İş hukuku

İş Davası: Nasıl Açılır, Hangi Mahkeme, Süreler (2026)

İş davası nasıl açılır: iş mahkemesinde hakim tokmağı ve kanun kitabı
Av. Emin Parlak

Av. Emin ParlakSon güncelleme:

İş davası, işçi ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların görüldüğü davanın genel adıdır; kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve fazla mesai alacağı, işe iade, hizmet tespiti ve iş kazası tazminatı bu davaların başında gelir. Bu uyuşmazlıklara 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş mahkemesi bakar. Alacak, tazminat ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. Dava açma süreleri talebe göre değişir: işe iadede bir ay ve iki hafta, işçilik alacaklarının çoğunda beş yıllık zamanaşımı uygulanır.

Kısaca: İş davasında bilinmesi gerekenler

  • Görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi kurulmamış yerde asliye hukuk mahkemesi bakar.
  • Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.
  • Alacak, tazminat ve işe iade davalarından önce arabuluculuk dava şartıdır; iş kazası tazminatı ve hizmet tespiti bu şarttan muaftır.
  • Kıdem, ihbar, yıllık izin ve ücret alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır; işe iadede süre 1 ay + 2 haftadır.
  • Belirsiz alacak davası 31.07.2026’da kaldırıldı; alacak kısmi dava ile açılır ve sonradan bir kez artırılabilir.
  • Kararlara karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır; işe iade davasında istinaf kararı kesindir.

İş Davası Nedir?

İş davası, çalışma ilişkisinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlığın mahkeme önüne getirilmesidir. 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre iş mahkemeleri, işçi ile işveren veya işveren vekili arasında “iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına” bakar. Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanunu’na, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerine, Basın İş Kanunu’na ve Deniz İş Kanunu’na tabi çalışanların davaları yer alır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun veya İŞKUR’un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları da iş mahkemesinde görülür. Bu davalar iş hukuku kurallarına ve iş yargılamasına özgü usule göre çözülür.

İş davalarını sıradan alacak davalarından ayıran üç özellik vardır. Birincisi, alacak, tazminat ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya gidilmesi zorunludur. İkincisi, yargılama basit yargılama usulüyle ve daha hızlı yürütülür. Üçüncüsü, iş hukukunda işçinin korunması amacı yorumda dikkate alınır; ancak bu ilke açık bir kanun hükmünü değiştirmez. Yargıtay bu sınırı şöyle çizmiştir: “Açık olmayan iş mevzuatı kurallarının yorumlanmasında, işçi lehine yorum yöntemine başvurulması mümkündür. Ancak yorum gerektirmeyecek kadar açık olan hükümler işçi lehine de olsa yorumlanamazlar.”1

Davayı çoğu zaman işçi açar; işveren de işçiden alacağı veya zararı için iş mahkemesinde dava açabilir. Her iki durumda da dava süreci aynı usule tabidir ve işçi ile işveren eşit usul haklarına sahiptir. İşçinin iş sözleşmesi devam ederken de dava açması mümkündür; fesih şartı yalnız kıdem ve ihbar tazminatı gibi sözleşmenin sona ermesine bağlı haklar için aranır.

Hangi Davalar İş Mahkemesinde Görülür?

İş hukuku uygulamasında en sık açılan iş davaları aşağıdaki tabloda yer alır. Her dava türünün şartları, hesabı ve ispatı ilgili rehberde ayrıntılı anlatılmıştır.

Dava türüNe istenir?Ayrıntılı rehber
Kıdem ve ihbar tazminatı davasıFesih sonrası kıdem tazminatı, bildirim süresine uyulmadan yapılan fesihte ihbar tazminatıKıdem tazminatı, haksız fesih tazminatı
İşçilik alacakları (ücret) davasıÖdenmeyen ücret, fazla mesai, hafta tatili, UBGT (bayram ve genel tatil), yıllık izin ücreti, primİşçi alacağı davası, fazla mesai
İşe iade davasıGeçersiz feshin tespiti, işe başlatma, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatıİşe iade davası
Hizmet tespiti davasıSigortasız veya eksik bildirilen çalışmanın SGK kayıtlarına işlenmesiHizmet tespiti davası
İş kazası ve meslek hastalığı davasıMaddi ve manevi tazminat, iş kazasının tespitiİş kazası tespit davası, iş kazası tazminatı
Mobbing ve ayrımcılık davasıManevi tazminat, haklı fesih, eşit davranmama tazminatıMobbing davası

Bunların dışında kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat, toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan alacaklar, ibraname ve ikale (bozma sözleşmesi) uyuşmazlıkları da iş mahkemesinde görülür. Birden fazla talep tek bir dava dilekçesinde birlikte istenebilir: örneğin iş sözleşmesi feshedilen işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücretini aynı davada talep edebilir. Hangi taleplerin hangi sırayla ileri sürüleceği, işten çıkarıldıktan sonra yapılacaklar bakımından önemlidir.

Dava Şartı: Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre “kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda” arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 2023 değişikliğiyle bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama alınmıştır. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; işçi de işveren de bu yetkili büroya başvurabilir.

Arabuluculuk süreci kısa tutulmuştur: arabulucu başvuruyu kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir; eklenmemişse iş mahkemesi bir haftalık kesin süre verir. Arabuluculuk zorunluluğu yalnızca başvurmakla sınırlıdır; tarafların anlaşması zorunlu değildir. Hukuk Genel Kurulu başvurmadan açılan davanın sonucunu şöyle açıklamıştır:

“Hemen belirtmek gerekir ki, dava, arabulucuya başvurmadan açılmışsa, mahkemece davacıya eksikliği gidermesi için herhangi bir süre verilmeksizin ya da herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir.”2

Yargıtay HGK · 2025/294 E., 2026/12 K.

Arabuluculuk ücreti konusunda kural şudur: taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Taraflara ulaşılamaz, taraflar toplantıya katılmaz veya iki saatten kısa süren görüşme sonunda anlaşma sağlanamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; bu ücret daha sonra yargılama gideri sayılır. Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları ile hizmet tespiti davası arabuluculuk şartının dışındadır. İş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin ayrıntıları iş davalarında arabuluculuk yazısındadır.

İş Davası Nerede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemeleri tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde kurulur. 7036 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 3. fıkrasına göre “İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır.” Uygulamada bu durumda dava “iş mahkemesi sıfatıyla” görülür; dilekçede bu belirtilmese bile mahkeme görevsizlik kararı vermez: “asliye hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermeyip bir ara karar ile davaya “İş Mahkemesi Sıfatıyla” baktığını tespit ederek davayı görmeye devam eder”3. Örneğin Dörtyol’da ayrı iş mahkemeleri bulunur; Dörtyol 3. İş Mahkemesi 2 Ocak 2026’da faaliyete geçmiştir.

Görevli mahkeme kamu düzenine ilişkindir; işçinin açtığı dava tüketici veya ticaret mahkemesinde açılırsa görevsizlik kararı verilir ve dosya görevli iş mahkemesine gönderilir. Bu durum süre ve masraf kaybına yol açtığı için görevli mahkeme dava açmadan önce doğru belirlenmelidir.

Yetkili mahkeme 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenir: dava, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesinde veya işin ya da işlemin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri yeterlidir. İş kazasından doğan tazminat davaları ayrıca kazanın veya zararın meydana geldiği yerde ve zarar gören işçinin yerleşim yerinde açılabilir. İşveren ile işçi arasında iş sözleşmesine konulan ve bu kuralları değiştiren yetki şartları geçersizdir; yetkili mahkeme kanunla belirlenmiştir; işçi, örneğin şirket merkezinin bulunduğu büyükşehirde dava açmaya zorlanamaz.

İş Davası Nasıl Açılır?

Dava açma süreci dört adımda ilerler:

  1. İşçi belgelerini toplar: e-Devlet’ten SGK hizmet dökümü, bordrolar, maaşın yattığı banka hesap hareketleri, iş sözleşmesi, fesih bildirimi, ihtarname ve işyeri yazışmaları.
  2. Arabulucuya başvurulur (dava şartı olan taleplerde); arabuluculuk süreci anlaşmayla bitmezse son tutanak alınır.
  3. Dava dilekçesi hazırlanır, harç ve gider avansı yatırılarak dava görevli ve yetkili iş mahkemesinde açılır; dava UYAP üzerinden de açılabilir.
  4. Tanık listesi ve deliller dilekçeyle ya da iş mahkemesinin verdiği süre içinde bildirilir; işverenin elindeki kayıtların getirtilmesi istenir.

Dava Dilekçesinde Neler Bulunur?

Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve değeri, olayların açık özeti, deliller ve hukuki sebepler yer alır (HMK m.119). İş davalarında ayrıca işe giriş ve çıkış tarihleri, son brüt ücret ve yan haklar, çalışma saatleri, fesih şekli ve talep edilen her alacak kalemi ayrı ayrı yazılmalıdır. Dilekçede çalışma düzeninin açık anlatılması önemlidir; mahkeme taleple bağlıdır ve dilekçede ileri sürülmeyen bir çalışma düzeni sonradan kural olarak genişletilemez. Örnek metin için işçi alacağı dava dilekçesi örneği ve kıdem tazminatı dava dilekçesi örneği sayfalarına bakılabilir.

Harç ve Gider Avansı

Dava açarken başvurma harcı, peşin harç ve tebligat, tanık ve bilirkişi giderlerini karşılayan gider avansı ödenir. Ödeme gücü bulunmayan kişi HMK m.334 uyarınca adli yardım isteyebilir; adli yardım kabul edilirse giderlerden geçici olarak muaf tutulur ve gerekirse ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temin edilir. İşçi lehine verilen ilamın icra takibinde işçiden harç peşin alınmaz; harç takip sonunda borçludan tahsil edilir (Harçlar Kanunu m.33).

Dava Açma Süreleri: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

İş davalarında iki tür süre vardır. Zamanaşımı süresi geçse bile dava açma hakkı ortadan kalkmaz, ancak işveren zamanaşımı itirazında bulunursa talep reddedilir. Hak düşürücü süre ise hakkı tamamen ortadan kaldırır ve mahkeme bu süreyi kendiliğinden dikkate alır.

TalepSüreTürü ve dayanak
Kıdem, ihbar, kötü niyet ve eşit davranmama tazminatı, yıllık izin ücreti5 yılZamanaşımı · İş Kanunu ek m.3
Ücret, fazla mesai, hafta tatili, UBGT, prim5 yılZamanaşımı · İş Kanunu m.32
İşe iadeFesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya; son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde davaHak düşürücü · İş Kanunu m.20
Hizmet tespitiHizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yılHak düşürücü · 5510 s.K. m.86
İş kazası nedeniyle işverenden tazminat10 yılZamanaşımı · TBK m.146

Zamanaşımı kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten değil, alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar. Kıdem ve ihbar tazminatında bu tarih fesih tarihidir; ücret ve fazla mesai alacaklarında ise her ayın ücreti için ayrı bir zamanaşımı işler. Bu nedenle beş yılı aşan çalışmalarda en eski dönemlere ait ücret alacakları zamanaşımına uğrayabilir. Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur. Kıdem tazminatına ilişkin ayrıntılar kıdem tazminatı zamanaşımı yazısındadır.

Kısmi Dava ve Talep Artırımı (2026 Değişikliği)

İşçilik alacaklarının tam tutarı dava açılırken çoğu zaman bilinmez; hesap, işverenden getirtilen kayıtlar ve bilirkişi raporuyla netleşir. Bu ihtiyaç uzun yıllar belirsiz alacak davasıyla karşılanıyordu. 7589 sayılı Kanun ile HMK’nın 107. maddesi 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırıldı; bu tarihten sonra açılan davalarda alacak kısmi dava olarak açılır ve dilekçede “fazlaya ilişkin haklar saklı” tutulur.

HMK’ya eklenen 109. maddenin 4. fıkrasına göre alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece bilirkişi raporundan sonra talep, ayrı bir ıslah harcı ve zamanaşımı tartışması olmadan rapordaki tutara çıkarılabilir. Eski düzende açılmış belirsiz alacak davaları ise eski hükümlere göre görülmeye devam eder; konu belirsiz alacak davası yazısında anlatılmıştır.

Yargılama Aşamaları: Ön İnceleme, Tahkikat ve Karar

İş davaları basit yargılama usulüne tabidir (7036 m.7); bu nedenle yargılama süreci genel hukuk davalarına göre daha hızlı ilerler. Dilekçeler aşaması kısadır: davalı işverene dilekçe tebliğ edilir, işveren iki hafta içinde cevap verir. Yargılama sırasıyla şu aşamalardan geçer:

  1. Ön inceleme: İş mahkemesi dava şartlarını (arabuluculuk tutanağı, görev, yetki) inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve tarafları sulhe teşvik eder.
  2. Tahkikat: SGK kayıtları, işyeri şahsi sicil dosyası, bordrolar ve banka kayıtları getirtilir; tanıklar dinlenir, gerekirse keşif yapılır.
  3. Bilirkişi incelemesi: Toplanan delillere göre hesap bilirkişisi alacakları hesaplar; taraflar rapora iki hafta içinde itiraz edebilir. İş kazası dosyalarında ayrıca kusur ve maluliyet raporu alınır.
  4. Sözlü yargılama ve karar: Talep artırımı yapılmışsa harcı tamamlanır, taraflar son beyanlarını sunar ve iş mahkemesi kararını verir; böylece ilk derece yargılama süreci tamamlanır.

İlk Duruşmada Ne Olur?

İlk duruşma genellikle ön inceleme duruşmasıdır. İş mahkemesi hâkimi tarafların iddia ve savunmalarını özetler, çekişmeli konuları tutanağa geçirir, eksik belgelerin ve tanık listesinin sunulması için süre verir ve sulh imkânını sorar. Tanıklar çoğunlukla ikinci veya üçüncü duruşmada dinlenir ve tahkikat süreci başlar; bilirkişi raporu tanık beyanlarından sonra alınır.

Deliller ve İspat Yükü

İşçilik alacağı davalarında delilleri işçi ve işveren getirir; iş mahkemesi hâkimi kural olarak tanık veya belgeyi kendiliğinden araştırmaz. Yargıtay bu ayrımı şöyle ifade etmiştir: “Dava, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarından kaynaklı bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açılan alacak davası olup resen araştırma ilkesi uygulanan davalardan değildir.”4 Hizmet tespiti davalarında ise durum farklıdır; Yargıtay ve öğreti bu davalarda hâkimin kendiliğinden araştırma yapacağını kabul eder: “bu davalarda hizmet süresinin tespitine ilişkin verilecek karar yönünden kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanmaktadır.”5

Başlıca deliller şunlardır:

  • İşçinin SGK hizmet dökümü ve işe giriş-çıkış bildirgeleri,
  • İşverenin düzenlediği ücret bordroları ve maaşın yattığı banka hesap hareketleri,
  • İşyeri puantajı, vardiya çizelgesi, kartlı giriş-çıkış kayıtları,
  • İş sözleşmesi, fesih bildirimi, ihtarname ve savunma tutanakları,
  • E-posta, mesaj ve işyeri yazışmaları,
  • Tanık beyanları; tanıklar dilekçede ya da mahkemenin verdiği sürede tek listeyle bildirilir, listede gösterilmeyen tanık dinlenmez (HMK m.240).

İş hukukunda ispat süreci ve ispat yükü talebe göre değişir. Feshin geçerli nedene dayandığını işveren ispat eder; ücretin ödendiğini ispat yükü de işverendedir. Fazla mesai yapıldığını ise işçi ispat eder. İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle fesihte işçinin savunması alınmadan iş sözleşmesi feshedilemez (İş Kanunu m.19); savunma alınmadan yapılan fesih geçersiz sayılır. İmzalı bordro ile tanık beyanı arasındaki ilişki ve fazla mesainin ispatı fazla mesai rehberinde ele alınmıştır.

Dava Ne Kadar Sürer?

Süre; iş mahkemesinin iş yüküne, bilirkişi incelemesine, tanık sayısına ve kanun yollarına gidilip gidilmediğine göre değişir. Adalet Bakanlığı her dava türü için hedef süre belirler, ancak bu süre bağlayıcı değildir ve istinaf ile temyiz aşamalarını kapsamaz. İşe iade davaları kanun gereği ivedilikle görülür ve genellikle alacak davalarından önce sonuçlanır; arabuluculuk ve kanun yolu süreci de toplam süreye eklenir. Ayrıntılı açıklama iş davası ne kadar sürer yazısındadır.

Karar Sonrası: İstinaf, Temyiz, Kesinleşme ve İcra

İş mahkemesinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı da iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açıktır. İstinaf ve temyiz için HMK’da parasal sınırlar vardır; bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır. İşe iade davasında bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir; temyiz edilemez.

İşçi lehine verilen para alacağına ilişkin karar kesinleşmeden de icraya konulabilir; ilamlı icra takibiyle işverenden tahsil edilir. Bu aşamadan sonra icra süreci başlar ve işverenin malvarlığına haciz uygulanabilir. İşe iade kararında ise kesinleşmeden sonra işçinin on iş günü içinde işverene başvurması gerekir; işveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmazsa işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ödenir (4857 sayılı İş Kanunu m.21). İşçi davayı kaybederse karşı tarafın yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücreti kendisine yüklenir; kısmen kazanılan davada giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.

Masraflar ve Vekâlet Ücreti

İş davalarında masraf kalemleri harçlar, tebligat ve tanık giderleri ile bilirkişi ücretinden oluşur. Davayı kazanan tarafın yaptığı giderler ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen yasal vekâlet ücreti karşı tarafa yüklenir. İşçi veya işverenin kendi avukatıyla arasındaki ücret ise sözleşmeyle belirlenir ve asgari ücret tarifesinin altında olamaz. Konu iş davası avukatlık ücreti yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

İş davası açmak için avukat şart mı?

Hayır. İş davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; işçi davayı kendisi açabilir ve arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilir. Ancak iş hukuku süreleri, kısmi dava ve ispat kuralları işçi için hak kaybına yol açabildiği için dosyanın bir avukatla takibi sık tercih edilir.

İş mahkemesi hangi davalara bakar?

İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan her türlü uyuşmazlığa, toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara ve SGK ile İŞKUR’un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına bakar: kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve fazla mesai, işe iade, hizmet tespiti, iş kazası tazminatı ve benzerleri.

Arabulucuya gitmeden dava açılırsa ne olur?

Arabuluculuk dava şartı olan alacak, tazminat ve işe iade taleplerinde dava herhangi bir süre verilmeden usulden reddedilir. İşe iadede bu durumda kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.

İş davası hangi şehirde açılır?

Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer iş mahkemesidir. İş kazası tazminatında ayrıca kazanın olduğu yerde ve işçinin yerleşim yerinde dava açılabilir. Sözleşmedeki aksi yöndeki yetki şartı geçersizdir.

İşçi davayı kaybederse ne olur?

İşçi, işverenin yaptığı yargılama giderlerini ve tarifeye göre belirlenen yasal vekâlet ücretini öder. Talebin bir kısmı kabul edilirse giderler ve vekâlet ücreti kabul ve ret oranına göre paylaştırılır.

Kazanılan alacak nasıl tahsil edilir?

İşçi lehine verilen para alacağına ilişkin karar kesinleşmesi beklenmeden ilamlı icra takibine konulabilir. İşçi lehine ilamın takibinde harç peşin alınmaz; takip sonunda borçludan tahsil edilir.

İş mahkemeleri işçiden yana mı karar verir?

İş davalarında işçinin korunması amacı yorumda dikkate alınır ve açık olmayan kurallar işçi lehine yorumlanabilir. Ancak açık kanun hükmü işçi lehine değiştirilemez; iş mahkemesi delillere ve kanuna göre karar verir.

Çalışırken işverene dava açılabilir mi?

Evet. Ödenmeyen ücret, fazla mesai veya yıllık izin gibi alacaklar için iş sözleşmesi devam ederken de dava açılabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı ise sözleşmenin sona ermesine bağlıdır.

Kaynaklar

1 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 06.02.2024, E. 2024/17, K. 2024/1544. ↑

2 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2025/294, K. 2026/12. ↑

3 Faruk Barış Mutlay / Melih Işık, “7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Uyarınca Görev”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 68, S. 3, 2019, s. 569, dn. 16. ↑

4 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.12.2020, E. 2016/35448, K. 2020/17715. ↑

5 Elif Asena Aslan Telci, “Kendiliğinden Araştırma İlkesinin Uygulandığı Dava ve İşlerde Delil Avansının Durumu: HMK m. 325 Kapsamında Değerlendirme”, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 12, S. 2, 2026, s. 252. ↑