıştırılan işçinin haklarını anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.
İşveren Davada Neleri Savunabilir?
Dava açılan işveren şu savunmaları ileri sürebilir:
- Çalışmanın hiç gerçekleşmediği,
- Çalışmanın iddia edilenden daha kısa sürdüğü,
- Çalışmanın kısmi süreli olduğu,
- Davacının işçi değil; ortak, akraba veya bağımsız çalışan olduğu.
Bu savunmaların karşılık bulması için puantaj cetvelleri, giriş-çıkış kayıtları, bordrolar ve ödeme belgeleri büyük önem taşır. Ne var ki hizmet tespit davası kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme gerçeği re’sen araştırır; tanıkları, komşu işyerlerinde çalışanları ve resmi kayıtları kendiliğinden inceleyebilir. Bu yüzden işverenin davayı kabul etmesi ya da işçiyle sulh olması tek başına yeterli sayılmaz. Taraflar bu davalarda sulh, kabul ya da feragat gibi usul işlemlerine de başvuramaz. Taraflar arasındaki bir anlaşma, prim borcunu ve işveren cezası riskini de kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Dava Açılan İşveren İçin Kontrol Listesi
- Kayıtları toplayın: Puantaj, giriş-çıkış, bordro, banka ödemeleri ve yazışmaları bir araya getirin.
- Süreyi kontrol edin: Dava 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Sürenin nasıl hesaplandığını hizmet tespit davasında süre hesabı yazımızda ayrıntılı anlattık.
- Gerçeği esas alın: Kişiyi gerçekten çalıştırdıysanız ama geç bildirdiyseniz, çözüm uzlaşma değil kayıtların düzeltilmesidir.
- Maliyeti önceden çıkarın: Prim, gecikme ekleri ve idari para cezası toplamını mali müşavir ve avukat desteğiyle hesaplatın.
- Ödeme planını düşünün: Borcun tek seferde ödenip ödenemeyeceğini önceden değerlendirin.
Borç Taksitlendirilebilir mi?
Borcun tamamını bir defada ödemek her işletme için mümkün olmayabilr. 6183 sayılı Kanun çerçevesinde, şartlar sağlanırsa prim borcu ve ekleri için tecil ve taksitlendirme imkânı bulunabilir. Taksitlendirmenin kendine özgü faiz ve teminat koşulları olabileceğini unutmamak gerekir. Zaman zaman çıkarılan yapılandırma kanunları da gecikme ekleri gibi kalemlerde kolaylık getirebilir. Böyle bir düzenleme yürürlükteyse başvuru süreleri ve kapsadığı dönemler dikkatle incelenmelidir. Her iki durumda da önce SGK’dan güncel borç dökümü almak sağlıklı bir başlangıçtır.
Yargıtay Kararları Ne Diyor?
Hakkında hizmet tespit davası açılan işverenin, mahkemenin hangi kayıtları inceleyeceğini ve kimin davada yer alacağını bilmesi önemlidir. Yargıtay’ın bu konudaki kararlarından bazıları şunlardır:
| Karar | İlke |
|---|---|
| Yargıtay 10. HD, 09.11.2023, 2023/7659 E., 2023/11083 K. | Mahkeme davacıya ilişkin belge ve kayıtları işverenden istemeli; işyerinin Kurumdaki dosyası, ücret bordroları ve puantaj kayıtları getirtilmeli, bordrolarda adı geçen sigortalılar tanık olarak dinlenmeli, Kurum müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığı sorulmalıdır. |
| Yargıtay 10. HD, 15.11.2018, 2016/11182 E., 2018/9462 K. | Kurum tarafından tutulan tutanakların aksi ancak eşdeğer bir belgeyle ispatlanabilir. |
| Yargıtay 10. HD, 28.10.2021, 2021/293 E., 2021/13147 K. | İşyerinde işveren olarak bulunanlar zorunlu dava arkadaşıdır; dava yalnızca Kuruma karşı açılmışsa işverenin de davaya dahil edilmesi gerekir. |
İşveren açısından bu kararların anlamı açıktır: Puantaj, bordro ve ödeme kayıtları savunmanın temelidir. SGK denetiminde tutulmuş bir tutanak varsa, bunun aksini yalnızca sözlü beyanla ispatlamak kolay değildir.
Sık Sorulan Sorular
Hizmet tespit davası işveren cezası işçiden kesilebilir mi?
Hayır. Prim ödeme yükümlülüğü işverene aittir; primler, gecikme ekleri ve idari para cezaları işçiden geri istenemez, ücretinden de kesilemez.
İşveren davayı kabul ederse dava hemen biter mi?
Hayır. Dava kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme çalışmayı re’sen araştırır; işverenin kabulü veya sulh tek başına yeterli değildir.
Ceza tutarını önceden kesin olarak öğrenebilir miyim?
Kesin bir rakam verilemez, çünkü tutarlar ihlal tarihindeki asgari ücrete ve ihlal türüne göre değişir. Dönem dönem yapılacak bir hesaplamayla yaklaşık bir tutar çıkarılabilir.
Prim borcu taksitlendirilebilir mi?
6183 sayılı Kanun çerçevesinde şartları sağlanırsa tecil ve taksitlendirme imkânı bulunabilir. Yürürlükte bir yapılandırma kanunu varsa ondan yararlanma imkânı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- Hüseyin Konak, Yargıtay kararları ışığında hizmet tespiti davalarında ispat sorunu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, 2024 (YÖK Tez No: 853102).